ABB Başkanı Mansur Yavaş, Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Söz Gençlikte, Başkan Yanında” programında gençlerle buluştu.

Göreve başlarken belirledikleri hedeflere ulaşmada karşılaşılan zorluklara değinen Yavaş, özellikle Ankara’nın başkent olması nedeniyle birçok yatırımda bakanlık izinlerine ihtiyaç duyulduğunu, görevin ilk dönemlerinde resmi yazışmalara dahi yanıt alınamadığını söyledi.

Metro projeleriyle ilgili süreçleri anlatan Yavaş şunları kaydetti:

AİHM'e 2025'te en çok ‘hak ihlali başvurusu’ Türkiye'den yapıldı
AİHM'e 2025'te en çok ‘hak ihlali başvurusu’ Türkiye'den yapıldı
İçeriği Görüntüle

“Ulaştırma Bakanlığı'nın bize bildirilen 4 tane projesi vardı. Bir de Havaalanı Metrosu vardı. Ulaştırma Bakanlığı, ‘Bunun projesini biz yaptık, yapımını da biz yapacağız’ dedi. İş başına geldiğimizde baktık ki 4 metronun hiçbirisinin projesi yok. Şu anda 4 tane hattın tamamının projelerini yaptık ve Mamak’a da başladık. İnşallah öbürlerini de yapmaya başlayacağız. Bizden önce Ulaştırma Bakanlığı'nın yaptığı 50 kilometreye yakın metro vardı. Ben 8 Nisan'da görevi devraldım arkadaşlar, 28 Nisan'da da birdenbire bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çıktı. Eskiden normalde Mustafa Tuna döneminde metroları devrederken ‘bilet parasının yüzde 15’ini sizden alarak tahsil edeceğiz’ derken yani ‘20-30 yıl gibi bir sürede tahsil edeceğiz’ derken; 28 Nisan 2019’da bir kararnameyle değişiklik yapıp bütçeden bize gelen paydan yüzde 5 kesmeye başladılar. Bugüne kadar 250-300 milyon ödememiz gerekirken tam 6 milyarın üzerinde parayı aldılar ve 45 kilometre metronun hepsinin parasını biz ödemiş olduk. Şimdi Ulaştırma Bakanı’na sorsanız ‘biz yaptık’ deniyor. Parası benden çıktıktan sonra kim yapıyor onu bilmiyorum yani. Dikmen ve Ovacık Metrolarının da kendi kaynaklarımla görev sürem içerisinde en azından temellerini atmayı planlıyorum.”

Özellikle geçen haftalarda Ankara'da sık yaşanan planlı su kesintileri hakkındaki soruları da yanıtlayan Mansur Yavaş, şunları söyledi:

“Şu andaki mevzuata göre depo yapmak zorunlu. Normal deposu olanlarda hiç bir sorun olmadı. Biz rakamları verdik, Devlet Su İşleri bilmiyor. ‘1.240 bin metreküp ihtiyacı var Ankara'nın’ dedi. Biz 1 milyon 350 bin verdik. Fakat onlar bilmiyorlar, son yıllardaki nüfus artışı, depremden gelenler vesaire, bizim şu anda kullandığımız 1.400-1.420’yi falan bulmaya başladı. 1.240 değil. Biz yüzde 98 su verdik, yüzde 2 eksik var. Zaten yazın su varken de veremediğimiz yerler var, basınç nedeniyle de çıkmıyor üst katlara. Her tarafa imar verildiği için çok sayıda bina yapılıyor. Oraların da hatları bu yıl inşallah bağlanacak, su sorunu olmayacak. Yüzde 98 su vermemize rağmen mesela ben açıkça söyleyeyim benim evimde hiç su kesilmez. Ben 48 daireli bir apartmanda oturuyorum. Depomuz var ve ben Ankara'da büyük çoğunluğun su sıkıntısı çekmediğini düşünüyorum. Planlı su kesintisi yapılıyor. Ama evinde depo olanlar bunun ihtiyacını hissetmediler, bunu kabul etmek lazım. Bir peki şu soruyu niye sormuyorsunuz? Müşteri garantili havaalanları, müşteri garantili hastaneler, otoyollar yapılıyor değil mi? Siz şimdi açıklama yaptırmışsınız, ‘2050’ye kadar su problemini çözdük’ diye. Peki, dönüp Devlet Su İşleri’ne ‘hani çözmüştünüz, ne oldu?’ diye sormayacak mısınız kimseye? Yüzde 1 suyumuz var, yüzde 1 yağış yok. Bunun sorumlusu Mansur Yavaş mı? İklim krizi var, yağmıyor. Epey kar yağdı değil mi çocuklar? Şu andaki suyumuz da 1.40 bu kadar kar yağmasına rağmen. Ankara'da zemin üstündeki su yüzde 30 olmadığı sürece biz bunu yaşayacağız."

Kaynak: Haber Merkezi