Tunceli'de 2020 yılından bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun arama çalışmalarında aktif rol oynayan 26 yaşındaki Rojvelat Kızmaz’ın şüpheli ölümü, beraberinde birçok ihmal iddiasını getirdi. Batman’daki evinden 9 Şubat 2024’te ayrılan ve üç gün sonra Hasankeyf Baraj Gölü’nde cansız bedenine ulaşılan Kızmaz’ın ölümü, resmi kayıtlara "intihar" olarak geçse de otopsi raporu ve ailenin beyanları farklı bir tabloya işaret ediyor.
Nefes'te yer alan habere göre soruşturma dosyasındaki en kritik nokta, genç kadının kesin ölüm saati ile ilgili bulgular oldu. Aileye bilgi veren adli tıp uzmanının, Kızmaz’ın sudaki kalış süresinin az olduğunu ve ölümünün pazar günü ikindi saatlerinden önce gerçekleştiğini belirttiği ifade edildi. Bu veri, cuma günü evden ayrılan Kızmaz’ın kayıp ihbarının yapıldığı ilk iki gün boyunca hayatta olduğunu gösteriyor.
Rojvelat Kızmaz’ın ağabeyi gazeteci Mehmet Kızmaz, kardeşinin hayatta olduğu bu kritik süreçte hiçbir arama faaliyeti yürütülmediğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Kardeşim ilk iki gün hayattaymış. Cansız bedeninin bulunduğu bölgede jandarma kulübesi ve müze müdürlüğü binası var. Bu kız iki gün boyunca oradaysa jandarma nasıl fark etmedi?"
Kamera kaydı ve arama zafiyeti iddiası
Ailenin iddialarına göre, kayıp ihbarı yapılmasına rağmen kolluk kuvvetleri bölgedeki MOBESE kayıtlarını incelemedi. Rojvelat Kızmaz’ın Hasankeyf’e gittiği bilgisine, ailenin kendi çabalarıyla ulaştığı ve minibüs şoförleriyle görüşerek durumu netleştirdiği belirtildi. Mehmet Kızmaz, "Kameraya bakılsaydı kardeşim ölmeden kurtarılabilirdi. Üç gün boyunca tek bir arama faaliyeti yok; bu bir insanı ölüme itmektir," diyerek tepkisini dile getirdi.
Soruşturmada "kovuşturmaya yer yok" kararı
Yaşanan süreçte ihmali olduğu gerekçesiyle haklarında suç duyurusunda bulunulan polis memurları hakkında "kovuşturmaya yer yoktur" kararı verildi. Ayrıca, ailenin taleplerine rağmen Kızmaz’ın Hasankeyf’e ulaştığı anlara dair kamera görüntüleri ve kişisel telefonunun kendilerine teslim edilmediği öğrenildi. Soruşturma dosyasında, cansız bedenin bulunduğu stratejik noktalarda yer alan resmi binalara rağmen herhangi bir kamera kaydının bulunmaması ise şüpheleri artırıyor.




