Soruşturma kapsamında, Kundakçı’nın hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili 10 şüpheliden 7’si tutuklandı. Tutuklananlar arasında Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve İzzet Yıldızhan da bulunuyor.
Dosya kapsamında Yıldızhan’ın ifadesi ile savcılığın elde ettiği deliller arasında çelişkiler göze çarpıyor. İddialara göre, Yıldızhan’ın Alaattin Kadayıfçıoğlu’nu kaçıran kişilerle defalarca görüştüğü belirlendi. Yıldızhan, ifadesinde Bilal Kadayıfçıoğlu’nun köylüsü ve çocuklarına kirve olduğunu öne sürdü.
Telefon görüşmelerini kabul eden Yıldızhan, kimseyi saklamadığını savunarak, Alaattin’in babasına oğlunu teslim edeceğini söylediğini belirtti. İfadelerinde şunları dile getirdi:
“Kimseyi saklamadım ve kaçmasına yardım etmedim. Türkiye’ye mal olmuş bir sanatçıyım. Topluma örnek bir insanım. Burada bulunmak beni üzüyor. Suçlamaları kabul etmiyorum. Olayda ölen çocuğa da çok üzüldüm. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı.”
Kaçış sırasında defalarca iletişim; 8 dakikalık sır görüşme
Savcılık belgelerine göre, Yıldızhan olay gecesi İstanbul’a geldi ve Alaattin’i kaçıran kişilerle birçok kez telefonla görüştü. Görüşmelerin bazıları görüntülü olarak da gerçekleşti. Bu görüşmelerden biri 8 dakika sürdü ve sevk yazısında tam olay sırasında yapılmasının olağan olmadığı vurgulandı.
Yıldızhan ifadesinde ayrıca, “Metin Kadayıfçıoğlu bana Alaattin’in bir kavgaya karıştığını söyledi. Ben de, ‘İnşallah önemli bir şey yoktur’ dedim. Olayın ne olduğunu öğrenmek için birkaç kez Metin’i aradım. Sonrasında Metin’e WhatsApp veya SMS yoluyla ‘Alaattin’den haber var mı’ diye sordum” ifadelerini kullandı.
Savcılığın değerlendirmesi
Savcılık, Yıldızhan’ın telefon görüşmelerinin içeriğini yalan beyanla savunduğunu ve Alaattin’in kaçırılmasındaki organizasyonda önemli bir rol oynadığını tespit etti.




