TBMM Genel Kurulu, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına yaptığı soykırım, zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgede var olan güncel duruma ilişkin olağanüstü gündemle toplandı.

Koçyiğit, buradaki konuşmasında, Filistin sorununun dünyanın ve bölgenin kanayan yaralarından biri olduğuna ve son iki yılda başka bir boyut kazandığına dikkati çekerek, "Filistin sorunu, sömürgeciliğin, emperyalizmin ve paylaşım savaşlarının dünyayı kasıp kavurduğu tarihsel bir dönemde ortaya çıktı. 20'nci yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren Filistinlilerin sistematik sürgünü başladı. Bu sürgün İsrail devletinin kurulduğu 1948'de zirveye ulaştı. Filistinlilerin 'Nekbe' yani 'felaket' olarak adlandırdıkları büyük sürgün o zaman yaşandı." ifadelerini kullandı.

"Nekbe" ile yüz binlerce Filistinlinin bir gecede komşu ülkelere sürüldüğünü hatırlatan Koçyiğit, "Filistinli çocuklar Nekbe'den sonra kurulan kamplarda doğdu. Zorunlu göçü dinleyerek büyüyen, sonuçlarını bizzat yaşayan ve 'vatan' diyebileceği bir yer olmayan kuşakların nasıl bir psikolojiye sahip olacağını tahmin edebilirsiniz. O yüzden savaşın köklerini orada aramak lazım." şeklinde konuştu.
İsrail'in 1967'de gerçekleşen savaş ile Filistin topraklarının büyük bir kısmını işgal ettiğini belirten Koçyiğit, "Önce filen sonra da resmen ilhak edilen Golan Tepeleri'nin işgali de bu dönemdeydi." ifadesini kullandı.

"Gazze'de insanlar açlık ve susuzluğa mahkum edilmiş durumda"

DEM Parti Grup Başkanvekili Koçyiğit, İsrail'in kimi zaman askeri operasyonlarla, kimi zaman hukuki oldubittilerle Filistin topraklarını işgal etmeyi sürdürdüğünü söyledi.
İsrail'in saldırganlığının 7 Ekim 2023'ten sonra bambaşka bir boyuta taşındığına dikkati çeken Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

Muhittin Böcek: Adalet er ya da geç yerini bulur!
Muhittin Böcek: Adalet er ya da geç yerini bulur!
İçeriği Görüntüle

"Artık ne uluslararası hukuk ne savaş hukuku ne evrensel hukuk ilkeleri ne de en temel insani değerler işlemektedir. İşleyen tek şey, dizginsiz ve sınırsız bir şiddet sarmalıdır. Bugüne kadar Gazze'de 60 binden fazla insan yaşamını yitirdi. Bu sayıya hala kayıp olan 15 bin kişi dahil değildir. Fakat Gazze'de ölümler sadece bombalarla olmuyor ne yazık ki. Sağlık hizmetleri çökertilmiştir. Şifa Hastanesi'nde çaresizce bırakılan doktorların feryadı hala kulaklarımızda. Son olarak 5 gün önce Nasır Hastanesi bombalandı ve 22 kişi yaşamını yitirdi. Gazze'de insanlar açlık ve susuzluğa mahkum edilmiş durumdadır."

İsrail'in kendi kurduğu "sözde yardım sistemini" bir tuzağa çevirdiğini belirten Koçyiğit, "O yardımlara ulaşabilmek için saatlerce kuyrukta bekleyen insanlara her gün bombalar yağdırılıyor, yüzlerce sivil bu saldırılarda hayatını kaybediyor. Gazzelilere gıda yardımı yaptığını öne süren ABD, Fransa ve diğer devletler ise bu yardımlarını havadan atıyorlar. Yani en etkisiz yöntemi ve göstermelik bir yöntemi tercih ediyorlar. Bu ülkeler gerçekten İsrail'in karadan ve denizden ördüğü ablukayı aşma kudretine sahip değil midir, güçsüzler midir, yoksa sadece bir oyun mu sahnelenmektedir? Bu sorunun yanıtını elbette tarih yazacaktır." sözlerini sarf etti.

Koçyiğit, herkesin barış sürecini sahiplenmesi, kalıcı çözüme ve barışa hizmet eden politikaları esas alması ve halkların geleceğini siyaset üstü bir bakışla görmesi gerektiğini de söyledi.

Kaynak: AA