Azerbaycan'daki başörtü yasağına ilişkin Türkiye'den de çeşitli açıklamalar geliyor.
Bu açıklamalardan birini bugün, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında yaptı.
Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'ın sevincinin kendilerinin sevinci, onların acılarının kendilerinin acısı olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:
"Bu acının bitmesi lazım"
"Başörtüsü olayları oluyor. İzliyoruz, gazetelere yansıyor. Sevgili Azerbaycanlı kardeşlerim bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım.
"Kadınların 'başı açık, başı kapalı' diye ayrılması doğru değil"
Kadınların 'başı açık, başı kapalı' diye ayrılması doğru değil. İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır, Türkiye burada çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu.
"Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması nedir"
Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafetini seçsin.
Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir? Üniversiteye gitmeli, dünyayı görmeli, öğrenmeli, çevreye bakmalı. O belki bir sanatçı, bir yazar, bir mühendis olacak.
"Kadınların kıyafeti üzerinden siyaset yapmayın"
Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Bunu, bu acıları yaşamış ve bu konuda sorumluluğu olan bir partinin genel başkanı olarak söylüyorum, lütfen ayrışma yapmayın. Kadınların başımızın üstünde yeri vardır.
"Laikliğin güvencesi başörtüsü değildir"
Bırakın onlar üniversiteye gitsin, öğretmenleri olsun başı açık, başı kapalı, hiç önemli değil. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir.
Laikliğin güvencesi demokrasidir, demokrasi. Laikliğin güvencesi insan haklarıdır. Laikliğin güvencesi herkesin inancına, herkesin yaşam tarzına saygı duymaktır. Hiç kimseyi inancından ötürü yargılayamayız."





