İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan 4 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri ile ilgili başlayan kriz tahliye sürecine girdi. Devredilen binalar arasında yer alan büyükşehirin Meslek Fabrikası olarak kullandığı Halkapınar’daki tarihi yapı için verilen tahliye süresi dolması üzerine polis sabah saatlerinde bölgeyi ablukaya aldı. Fabrika önüne barikat kurulurken binaya giriş çıkışlar kapatıldı.
Meslek Fabrikası olarak hizmet veren binanın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararnameyle İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetine geçtiğini gösteren resmi belgelere ait görseller tarihi yapının duvarlarına asılmıştı.
Cemil Tugay'dan açıklama
Başlatılan tahliye işlemleri ile ilgili İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay sosyal medya hesabından, “Yüzde 100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla İzmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. %100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz? Dünya Sağlık Örgütünün “Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; Onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven. Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun” dedi.
"Herhangi bir vakıf bu binayı yapmadı"
Daha sonra bir paylaşım daha yapan Tugay, şunları yazdı:
"Polis ablukası ile zorla tahliye etmeye çalıştığınız bina, bizim hizmet binamız, belediyenin ve İzmir halkının “her anlamda yüzde 100 sahibi olduğu bu mülk;
1. Un fabrikası olarak özel girişimciler tarafından yapılmış bir binadır. Herhangi bir vakıf bu binayı yapmamıştır.
2. 1926 yılında Atatürk ve bakanlar kurulu tarafınca kamulaştırılmış ve İzmir yerel yönetimine verilmiştir.
3. 2007 yılında tapuda vakıfların mülkiyetle alakasız mukataa şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi Vakıflara o günün parasıyla 1milyon 600 bin TL para ödemiş ve bu şerhi tamamen kaldırmıştır.
4. Bu bina yine İzmir Büyükşehir Belediyesinin tüm masrafını üstlendiği büyük bir restorasyon çalışması yapıldıktan sonra 2017 yılında meslek fabrikası olarak hizmete alınmış ve O TARİHTEN BUGÜNE KADAR ARALIKSIZ bu amaçla kullanılmaktadır.
Gerisi yalan, dolan, iftira, saptırma ve çarpıtmadır. Hatırlatmak istedim."
"4,5 milyon İzmirliyi tahliye etmeye çalışıyorsunuz"
Nöbet devam ederken alana gelen CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan, "'Millet iradesi’ deyip onu hiçe sayanların, sabahın 05.00’inde seçilmiş belediye başkanlarına yaptıkları gibi, İstanbul İl binamızı abluka altına aldıkları gibi maalesef bugün kardeşliğin ve barışın kenti İzmir’de Meslek Fabrikası’nı da bir polis ablukası ile işgal etmeye, çökmeye çalışıyorlar. AKP’li siyasetçilere şunu söyledik: Burası İzmir’in malıdır. Bu bina 20 bin İzmirliye hizmet etmiştir. Buradan tahliye etmek istedikleriniz gençlerimizdir, kadınlarımızdır, Fırsat eşitliğinden istifade etmek isteyen kime oy vermiş olursa olsun 4,5 milyon İzmirliyi tahliye etmeye çalışıyorsunuz" dedi.
“Burası yıllarca işletilmiş, akabinde belediyeye tescil edilmiştir”
Mülkün tamamının İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğunu hatırlatan Arslan, şu ifadeleri kullandı:
"Bu karar hukuksuzdur. Çıkarmış olduğunuz bir yasayla vakıflara ait bir çivi izi olsa dahi var olan taşınmazların vakıflar adına tescil edilmesi doğru değildir. 1926 yılında başlamış bir süreçle Mustafa Kemal imzasıyla 8 taksitle İzmirlinin cebinden ödenen parayla alınmış mülk, İzmirlinindir. Burada herhangi bir vakıf yoktur. Burası yıllarca işletilmiş, akabinde belediyeye tescil edilmiştir. 2007 yılında söz edilen vakfın şerhi 1,6 milyon lira ile alınarak kaldırılmıştır. Yapılan işlem hukuksuzdur. Vakıflar kendi bünyesinde bulunan taşınmazları kontrol edemezken, halli hazırda İzmirlilerin kullandığı binanın tahliye edilmesi büyük talihsizliktir. Bu yanlışlıktan dönülmesi gerekiyor."
“Gelin İZBB ile el ele Elektrik Fabrikası’nı ayağa kaldıralım”
AKP'li siyasetçilere çağrıda bulunan Arslan, şunları söyledi:
"AK Partili siyasetçilere İzmir’in ruhuna uygun çağrı yapmak istiyorum. Elektrik fabrikası yıkılmak üzere. Bu tür alanları kente kazandırmak istiyorsanız, elektrik Fabrikası’nda ne yapmak istiyorsanız gidin orada yapın. Kültür mirasını ayağa kaldırın. İzmirliye bu kötülüğü yapmayın. Gelin İZBB ile el ele Elektrik Fabrikası’nı ayağa kaldıralım. İzBB elektrik fabrikası ihalesine girdi. En yüksek teklifi verdi ama vermediniz. Burada ne muradınız varsa orada yapalım. Bu mülk İzmirlinin mülküdür. Bir sandık koyalım, buna İzmirli karar versin. Derhal bu işlem sona erdirilmelidir. Hukukun vereceği nihai karar beklenmelidir."
"Buradayız, hiçbir yere gitmeyeceğiz"
Meslek Fabrikası binasının içinde bulunan İZBB Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, binanın devriyle ilgili yasal sürecin devam ettiğini belirterek, "Süreç olumlu sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız” dedi.
Yıldır, tebliğ edilen bir karar olmadığını, yapılan işlemin usulsüz olduğunu belirterek, buna itiraz ettiklerini söyledi. Teknik malzemelerin sökümlerinin yapıldığını ifade eden Zafer Levent Yıldır, “Bu durumu görür görmez hemen konuyla ilgilendik. Biz buradayız, hiçbir yere de gitmeyeceğiz. Sürecin sonuna kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Ciddi bir hukuksuzluk var burada. Bu süreç olumlu sonuçlanana kadar hiçbir yere ayrılmayacağız. Bütün halkımıza bunu duyurmak isterim. Bu hukuksuzluğa razı olmayacağız. Şu an içeride tespit yapılıyor. Arkadaşlarımız kendilerine refakat ediyorlar. Sürecin sonlanmasını bekliyoruz” dedi.





