Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin KESK Yürütme Kurulu yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, on yıllardır süren çatışmalı ortamın son bulması ve silahların susmasının hayati öneme sahip olduğu vurgulandı.

Yasanın, çatışmasızlığın yasal bir zemine kavuşturulması bakımından ilk kez atılmış bir adım olduğu ifade edilerek, yasanın Kürt sorununun çözüm yasası olmadığı ve Türkiye'nin demokratikleşme yasası sayılamayacağı belirtildi. Yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı bir düzenleme getirilmediği kaydedildi.

Demokratikleşme ve hukuk sorunlarına güvence sunmuyor

Mevcut yasanın Türkiye’deki demokrasi ve hukuk açmazlarına yönelik bir güvence barındırmadığı belirtilen açıklamada, siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskılarının sürdüğü ifade edildi. KHK'lerle kamu görevinden çıkarılan binlerce emekçinin yaşadığı mağduriyetlerin devam ettiğine dikkat çekilerek, bu unsurlar çözülmeden yasadan kendiliğinden bir demokratikleşme sonucu çıkarılamayacağı vurgulandı.

Emekçiler ve sınıf dayanışması vurgusu

Çatışmalı dönemin yarattığı kutuplaşmanın sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve en çok yoksul emekçi kesimleri etkilediği ifade edildi. Yoksul hanelere yeni acıların düşmemesinin sürecin en önemli kazanımı olduğu belirtilirken, savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan kaynakların halkın ihtiyaçlarına aktarılmasını sağlayacak olanın emekçilerin örgütlü ve kararlı mücadelesi olduğu dile getirildi. Kutuplaşmanın gerilemesinin, emekçilerin ortak sorunları etrafında buluşması için yeni zeminler yaratabileceği ifade edildi.

Kalıcı barış için acil talep ve başlıklar

İktidarın süreci kendi siyasal geleceğini güvence altına almak için kullanabileceğine yönelik kaygilerin anlaşılır olduğu belirtilen açıklamada, barış ihtimaline sırt çevrilmemesi gerektiği ifade edildi. KESK, kalıcı ve toplumsal bir barış ile gerçek bir demokratikleşme için kayyım rejiminin son bulmasını, Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarının eksiksiz uygulanmasını, düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınmasını talep etti.

Mabel Matiz'in 'Ha Leylim' şarkısına erişim engeli!
Mabel Matiz'in 'Ha Leylim' şarkısına erişim engeli!
İçeriği Görüntüle

Ayrıca KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin hukuksuzluklarının giderilmesi, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi, kadınların haklarının güvence altına alınması ile sendikal hakların uluslararası normlara uyarlanması gerektiği ifade edildi.

Kaynak: Haber Merkezi