Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla akşam saatlerinde Mis Sokak’ta toplanan grup, polisin oluşturduğu güvenlik çemberi altında bir basın açıklaması okudu. Eyleme, Gezi olayları sırasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Anma etkinliği kapsamında, eylemlerde yaşamını yitirenlerin isimleri sayılarak hatıraları anıldı.
Yıl dönümü nedeniyle İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Taksim Meydanı, İstiklal Caddesi ve bağlantılı ara sokakları sabahın erken saatlerinden itibaren kontrol noktalarıyla ablukaya aldı. Gün boyu süren uygulamalar kapsamında caddeye giriş yapan vatandaşlar kimlik kontrolü ve üst aramasından geçirildi. Güvenlik önlemleri nedeniyle İstiklal Caddesi'nde normal günlere oranla yoğunluğun azaldığı ve sakin bir gün yaşandığı gözlendi.
Ortak açıklamada adalet ve hukuki süreç vurgusu
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta tarafından okunan ortak metinde, Gezi eylemlerinin sadece çevre hassasiyetiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda bir adalet ve demokrasi talebi barındırdığı ifade edildi. Açıklamada, eylemlerin ardından açılan davalar neticesinde hapis cezasına çarptırılan Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Şerafettin Can Atalay, Çiğdem Mater ve Mine Özerden gibi isimlerin durumuna dikkat çekilerek, bu yargılamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu savunuldu ve cezaevindeki isimlerle dayanışma mesajı verildi.
Toplumsal ve siyasal eleştiriler yer aldı
Basın açıklamasında, Gezi sürecinden bu yana geçen 13 yılda yaşanan siyasal ve toplumsal gelişmelere de değinildi. Güncel hukuki uygulamalar, belediyelere yönelik kayyum kararları, doğa talanı iddiaları, gençlerin gelecek kaygıları ve kadın cinayetleri gibi başlıklar üzerinden mevcut yönetim anlayışı eleştirildi. Açıklamada, o dönem yükselen kamusal ve demokratik tepkilerin, bugünkü sosyo-politik sorunlara yönelik ilk güçlü itirazlardan biri olduğu kaydedildi.
Ortak açıklama şu ifadelerle sona erdi:
"Bugün 31 Mayıs 2026…
Gezi’yi hatırlamanın ve savunduğu değerleri düşünmenin zamanıdır! Çünkü;
Gezi, sadece bir park değil Adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz onyıllara varan hapis cezalarını veren siyasallaşmış yargının teşhiridir
Gezi, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkenden kurulmuş bir barikattır..
Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır.
Gezi, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesine karşı çıkışın adresidir.
Gezi, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı hale gelmesidir.
Gezi, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horunun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğu direnmenin ortak tarihinin adıdır.
Ve Bugün 31 Mayıs 2026…
Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!"




