İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen nitelikli dolandırıcılık ve sermaye piyasası kanununa muhalefet öncül suçlarından elde edilen malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya'nın da aralarında bulunduğu 141 kişinin mal varlığı donduruldu. Halk TV'de yer alan habere göre, malvarlığı dondurulan kişiler arasında TERA Ceo'su Emre Tezmen de yer aldı.
Başsavcılığın SPK ve Merkez Bankası Başkanlığı'na yazdığı yazıda listede yer alan kişilerin emekli maaşlarını kapsamadığı, şüpheli işlemler konusunda savcılığa gecikmeksizin bildirilmesi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Denizcilik Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından, listedeki kişiler adına kayıtlı taşınmaz, gemi ve hava aracı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve mal varlıklarının dondurulması istendi.
14 kişilik liste ortaya çıktı: Mustafa Sandal’ın eşi de listede
Listede Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya isimlerinin yanı sıra Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sandal da var. Öte yandan 12 milyar TL ile kaçtığı iddia edilen Cengiz Avcı, Bulls yatırım ve Lydia Holdingin ortakları Enver Çevik ve Kemal Akkaya, Emre Tezmen'in babası Oğuz Tezmen, PKER GYO'da Yönetim Kurulu üyesi olan ve görevden alınan Muhammed Talha Sazak de listede olan isimler arasında.
Ne olmuştu?
Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya, Eylül 2026'da patlak veren "fon krizi" soruşturması kapsamında eşi İlyas Kaya ile birlikte Özata Denizcilik hisselerinden usulsüz ve önceden bilgi alarak yaklaşık 2 milyar TL haksız kazanç sağladığı iddialarıyla gündeme gelmiştir. Siyasi sorumluluk gereği ve iddiaların netleşmesi adına 26 Eylül 2026'da AK Parti'deki tüm görevlerinden istifa eden Kaya'nın istifası Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edilmiş; ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çiftin tüm mal varlıklarına dondurma kararı getirilmiştir. Ekim 2026 başında adliyeye giderek "şüpheli" sıfatıyla ifade veren Kaya çifti, suçlamaları reddederek herhangi bir yönlendirme olmadan yatırım yaptıklarını, ancak süreçte oluşan durumdan ötürü "vicdani rahatsızlık" duyarak kazancı/parayı iade ettiklerini savunmuşlardır. Soruşturma, SPK raporları ve yargı süreci ekseninde hukuki olarak devam etmektedir.




