Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan bugünkü köşesinde AK Parti kulislerinde ağırlıklı olarak tartışılan konuları aktardı. ‘İktidar partisinde fon vurgununun olumsuz etkilerinin konuşulmadığı tek bir gün yok’ ifadelerini kullanan Babacan “Sohbetlerde konu, olası bir seçimde sonuçların ne olacağına geliyor. “Vatandaş darboğazı gördü. Türkiye’yi bu daralmadan çıkaracaktır. Öyle bir karar verecek ki Meclis’te kimse kendini güçlü hissetmeyecek. Biz de bundan nasibimizi alacağız. Aradan sürpriz isimler çıkıp rol alacak. Ülke bir geçiş dönemi yaşayacak…” Bu tip yorumların kulislerde sık sık tekrarlandığına tanık oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Babacanın bugünkü yazısı şöyle;
“İktidar partisinde fon vurgununun olumsuz etkilerinin konuşulmadığı tek bir gün yok. Rutin toplantılarda bile konu buraya geliyor. Vurguncuların listesinin açıklanması, DDK’nın çalışmalarının hızlandırılması, SPK yasasının hızla değiştirilmesi önerileri konuşuluyor.
Parti grubunda ve genel merkezde yapılan toplantılardaki ana konu, fon vurgununun partiye vereceği zarar. Her ne kadar vatandaşın kayıpları gündem olsa da konu oy kaybına gelip dayanıyor.
***
Geçen hafta yapılan toplantılarda, “Bu bizim için bir şanstır. Doğru değerlendirmemiz lazım. Bürokrasinin baskısına izin vermeden üzerine gitmeliyiz” değerlendirmelerinin yapıldığını öğrendik.
Ekonomi bürokrasisinin sadece görevini yapmaması değil, sistemden yararlanmak için yaptıkları da toplantıların konusu oldu. Ekonomi bürokrasisinin bir nevi ‘dokunulmazlık havasında’ hareket ettiği, kendilerini farklı bir sınıf gibi görenlerin yanlışlarının herkese fatura çıkardığı anlatılıyor.
***
Üç konu ağırlıklı olarak tartışılıyor. Fon vurguncularının listesinin açıklanması, DDK’nın çalışmalarının hızlandırılması, SPK yasasının hızla değiştirilmesi.
Devlet Denetleme Kurulu’na verilen sürenin üç ay olduğu konuşuluyor. Toplantılarda aktarılan bilgiye göre, 20 kişilik bir ekip rapor hazırlamak için aralıksız çalışıyor. Sermaye Piyasası Kanunu’nun sorunlu maddelerinin bir an önce değiştirilmesi de gündemde. Özellikle SPK yasasının 79. maddesinden kaynaklanan ve mağduriyetlerin karşılanmamasına ilişkin hüküm, çok tartışmalı.
Aracı kurumlar ve fonlar kurulmadan önce hazırlanmış olan maddede, bu kurumlara ilişkin net çerçeve çizilmediği için bugünlere gelinmiş. Bunca zaman boyunca niye önlem alınmadığını herkes birbirine soruyor.
Muhalefetin sık sık gündeme getirdiği gibi yasanın değişen ekonomik düzeni karşılamadığı ve boşluklarından yararlanan çıkar grupları bulunduğu anlatılıyor.
***
Üçüncü konu ise fon vurguncularının listesinin neden açıklanmadığı. Hukukçu milletvekillerinin bu konuda farklı görüşü var:
“Vurgun listesinin açıklanmaması birilerinin korunduğu hissi yaratıyor. Oysa her durumda bu listeler ortaya çıkacak. Şöyle ki; kazandığı haksız kazancı yatıranlar soruşturmadan muaf olacak, yatırmayan hakkında da suç duyurusu yapılacak ve yasal işlem başlatılacak.
Bu durumda hem parayı yatıranların hem de hakkında suç duyurusunda bulunulanların ismi ortaya çıkacak. Hâl böyleyken biz niye bu listeleri açıklamaktan imtina ediyoruz? Bu tavır nedeniyle yanlış izlenimler yaratılıyor…”
Borsadaki kayıplar, iktidar milletvekillerinin önüne sık sık çıkıyor. Vatandaşların AKP’lilere baskısı arttı. “Borsada işlem yapanlar olarak fon vurgunun etkileri nedeniyle ciddi kayıplarımız oldu. Yüzde 50 kayıplar yaşadık” diyenlerin şikâyetçi olduğu anlatılıyor.
***
Sohbetlerde konu, olası bir seçimde sonuçların ne olacağına geliyor.
“Vatandaş darboğazı gördü. Türkiye’yi bu daralmadan çıkaracaktır. Öyle bir karar verecek ki Meclis’te kimse kendini güçlü hissetmeyecek. Biz de bundan nasibimizi alacağız. Aradan sürpriz isimler çıkıp rol alacak. Ülke bir geçiş dönemi yaşayacak…”
Bu tip yorumların kulislerde sık sık tekrarlandığına tanık oluyoruz.”




