Küresel istatistikler, yetişkinlerin yalnızca üçte birinin temel finansal kavramlara hakim olduğunu gösterirken, Türkiye'de genç kuşakları ekonomik risklere karşı güçlendirecek stratejik bir adım atıldı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye, Habitat Derneği ve Allianz Türkiye iş birliğiyle başlatılan "Finansla Gelecek" projesi, Gaziantep’te düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı.
Hedef: 10 bin finansal okuryazar
Dünya Gazetesi'nin haberine göre proje, 15-24 yaş grubundaki gençlerin ve girişimci adaylarının bütçe yönetimi, risk analizi ve sigorta bilinci gibi konularda yetkinlik kazanmasını hedefliyor. Türkiye’nin 81 ilinden seçilen 31 gönüllü eğitmen, okullarda, topluluk merkezlerinde ve KYK yurtlarında hem fiziksel hem de dijital eğitimler vererek bir yıl içinde 10 bin kişiye ulaşacak.
"Dayanıklılık finansal bilinçle başlar"
Lansman etkinliğinde konuşan UNDP Türkiye Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, modern dünyada kalkınmanın artık "şoklara karşı dayanıklılık" ile ölçüldüğünü vurguladı. Dragisic, "Geleceği güvenle planlamanın merkezinde finansal okuryazarlık yer alıyor. Gençlere bu araçları sunduğumuzda, sadece bireysel özgüven inşa etmekle kalmıyor, sürdürülebilir bir toplumsal kalkınmanın da temelini atıyoruz" dedi.
Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ise projenin sadece teorik eğitimle sınırlı kalmayacağını; FINHACK maratonları ve dijital koçluk programlarıyla desteklenen dinamik bir ekosistem inşa ettiklerini belirtti.
'Influencer' tavsiyeleri satın alma kararını tetikliyor
İstasyon Gaziantep’te gerçekleştirilen ilk eğitimlere katılan gençlerin harcama profilleri dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Gençlerin büyük bir kısmının finansal dengelerini korumakta zorlandığı gözlemlenirken, alışveriş kararlarını etkileyen faktörler şu şekilde sıralandı:
Dijital Etki: Sosyal medya fenomenlerinin (influencer) tavsiyeleri doğrudan satın alma kararını tetikliyor.
Kampanya Psikolojisi: İndirim dönemleri, ihtiyaç dışı harcamaların ana motivasyon kaynağı olarak görülüyor.
Ödeme Aracı: Alışverişlerin önemli bir kısmı ebeveynlere ait kredi kartlarıyla yapılıyor, bu da "harcanan paranın somut algılanmasını" zorlaştırıyor.





