Ortadoğu’da 39 gün süren çatışmaların ardından sağlanan ateşkes sonrası İran’daki Kürt siyasi güçleri ortak bir açıklama yayımladı. 5 partinin oluşturduğu İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı, sürecin kalıcı barışa dönüşmesi gerektiğini belirtti.

İran Kürdistanı Siyasi Güçler İttifakı, ABD’nin sert ültimatomu sonrası İran yönetiminin ateşkesi kabul etmesini değerlendirdi. Açıklamada, ateşkesin siviller açısından olumlu olduğu ancak rejimin bu süreci yeniden yapılanma ve nükleer program için fırsata çevirebileceği uyarısı yapıldı.

“Savaşın sorumlusu rejim” vurgusu

Yapılan açıklamada, 39 günlük çatışma sürecinin sorumlusunun İran İslam Cumhuriyeti olduğu ileri sürüldü. Nükleer silah arayışı, terör örgütlerine destek ve “devrim ihracı” politikalarının bölgesel istikrarsızlığa yol açtığı ifade edildi.

“Geçici barış risklidir” uyarısı

Açıklamada, ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmemesi halinde yeniden çatışma riskinin bulunduğu belirtildi. Rejimin bu süreci güç toplama ve nükleer hedeflerini sürdürme aracı olarak kullanmaması gerektiği vurgulandı.

Anlamlı bir barış için 3 şart: "Kürt halkının kaderi tanınmalı"

İttifak, kalıcı bir çözüm için Kürt halkının kendi geleceğini belirleme hakkının tanınması gerektiğini ifade ederek uluslararası topluma sürece müdahil olma çağrısında bulundu.

Açıklamada, ateşkesin gerçek bir barışa dönüşebilmesi için üç temel şart öne sürüldü:

1. Müdahalelerin kesilmesi: Rejimin bölge ülkelerindeki askeri, istihbari ve yönlendirme faaliyetlerine derhal ve kalıcı olarak son vermesi.

Batuhan Karadeniz kimdir?
Batuhan Karadeniz kimdir?
İçeriği Görüntüle

2. Nükleer tasfiye: Füze ve nükleer programların sadece askıya alınması değil, tamamen ve temelden lağvedilmesi.

3. Kendi kaderini tayin hakkı: İnsan haklarına tam bağlılık ve İran’daki tüm ulusların meşru hakları, özellikle de Kürt ulusunun "kendi kaderini tayin etme hakkının" tanınması.

"47 yıllık tecrübe gösterdi ki bu rejim reform edilemez"

Açıklamanın dördüncü maddesinde ise İttifak, Kürtlerin ateşkese rağmen haklarından vazgeçmeyeceğine vurgu yapıldı:

“Dördüncüsü; İran İslam Cumhuriyeti'nin 47 yıllık deneyimi, bu rejimde reform yapılamayacağını ve bölgeye istikrarın ancak köklü bir değişim ve demokrasi ile döneceğini göstermiştir. Kürdistan kurtuluş hareketi; varlığını, devamlılığını ve gücünü kendi halkından, özgürlük ve egemenlik iradesinden almakta olup uluslararası savaşların ve çatışmaların bir ürünü değildir. Bu nedenle ne bir ateşkes ne de İran İslam Cumhuriyeti ile yapılacak bir anlaşma bu devamlılığı durduramaz. Hiçbir ateşkes veya siyasi anlaşma, özgürlük ve egemenliğe ulaşma çabalarımızı durduramayacaktır.”

Açıklama, "Yaşasın Kürt halkının haklı mücadelesi" sloganıyla noktalandı.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı savaş başlatmasından kısa bir süre sonra 5 Rojhılatlı parti 10 Mart 2026’da İran Kürdistanı Siyasi Partiler İttifakı (Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı) ismiyle bir oluşumu duyurdu.

İttifak, başlangıçta 5 partiyle İran Kürdistan Demokrat Partisi (İ-KDP), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK), Kürdistan Emekçiler Topluluğu (Komala), Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) ve İran Kürdistanı Mücadele Örgütü -Sazman-ı Xebat) kuruldu, ardından İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu'nun (Komala) da katılımıyla genişledi.

Kaynak: Rûdaw