TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın "İstanbul, Manhattan’dan pahalı olur mu? Biz İstanbul’da ev bulamadık. Müthiş pahalı. Annemlere yerleştik, onların yanında kalıyoruz" açıklaması gündeme tartışmalara neden oldu. Gazeteci Fatih Altaylı, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın açıklamasını bugünkü köşesine taşıdı. Fatih Altaylı’nın yazısı şöyle:

 “Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan fena çuvalladı”

“Merkez Bankası Başkanı Gaye Erkan fena çuvalladı. Bir röportaj verdi. Batırmakla kalmadı, bir de sıvadı.

DEM Parti'den Demirtaş'a verilen cezaya tepki: 'Ne dediyse arkasındayız' DEM Parti'den Demirtaş'a verilen cezaya tepki: 'Ne dediyse arkasındayız'

Daha önce de Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak “Ekonomiden anlamaz” diye aynı isme bir röportaj vermiş ve “Sen maaşını dolarla mı alıyorsun” diyerek karşısındaki ve milleti salak yerine koyan bir yaklaşım sergilemiş ama yaklaşımına en azından halktan itiraz gelmişti.

Şimdi de Gaye Erkan aynı kaderi paylaşıyor. Şunu baştan söyleyeyim, Hafize Gaye Erkan uluslararası bir bankacıdır. Bankacılık kariyeri, bağımsız olarak bağlı olduğu Bakan Mehmet Şimşek’in kariyerinden karşılaştırılmayacak derecede üstündür.

Bankacılığı bildiği ama iletişim bilmediği de aşikardır. Gaye Erkan’a o konumda birinin konuşmaması gerektiği, konuşacaksa da sadece teknik konuşması ve gizemini koruması gerektiğini kimse öğretmemiş.

Hafize Gaye Erkan, bu röportaj ile bir yandan “doğruculuğu” ile pek çok kişinin gözüne girerken, bir yandan da geleceğe yönelik çok olumsuz işaretler verdi. “İstanbul’da kiralar Manhattan’dan yüksek, mecburen annemlerin yanına yerleştik” cümlesine pek çok kişi takıldı.

Ama ben bu cümleye başka açıdan baktım. Evet, Merkez Bankası Başkanı, 160 bin TL’lik aylık maaşı ve on milyonlarca dolarlık şahsi servetine rağmen İstanbul’da kiraları yüksek buluyorsa, vatandaş ne yapsın eleştirisi doğrudur ama benim için asıl olan zaten bildiğimiz bir gerçeği Merkez Bankası Başkanı’ndan duymak çok da önemli değil.

Benim için bu cümle asıl olarak Gaye Erkan’ın Türkiye’de “kalıcı olmadığını” göstermesidir. Erkan, “İşim biter, ben gider” diye düşünen bir tür yeni dönem “Kemal Derviş”i olduğunu, görevli geldiğini işi bitince “döneceğini” göstermiştir. (Bu arada Manhattan’da kiralar hâlâ İstanbul’dan yüksek. Onu da sallamış.)

Hafize Gaye Erkan’ın ortaya koyduğu bir diğer gerçek ise Merkez Bankası Başkanı’nın TÜİK verilerine güvenmediğinin ortaya çıkmasıdır. Hafize Gaye Erkan, piyasayı resmî verilerden değil, apartman görevlisinin gözlemlerinden takip etmeyi daha doğru ve güvenilir bulduğunu açıkça itiraf etmiştir. Bu tutum elbette çok daha insanidir ama bir Merkez Bankası Başkanı olarak bunu bu şekilde açıklamak pek de akıl kârı değildir.

Akım derken bokum demenin tam tarifidir. Üzücü olan ise bu enayice ve ekonomi açısından hiçbir manası olmayan bir röportajdaki saçmalamaları yüzünden iktidarın bulup bulabileceği en iyi Merkez Bankası başkanının darbe almasıdır.

Umarım bu röportaj ile iktidarın gözünden düşmez. Benim gözümde ise yılların “Gaye”si iken AK Parti’nin Merkez Bankası Başkanı olunca “Bana Hafize deyin” demesi zaten o görevi yapmıştı.”

Bu yazı fatihaltayli.com.tr adresinden alınmıştır.

Editör: Selim Ercan