Türkiye, çevresindeki çok yönlü güvenlik riskleri nedeniyle hava savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik adımlarını hızlandırdı. Doğuda İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilim, güneyde Suriye ve Irak’ta sürdürülen terörle mücadele operasyonları, batıda Yunanistan ile yaşanan gerilimler ve kuzeyde devam eden Rusya-Ukrayna savaşı Ankara’nın güvenlik önceliklerini yeniden şekillendiriyor.

İran’dan gelebilecek olası füze tehditlerine karşı Malatya’ya bir Patriot hava savunma sistemi konuşlandırılması kararlaştırılırken, gözler hem yerli savunma projelerine hem de müttefiklerden temin edilen sistemlere çevrildi.

S-400’ler yeniden gündemde

Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi, NATO ile Ankara arasında uzun süreli tartışmalara yol açmıştı. NATO’nun savunma sistemleri açısından riskli gördüğü bu alım, Türkiye ile ABD arasında krize neden olmuş ve yaptırımlar uygulanmıştı.

Türkiye, müttefiklerinden teknoloji paylaşımı konusundaki sınırlamalar ve siyasi gerekçeler nedeniyle hava savunma sistemi tedarikinde zorluk yaşayınca Rusya’dan S-400 satın aldı. Sistem 2019 yılında Ankara’ya getirildi. NATO’nun entegre komuta ve kontrol ağına bağlanamayan S-400’ler bağımsız şekilde çalışabilecek biçimde konumlandırıldı.

Türkiye Gazetesindeki haberi göre son gelişmelerle birlikte sistemlerin aktif hale getirilip getirilmediği yeniden tartışma konusu oldu.

Bakan Işıkhan: Hastanelerimiz otel konforunda hizmet sunuyor
Bakan Işıkhan: Hastanelerimiz otel konforunda hizmet sunuyor
İçeriği Görüntüle

Çelik kubbenin ana unsuru: SİPER

Türkiye, hava savunma alanındaki boşlukları kapatmak amacıyla “Çelik Kubbe” doktrini kapsamında yerli sistemlere ağırlık veriyor. Bu yapının en önemli bileşenlerinden biri ise TÜBİTAK SAGE, ASELSAN ve ROKETSAN iş birliğiyle geliştirilen SİPER hava savunma sistemi.

Türkiye’nin uzun menzil ve yüksek irtifada görev yapan milli hava savunma sistemi olan SİPER-1 envantere girerken, daha gelişmiş versiyon olan SİPER-2’nin bu yıl hizmete alınması planlanıyor. SİPER-3 ise geliştirme aşamasında bulunuyor.

HİSAR ve diğer sistemler görevde

Türkiye’nin katmanlı hava savunma mimarisinde bir diğer önemli proje ise HİSAR ailesi.

Kısa menzilli HİSAR-A ve orta menzilli HİSAR-O sistemleri entegre bir yapı içinde çalışacak şekilde tasarlandı. Bu sistemler savaş uçakları, helikopterler, İHA/SİHA’lar ve seyir füzelerine karşı görev yapıyor.

Roketsan tarafından geliştirilen TRG-300 KAPLAN füzesi de Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde aktif olarak kullanılıyor.

Bunun yanı sıra, İHA tehditlerine karşı geliştirilen İHTAR sistemi ve 40 mm fiziksel imha çözümü olan ŞAHİN de hava savunma mimarisinin parçaları arasında yer alıyor.

Çelik Kubbe’nin diğer unsurları olan GÖKBERK, KANGAL, KORKUT ve GÜRZ sistemleri ise kara ve hava tehditlerine karşı farklı katmanlarda koruma sağlıyor.

Patriot sistemi Malatya’da

Milli Savunma Bakanlığı, hava sahasının korunması amacıyla Malatya’ya bir Patriot hava savunma sistemi konuşlandırıldığını açıkladı. Sistem, Almanya’daki NATO’nun Ramstein Air Base üssünden getirildi.

Konuşlandırılan sistemin, Türkiye’de daha önce bulunan Patriotlardan daha gelişmiş bir model olan Patriot PAC-3 olduğu belirtiliyor.

Savunma şemsiyesinin yalnızca Malatya’daki Kürecik Radar Üssü ile sınırlı olmadığı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin geniş bir bölümünü kapsayacak şekilde planlandığı ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi