6 yıldır süren soruşturmanın seyri yeni gizli tanık ifadeleri ve JASAT'ın özel araştırmasıyla değişti. "Kayıp kız" dosyası, "cinayet ve örbast" şüphesine dönüştü.

2020'den beri devam etmekte olan soruşturmada bugün, Tunceli merkezli olmak üzere İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa, Elazığ ve İzmir’de eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Gözaltına alınan 13 kişi arasında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel de bulunuyor.

Gülistan'ın son görüştüğü kişi olan erkek arkadaşı Zeynal Abarakov ile annesi Cemile Yücer ve üvey babası Engin Yücer de şüpheliler arasında.

Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel kimdir?
Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay Sonel kimdir?
İçeriği Görüntüle

Gülistan Doku'nun ailesinden ilk açıklama
Gülistan Doku'nun ailesinden ilk açıklama
İçeriği Görüntüle

Gözaltına alınan kişiler

1- Zeinal Abakarov: Alanya (Gülistan’ın sevgilisi)

2- Engin Yücer: Alanya (Zeinal’ın eski polis olan üvey babası)

3- Cemile Yücer: Alanya (Zeinal’ın annesi)

4- Uğurcan Açıkgöz: Antalya Merkezden (Mustafa Türkay Sonel'in o dönem ve halen yakın arkadaşı, kamera kaydında yer alan şahıs)

5- Erdoğan Elaldı: Antalya Merkez (O dönem Tunceli İl Özel İdare'de çalışan kişi)

6- Mustafa Türkay Sonel: İstanbul Ataşehir (Dönemin Tunceli Valisi halen İçişleri Bakanlığı Müfettişi olan Tuncay Sonel’in oğlu)

7.⁠ ⁠Gökhan Ertok: Ankara (İhraç olan eski polis memuru, Vali ve korumasıyla bu süreçte irtibatı olan şahıs)

8.⁠ ⁠Savaş Gültürk: Elazığ (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)

9.⁠ ⁠Süleyman Önal: Tunceli (Munzur Üniversitesinde kameralardan sorumlu görevli)

10.⁠ ⁠Celal Altaş: Tunceli

11.⁠ ⁠Nurşen Arıkan: Tunceli

12.Şükrü Eroğlu: İzmir (Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in koruması)

Gözaltına alınan şüpheliler Tunceli'ye getirildi.

Cinayet şüphesi değerlendiriliyor

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada; yeni bulgular çerçevesinde cinayet şüphesi değerlendiriliyor.

Ayrıca organize örtbas, delil karartma, dijital izlerin silinmesi ve kamu nüfuzunun kullanılması gibi iddialar da mercek altında. Özellikle olay gününe ve sonrasına ilişkin araç hareketleri, telefon sinyalleri, silinen sosyal medya verileriyle, bazı kamu görevlilerinin şüpheli bağlantı ve hareketlilikleri soruşturmanın seyrini tamamen değiştirdi.

İsimsiz notta Sonel'in adı geçiyor

Dosyada dikkat çeken noktalardan biri, aile avukatına bırakılan isimsiz not. Bu notta, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in adı geçiyor. Not ortaya çıktıktan sonra yapılan incelemelerde, Sonel’in olay günü araç hareketlerinin olağan akışla bağdaşmadığı tespit edildi.

Erkek arkadaşı ve çevresinin çelişkili ifadeleri

Dosyada Gülistan’ın erkek arkadaşı Zeinal Abakarov’un hareketliliği ayrı bir başlık olarak yer alıyor. Zeinal’in telefonundaki bazı yazışmaların silinmiş olduğu tespit edilirken, Gülistan kaybolduktan sonra sosyal medya üzerinden attığı mesajların dikkat çekici bulundu. Bu mesajlarda, Gülistan’ın başına bir şey geldiğini bildiği izlenimi veren ifadelerin yer aldığı görüldü. Üstelik yalnızca Zeinal değil, çevresindeki bazı isimlerin de olay gecesi ve sonrasında çelişkili beyanlar verdiği, kimi kamera kayıtlarının hiç alınmadığı ya da eksik alındığı ve dosyanın karmaşık hale getirilmeye çalışıldığı anlaşıldı.

700 saatlik görüntü tarandı

Dosyaya eklenen tanık ifadeleri ve 700 saatlik MOBESE görüntüleri de daha önce gözden kaçan ya da üstü örtülen birçok ayrıntıyı ortaya çıkardı. HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve yeni teknik raporlar doğrultusunda olay günü dakika dakika yeniden ele alındı.

Sahte ilaç operasyonu: 1 milyon 500 bin hap ele geçirildi
Sahte ilaç operasyonu: 1 milyon 500 bin hap ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

Gülistan doku soruşturması

Tunceli'de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku (21), 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamamıştı. Doku'nun ailesi, 6 Ocak'ta İl Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulunmuştu. Araştırmalar sonunda Gülistan Doku'nun cep telefonunun, en son Uzunçayır Baraj Gölü'ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirtilmişti.

Dönemin Valisi Tuncay Sonel koordinesinde ve talimatıyla Uzunçayır Baraj Gölü'nde dalgıçlar, ROW ile radar cihazı ve çok sayıda su üstü ekibiyle aylarca çalışma yürütüldü. Doku’ya ait hiç bir ize rastlanılamayınca da çalışmalar sonlandırılmıştı.

Minibüsten nerede indiği belli değil

Yol güzergahındaki KGYS kameralarında yapılan incelemelerde, Gülistan Doku’nun 5 Ocak'ta öğle saatlerinde valiliğin yanındaki bir kafenin bahçesinde eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov ile görüştüğü daha sonra da yolun karşısına geçip şehir içi minibüse bindiği görülmüştü.

Dosyaya giren görüntülerde, Gülistan Doku'nun kafenin önüne nereden geldiği yer almadı ve minibüse bindikten sonra nerede indiği tespit edilememişti. Ayrıca, Doku'nun telefon sinyalinin en son tespit edildiği Sarı Saltuk Viyadüğü’nü yakından gören Munzur Üniversitesi’ne ait kameranın da bozuk olduğu belirtildiği için incelenememişti.Yine viyadüğü gören uzak bir kameranın 3,5 saatlik net olmayan görüntüsü de Ulusal Kriminal Büro'ya gönderildi fakat görüntüler netleştirilememişti.

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gece eski erkek arkadaşı Zeynal Abarakov'nın evine girerken KGYS’de görüntülendiği, ancak ertesi gün ise kameraların açısının değişmesi nedeniyle evin kapısının görülmediği tutanaklara yansımıştı. Soruşturmada Z.A. gözaltına alınıp, adli kontrol ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakılmıştı.

Bakan Gürlek’ten net mesaj: Kamu görevlisi karıştıysa onun da üzerine gidilsin

Gülistan Doku dosyası artık sadece kayıp bir üniversite öğrencisinin akıbetiyle ilgili görülmüyor. Bu soruşturma, aynı zamanda Türkiye’de adaletin güçlü isimlere, nüfuz ağlarına ve kamu bağlantılı şüphelere karşı ne kadar kararlı davranacağını gösterecek bir tavır olarak ilerliyor. Bakan Gürlek’in “Ucu nereye giderse gitsin” çıkışı da tam olarak bu nedenle siyasi ve hukuki açıdan büyük anlam taşıyor.

Ankara kulislerinde Adalet Bakanı Gürlek’in, “Güçlüye dokunulmuyor algısını kıracağız” dediği, soruşturmanın sonuna kadar yürütülmesini istediği ve “Kamu görevlileri karışmışsa kamu görevlilerinin de üzerine gidilsin” talimatı verdiği konuşuluyor. Ankara kulislerinde bu yaklaşım, tüm vakalar bakımından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Bu mesajın ardından gelen operasyon, devletin dosyayı artık çok daha sert ve doğrudan yürüteceğini gösteriyor. Özellikle kamu görevlileriyle bağlantılı iddiaların soruşturma zeminine taşınması, dosyada yıllardır dile getirilen “koruma kalkanı” tartışmalarını da sonlandıracağa benziyor.

Kaynak: DHA