İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve itirafçı olduğu belirtilen Hüseyin Gün’ün yargılandığı "siyasal casusluk" davasının ikinci duruşması yapıldı. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi heyetince Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen celsede, savcılık mütalaası doğrultusunda tüm sanıkların tutukluluk hallerinin sürdürülmesine karar verildi.
Duruşmada tutukluluk incelemesine yönelik mütalaasını sunan iddia makamı, "kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması" gerekçesiyle İmamoğlu, Özkan, Yanardağ ve Gün’ün tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamını talep etti. Mahkemenin celse arasında atanan yeni heyeti, savcılığın bu talebi doğrultusunda ara kararını açıklayarak duruşmayı 29 Eylül’e erteledi. Kararın ardından İmamoğlu, "Bunlar tırıvırı, hepsi geçecek" tepkisini gösterdi.
Sanıklardan sert savunmalar: "Bu bir siyasi dava"
Mütalaanın ardından söz alan gazeteci Merdan Yanardağ, davanın asıl hedefinin muhalefeti susturmak olduğunu belirterek, "Hayatını NATO’ya karşı mücadele ile geçirmiş insanlar siyasi casuslukla suçlanıyor. Bu dava Ekrem İmamoğlu davasıdır, bizi susturmak amacıyla açılan siyasi bir davadır" dedi.
Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın ise dosyadaki HTS ve baz kaydı iddialarını çürüttüklerini ifade ederek, "6 yıl boyunca casusluk yapıldığı iddia ediliyor; emniyet, jandarma ve MİT uyumuş mu? Bir uyuşturucu müptelası sayesinde mi casus ortaya çıkmış? Konuyla ilgili MİT'e yazı yazdık, cevabını bekliyoruz" diye konuştu.
İmamoğlu: Bana casus diyenin alnını karışlarım
Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu, ağır suçlamalara sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Hukuksuzluk triatlonu içinde mücadelemi sürdürüyorum. Halkın gücünü arkasına almış bir insanın casusluk gibi son derece ağır ve vahşi bir suçlamayla karşı karşıya kaldığı bir mahkemedeyiz. 15 milyon 500 bin oyla cumhurbaşkanı adaylığını elde etmiş biriyim. Bana casus diyenin alnını karışlarım. Bu insanlardan casus çıkmaz."
Ankara'da düzenlenecek olan NATO Zirvesi öncesinde kentte sıkıyönetim atmosferi oluşturulduğunu savunan İmamoğlu, ayrıca komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasına, AYM ile AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Can Atalay ve Selahattin Demirtaş'ın durumlarına da değinerek Adalet Bakanlığı'nın politikalarını eleştirdi.





