AK Partili eski Kültür ve Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, katıldığı televizyon programında muhafazakar çevrelerin tarih algısını ve tarihi şahsiyetleri "ilahlaştırma" eğilimini sert dille eleştirdi. TRT'de yayımlanan "Payitaht Abdülhamid" dizisinin tarihi gerçeklerle taban tabana zıt olduğunu ifade eden Çelik, ideolojik tarih yazımına karşı çıktığını vurguladı.
Dizideki Abdülhamid portresinin gerçek dışı aksiyon sahneleriyle donatıldığını belirten Çelik, "Hayatı boyunca cuma selamlığı dışında sarayın dışına çıkmamış Abdülhamid, elinde silahla düşman kovalıyor, İngiliz büyükelçisini tokatlıyor. Öyle bir Abdülhamid yok" dedi.
Sultan II. Abdülhamid'in eğitimi modernize eden yönünü takdir etmekle birlikte, onun istibdatçı bir yönetim sergilediğini söyleyen Çelik, muhafazakar camianın Kemalizm karşısına alternatif olarak "Hamidizm" ideolojisini çıkardığını ve kendisinin her ikisine de karşı olduğunu belirtti.
"İslamcılığı pragmatikti, halifeler hatasız değildir"
II. Abdülhamid'in İslamcılık politikasının samimi bir din kardeşliği arayışından ziyade pragmatik gerekçelere dayandığını savunan Çelik, padişahların özel yaşamlarına dair de tartışma yaratacak belgeler sundu. Sultan Abdülhamid'in rom içtiğini torunlarının da teyit ettiğini ve saray kayıtlarında bu içeceklerin listelerinin bulunduğunu ileri süren Çelik, Sultan Reşad'ın hatıratından da örnekler vererek, "Bunlar halife diye hatasız, günahsız demememiz lazım" dedi.
Muhafazakar camianın tarih algısının Necip Fazıl Kısakürek ve Kadir Mısıroğlu üzerinden şekillendiğini belirten eski Bakan, Necip Fazıl'ın kötü bir siyaset ideoloğu olduğunu, Kadir Mısıroğlu'nun ise gerçekleri ortaya koymaktan ziyade kendi ideolojisi için belge arayan bir isim olduğunu iddia etti. Ayrıca dönemin ulemasının Abdülhamid'e muhalif olduğunu hatırlatarak, İskilipli Atıf Efendi'nin padişaha yönelik ağır eleştiriler kaleme aldığını belirtti.
Toprak kayıpları ve ekonomik çöküş
Camianın genelindeki İttihatçı düşmanlığına ve Türk ordusunun Almanlara teslim edilmesi suçlamasına değinen Çelik, bu askeri teslimiyet sürecinin aslında Abdülhamid döneminde başladığını savundan. II. Abdülhamid döneminde yedi düvele karşı savaşılmadığını, sadece Teselya Harbi'nin yapıldığını belirten Çelik, toprak kayıpları konusunda şu iddialarda bulundu:
"Sultan Abdülhamid zamanında kaybedilen topraklar, bugünkü Türkiye'nin iki katından fazladır. Girit, Kıbrıs, Rumeli ve Kuzey Irak bu dönemde kaybedilmiştir."
Dönemin ekonomik yapısının da bir felaket olduğunu öne süren Çelik, Osmanlı tarihi boyunca alınan 40 dış borcun 20'sinin Abdülhamid döneminde gerçekleştiğini hatırlattı. Çelik, programın sonunda Milli Mücadele'ye ve Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik eleştirilere de yanıt vererek, "Milli Mücadele'yi küçümsemek aklı başında bir insanın yapacağı şey değil. Mustafa Kemal de Milli Mücadele'nin komutanıdır" vurgusunu yaptı.




