Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hafta sonu Diyarbakır ve İstanbul başta olmak üzere çeşitli illerde düzenlenen Nevruz (Newroz) kutlamalarındaki provokasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Nevruz kutlamalarında süreci baltalamayı amaçlayan girişimlerin görüldüğünü vurgulayarak, “Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi Nevruz'u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili gerekeni yapıyoruz. Nevruz'un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreci hedef alan tahriklerin karşılıksız kalmayacağını belirterek, “Türkiye'yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerin ne de onların ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, yaklaşık 2 saat 45 dakika sürdü.

Erdoğan'ın Kabine toplantısı ardından yaptığı açıklamadan satır başları şöyle:

"Şiddetin, kinin, nefretin diline teslim olmayacak, bölgemizde sevginin, barışın, kardeşliğin evrensel dilini yüceltmeye devam edeceğiz. Önceki yıllar nevruzun ruhuna yakışmayan hadiseler yaşanırken Terörsüz Türkiye'nin de etkisiyle son 2 yılda bu olayların ciddi şekilde azaldığını görüyoruz.

Diyarbakır ve İstanbul'da olduğu gibi Nevruz'u bahane ederek milletimizin sinir uçlarıyla oynayan alçaklarla ilgili de gerekeni yapıyoruz. Nevruz'un temsil ettiği değerlere gölge düşüren hiçbir provokasyona izin vermeyiz. Bugünlerde stratejik önemi daha iyi anlaşılan Terörsüz Türkiye sürecimizi baltalamayı amaçlayan bu tarz tahrikler bizden gereken cevabı alacaktır.

"Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenler"

Türkiye'yi girdiği bu hayırlı yoldan döndürmeye ne provokatörlerinde ne de onların özellikle ipini ellerinde tutan ağababalarının gücü yetmeyecektir. Önümüze çıkan çeşitli engellere rağmen 17 aydır büyük bir sağduyu ile yürüttüğümüz süreci inşallah menziline ulaştıracağız.

Yolumuz yokuş olabilir ama ülkemizin önü, ufku açıktır. Terörsüz Türkiye sürecimiz nasıl yarım asırlık kanlı bir oyunu bozuyorsa Terörsüz Bölge idealimiz de Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasına nifak duvarları örmek isteyenlerin planlarına set çekmektedir. Bunu önce Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerde gördük. Son olarak bunu İran'a yönelik kotarılmak istenen kirli planda gördük.

"Yeni ittifaklar kurulmaktadır, küresel sistemde yeni liderler kim olacak?

Küresel sistem köklü bir değişim geçirmektedir. Yeni ittifaklar kurulmaktadır. Enerji kaynaklarını ve ticaret yollarını kim kontrol edecek? Küresel sistemde yeni liderler kim olacak? Tıpkı bir asır önce olduğu gibi yeni dünya düzeninin mücadele sahası olarak bir kere daha bölgemiz belirlenmiştir.

Dünyanın bu yeni çatışma ve savaş konjonktürüne Türkiye olarak, iktidar olarak hamdolsun çok iyi hazırlandık. Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek adımlar attık. Hem kaynak çeşitlendirmesi hem yer altı kaynaklarını devreye alacak projeleri hayata geçirdik. Güvenlik paradigmasında devrim yaptık.

Soma maden faciası davasında kamu görevlileri hakkında zaman aşımı kararı!
Soma maden faciası davasında kamu görevlileri hakkında zaman aşımı kararı!
İçeriği Görüntüle

"Türkiye bölgede kan kokusu istemiyor"

Körfez ülkelerine yapılan saldırılar yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır. (ABD-İsrail ve İran) Ülkemizi ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız. Savaşın bölge ülkeleri arasında yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz. Türkiye bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan süreci doğru okuyan, devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin başında yer alıyor.

Türkiye bölgede kan kokusu istemiyor. Birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz.Tedbirli, temkinli, soğukkanlı şekilde kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek süreci yönetiyoruz. Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi bölge barışı, insanlık adına derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı tutum sergilemelidir.

Dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. Türkiye, tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir."

Kaynak: Haber Merkezi