Mahmoudian'ın gözaltına alınma gerekçesinin İran İslam Cumhuriyeti ruhani lideri Ali Hamaney’i eleştiren bildirinin imzacıları arasında olması olduğu öğrenildi.
31 Ocak Cumartesi günü Tahran’da gözaltına alınan Mahmoudian’la birlikte bildiriyi imzalayan 17 kişiden ikisi daha gözaltına alındı.
İran'da sinemacıların ve hak savunucularının yayımladığı bildiride, İran hükümetinin protestoculara yönelik saldırıları kınanamıştı.
Bildiride şu ifadeler yer almıştı:
“Gayrimeşru bir rejime son vermek için cesaretle sokaklara çıkan yurttaşların kitlesel ve sistematik biçimde öldürülmesi, insanlığa karşı işlenmiş örgütlü bir devlet suçudur. Sivillere karşı gerçek mermi kullanılması, onbinlerce kişinin öldürülmesi, onbinlercesinin tutuklanması ve zulme uğraması, yaralıların hedef alınması, tıbbi yardımın engellenmesi ve yaralı protestocuların öldürülmesi, İran’ın ulusal güvenliğine yönelik bir saldırı ve ülkeye açık bir ihanettir.”
“Mehdi Mahmoudian’la cezaevinde tanıştım” diyen Jafar Panahi, “Daha ilk günlerden itibaren sakinliği, nezaketi ve başkalarına karşı duyduğu ender sorumluluk duygusuyla öne çıkıyordu. Yeni bir mahpus geldiğinde, onun temel ihtiyaçlarını sağlamaya çalışır, daha da önemlisi güven verirdi. Cezaevi içinde sessiz; ama sarsılmaz bir dayanak noktasıydı. Her inançtan ve her geçmişten mahpusun güvendiği bir isimdi” ifadelerini kullandı.
Variety’nin aktardığına göre Panahi, “Son mesajımı sabaha karşı dörtte gönderdim. Ertesi gün öğlene kadar yanıt gelmeyince endişelendim. Kısa süre sonra BBC Farsça, Mehdi Mahmoudian’ın Abdollah Momeni ve Vida Rabbani’yle birlikte gözaltına alındığını duyurdu” dedi.
Panahi şunları söyledi:
“Mehdi Mahmoudian yalnızca bir insan hakları savunucusu ve vicdan mahkûmu değil; aynı zamanda bir tanık, bir dinleyici ve nadir rastlanan ahlaki bir varlıktır. Yokluğu, hem cezaevi duvarlarının içinde hem de dışında derhal hissedilir.”




