CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda yaşanan kayyım atamasının ardından göreve getirilen Gürsel Tekin, gazeteci Fatih Altaylı’ya yönelik sert sözlerle eleştirilerde bulundu.
Tekin, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda gazeteci Fatih Altaylı’ya yönelik çeşitli eleştiri ve canlı yayın teklifinde bulundu. Tekin, açıklamasında gazetecilikte kullanılan dil ve üsluba dikkat çekerek, hakaret içeren ifadelerin kabul edilemeyeceğini belirtti.
Gazeteciliğin temel motivasyonunun hakikati aramak olması gerektiğini ifade eden Tekin, hedef gösterme ve itibarsızlaştırma amacı taşıyan bir dilin gazetecilikle bağdaşmadığını dile getirdi.
Tekin, paylaşımında ayrıca, gazetecilik ile tarafgirlik arasındaki çizginin giderek silikleştiğine yönelik değerlendirmelere yer verdi.
Canlı yayın çağrısı
Gürsel Tekin, açıklamasında Fatih Altaylı’ya da çağrıda bulunarak, söz konusu tartışmaların kamuoyu önünde, açık bir şekilde konuşulabileceğini ifade etti. Tekin, her iki tarafın da bir araya gelerek bir yayın platformunda görüşlerini paylaşmasını önerdi.
Tekin'in paylaşımı şu şekilde:
“Sayın Fatih Altaylı,
Gazeteci arkadaşınıza gösterdiğiniz hassasiyeti anlıyorum. Ancak “iyi gazeteci” ölçünüzü gerçekten merak ediyorum. Bu ölçü; bir siyasetçiye “ihanetçi, zübük, koltukçu” gibi ifadelerle hakaret edebilme rahatlığı mıdır?
Bir gazetecinin motivasyonu hakikati aramak mı olmalı, yoksa hedef göstererek itibarsızlaştırmak mı?
Bugün Faruk Bildirici’nin de altını çizdiği gibi; gazetecilik ile taraftarlık arasındaki çizgi giderek siliniyor. Kalem, gerçeği yazmak yerine birilerini dizayn etme aracına dönüştüğünde, orada gazetecilikten değil “operasyonel dil”den söz edilir.
Mesele; kimin iyi gazeteci, kimin kötü siyasetçi olduğu değildir. Mesele çok daha basit ve nettir:
Hiç kimsenin kimseye hakaret etme hakkı yoktur.
Siyasetçiler birbirine ağır sözler söyleyebilir; bu siyasetin doğasında vardır. Ama bir gazeteci, bir siyasetçiyi hedef alıp bu dili kullanıyorsa, bunun adı iyi gazetecilik değil, başka bir motivasyondur.
Siz yılların gazetecisisiniz. Elinizi vicdanınıza koyun:
Bu dil gazetecilik midir?
Madem “halk karar versin” diyorsunuz; en doğru yol bellidir.
Gelin, hem sizin “kefil olduğunuz” gazeteci arkadaşınız hem de ben, sizin YouTube kanalınızda karşı karşıya oturalım.
Medeni insanlar gibi, açık açık konuşalım.
Hakaretle değil, sözle.
İma ile değil, yüz yüze.
Cesaret dediğiniz şey de tam olarak budur.”
Sayın Fatih Altaylı,
— Gürsel Tekin (@gurseltekin34) April 13, 2026
Gazeteci arkadaşınıza gösterdiğiniz hassasiyeti anlıyorum. Ancak “iyi gazeteci” ölçünüzü gerçekten merak ediyorum. Bu ölçü; bir siyasetçiye “ihanetçi, zübük, koltukçu” gibi ifadelerle hakaret edebilme rahatlığı mıdır?
Bir gazetecinin motivasyonu hakikati…
Ne olmuştu?
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, CHP’nin 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nin iptali istemiyle açılan davada aldığı ara karar doğrultusunda, mevcut İl Başkanı Özgür Çelik ve yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırıldı. Mahkeme, bu süreçte partiyi yönetmek üzere Gürsel Tekin ve beraberindeki heyeti “çağrı heyeti” olarak görevlendirdi.





