Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'na desteğiyle bilinen eski CHP İstanbul İl Başkanlığı kayyımı Gürsel Tekin, Sabah gazetesine konuştu. Parti Genel Merkezi'nde Kılıçdaroğlu'nun düzenlediği bayramlaşma programına ve gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Tekin, şunları söyledi:
"Genel merkezdeki programa tüm partililerimiz gönüllü olarak katılım sağladı. Beklentimizin üzerinde bir katılım oldu. Kendi emekleriyle, kendi imkanlarıyla Ankara'ya gelerek çok değerli bir dayanışma örneği sergilediler. Tüm partililerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ben her gün sahadayım. Vatandaşla iç içeyim. Olağanüstü bir ilgi var. Sahayı, sokağı bilmeyen bazı siyasetçiler bana bu konuda sorular soruyorlar. İstanbul'da lokasyonu kendileri belirlesin, Sultanbeyli'den Silivri'ye kadar gidelim, konuşalım halkla. Biz hiçbir zaman seçimden seçime sahada olmadık. Halk yanımızda. Bizim yanımızda olmayan kesim trol çeteleri. Onlar da olmasın zaten. Seçimler sosyal medyada retweet yaparak kazanılmıyor. Önemli olan vatandaşın derdiyle dertlenebilmek, ona çözüm üretebilmek.
"Hepsini CHP'ye tekrar kazandıracağım"
İstanbul'da son 3 yıl içinde yaklaşık 29 bin üye partiden ayrıldı. Bu çok çarpıcı bir rakam. Onların hepsini CHP'ye tekrar kazandıracağım. Biz CHP'nin birliği, bütünlüğü, kardeşliği için mücadele ediyoruz. Tüm gücümüzle bu uğurda ter dökmeye devam edeceğiz.
Çeşitli medya grupları maalesef benim için hayal kırıklığı oldu. Bir kısım gazetecileri saygın gazeteci olarak biliyorduk, değillermiş. 9 aydır o gruptan kimse bana mikrofon uzatmadı. Bizi eleştiriyorlar, cevap hakkımızı elimizden alıyorlar. Neden bize mikrofon uzatmıyorsunuz? Sizin için gazetecilik bu mudur?
İstanbul'un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege AK Parti'ye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor. Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum; bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir?"





