Gazeteci Fatih Altaylı, kaleme aldığı yazıda Türkiye’nin dış politikası ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fatih Altaylı, ABD’nin Yunanistan’ın Dedeağaç bölgesinde kurduğu askeri üs ve Ege’de yürütülen ortak devriye faaliyetlerine dikkat çekti. Bu gelişmelerin Türkiye’ye yönelik bir mesaj içerdiğini belirten Altaylı, söz konusu üssün geleceğine ilişkin ABD basınında farklı değerlendirmelerin yer aldığını aktardı.

Altaylı, ABD’de Donald Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından üssün kademeli olarak boşaltılabileceğine dair yorumların yapıldığını ancak bu sürecin henüz gerçekleşmediğini ifade etti.

Türkiye’nin dış politika yönelimi

Türkiye’nin son dönemde dış politika çizgisinde değişim yaşandığını belirten Altaylı, Rusya ile ilişkilerin eski yakınlığından uzaklaştığını, Çin ile ilişkilerde ise gerilim yaşandığını dile getirdi. Bu çerçevede Türkiye’nin daha dengeli ancak Batı ve ABD eksenli bir politikaya yöneldiğini savundu.

“Çatışma ihtimali düşük” değerlendirmesi

Altaylı, mevcut tabloya bakıldığında Türkiye ile ABD arasında doğrudan bir çatışma ihtimalinin oldukça düşük olduğunu ifade etti. Bölgesel dengelerde yaşanan değişimlerin, ABD’nin askeri varlığına duyulan ihtiyacı da etkileyebileceğini belirtti.

İsrail ile ilişkiler yorumu

Yazısında Türkiye-İsrail ilişkilerine de değinen Altaylı, iki ülke arasındaki ilişkilerin kamuoyuna yansıdığı kadar kötü olmadığını ileri sürdü. Bu değerlendirme, bölgedeki diplomatik dengelere ilişkin farklı bir bakış açısı olarak öne çıktı.

Mücahit Birinci ile Nedim Şener arasında Ayhan Bora Kaplan polemiği
Mücahit Birinci ile Nedim Şener arasında Ayhan Bora Kaplan polemiği
İçeriği Görüntüle

Altaylı, bugün yayınlanan yazısında Türkiye'nin ABD'yle olan ilişkisinin dününü ve bugününü değerlendirdi. Altaylı, "Korkmayın, artık ABD’nin hedefi değiliz!" yazısında şu ifadeleri kullandı:

"Trump’ın yeniden seçilmesinin ardından bu üssün yavaş yavaş boşaltılacağı ABD basınında yazılmaya başlandı.

Ancak henüz boşaltılmış değil.

Boşaltılır mı bilmiyorum ama bugün ben ABD ile Türkiye’yi karşı karşıya getirecek bir durum görmüyorum.

Bu üs inşa edildiği sırada Türkiye Rusya ile yakın ilişkiler içindeydi.

Pek çok alanda Rusya ile yakınlaşıyorduk.

Enerjide Rusya ile bağımlılık derecesinde bir ilişkimiz vardı.

Nükleer santralimizi Ruslar inşa ediyordu.

Putin ile Erdoğan arasında kıskandıracak kadar dostane bir tavır söz konusu idi.

Seçim öncesi Rusya, Türkiye’nin 30 milyar dolara yakın doğalgaz borcunu erteliyordu.

Türkiye Çin’le giderek yakın ilişki içine giriyordu.

BRICS’e tam üyelik için başvuruyor, Batı blokundan giderek uzaklaşacağı sinyallerini veriyordu.

Ancak bugün bunun tam tersi bir durum var.

İktidar politikasını değiştirdi, bunu da son Beyaz Saray ziyareti ile açıkça teyit etti.

Türkiye, Rusya ile eski yakınlığından çok uzak.

Çin ile ilişkiler giderek geriliyor.

Türkiye dengeli ama Batı ve ABD yanlısı siyasete geri döndü.

Hal böyle olunca ABD ile bir çatışma yaşama olasılığı artık yok denecek kadar az.

Ve merak etmeyin, İsrail ile ilişkilerimiz de göründüğü kadar kötü değil.

Yani anlayacağınız ABD, Rusya’ya karşı tahkim ettiğini söylediği üsse artık eskisi kadar gerek duymuyor."

Kaynak: Haber Merkezi