Saç tellerinin 30'lu yaşlardan önce beyazlamaya başlaması, çoğu zaman "ailemde de var" denilerek kabullenilir. Ancak dermatolojik araştırmalar, saç foliküllerinin renk üretim sürecini mercek altına aldığında şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştı. Saça doğal rengini veren melanin pigmentinin üretilebilmesi için "Tirozinaz" adı verilen bir enzime ihtiyaç duyulduğu, bu enzimin ise sadece vücutta yeterli miktarda Bakır (Copper) minerali varsa çalışabildiği gözlemlendi.
Modern beslenme alışkanlıklarında ihmal ediliyor
Vücutta bakır seviyeleri düştüğünde, enzim aktivitesi durarak saç kökleri pigment üretemez, beyaz uzamaya başlar. Demir eksikliği kadar sık konuşulmasa da uzmanlara göre modern beslenme alışkanlıklarında bakır ihmal edilmektedir. Bu eksiklik sadece saç beyazlamasına değil, saçın elastikiyetini kaybederek kırılmasına ve dökülmesine de zemin hazırlar.
Uzmanlar, saçın doğal rengini korumak ve pigment üretimini yeniden canlandırmak için bakır açısından zengin besinlerin tüketilmesini önermektedir. Özellikle kaju, karaciğer ve şekersiz bitter çikolata gibi besinlerin, günlük bakır ihtiyacını karşılamada oldukça etkili olduğu bilinmektedir. Ancak bakır takviyesinin (hap olarak) doktora danışılmadan alınmasının, çinko dengesini bozabileceği ve toksik etki yaratabileceği konusunda da ciddi uyarılar yapılmaktadır.
E vitamini de önem taşıyor
Ayrıca saç beyazlamasını hızlandıran bir diğer faktör, saç köklerinde biriken "Hidrojen Peroksit" olduğu tespit edilmiştir. Normal şartlarda vücut bu maddeyi parçalasa da, yoğun stres ve antioksidan eksikliği durumunda peroksit birikimi artar ve saç telini içten dışa doğru ağartır. Bu nedenle bakır alımının yanı sıra, E vitamini ve antioksidan ağırlıklı beslenme de süreci tersine çevirebilir.




