İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Aras Nehri’nde inşa edilen Kız Kalesi Barajı’nın açılış törenine katıldıktan sonra helikopter kazasında hayatını kaybetti. Kazada ölenler arasında İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Tebriz Valisi Malik Rahmeti ve İran lideri Hamaney'in Tebriz Temsilcisi Muhammed Ali Al-i Haşim de yer alıyor.

Dünya gündeminde yerini koruyan kazanın ardından suikast iddiaları ortaya atılırken, İran’da 5 günlük yas ilan edildi. Bu iddialar ve Reisi’nin ölümü sonrası İran’daki seçimlerde görülebilecek etkiler üzerine konuşan emekli İran Büyükelçisi Ümit Yardım, “Dışişleri bakanının kim olacağı, Reisi’nin halefinin kim olacağı kadar önemli” dedi.

“Mevcut rejimde sarsıntı olmaz”

Kazadan sonra İran’daki mevcut rejimde değişiklik görülüp görülemeyeceğine ilişkin görüşlerini aktaran Yardım, “Rejimde sarsıntı olmaz. Çünkü İran’da 50 yıla yaklaşan yerleşik bir düzen var. Bu sistemde tabii ki cumhurbaşkanının ölmesi, oluş tarzı itibarıyla önemli bir olay. Ama İran’ın kendi iç dinamikleri çerçevesinde o düzen tesis edilecektir. Bugüne kadar da bir şey olmadı zaten. Sistem kendi akışına devam edecektir. Kitlesel hareketler olmayacaktır” dedi.

“Muhalifler tarafından kitlesel bir hareket gelmez”

Reisi’nin ölümüyle birlikte muhaliflerin seçimlerdeki etkisinin pek bir fark yaratmayacağını belirten Yardım, “Muhaliflerin etkileri seçimlerde görülmez. İran’da dinamik muhalif kesimler var. Ama İran gerçekten nüfus olarak çok büyük bir ülke. Neredeyse 90 milyon nüfusu var. Her görüşün orada belli bir zemini var. Bu törenler ise bize mevcut düzenin savunucusu olan çok önemli kesimler olduğunu gösterdi” diye konuştu.

Bu kapsamda muhalefetin tanımının önemine dikkat çeken Yardım, şunları söyledi: “Her ülkede muhalefet var. Ama bunun mutlaka İran’da sistemi değiştirmeye yönelik muhalefet olduğu sonucunu çıkaramayız. Ülke içindeki sıkıntıların çok önemli bir bölümümün sistem içi muhalefet üzerinden geliştiğini anlamamız lazım.

Dışişleri Bakanı Fidan: Coğrafi olarak bu savaş Ukrayna'nın da ötesine geçebilir Dışişleri Bakanı Fidan: Coğrafi olarak bu savaş Ukrayna'nın da ötesine geçebilir

İsyanlar var, bunların önemini göz ardı edemeyiz. Ama yine de oradaki kitlelerin illa rejim düşmanı kitleler olduğu sonucuna varamayız. Memnuniyetsiz kesimler vardır, sistemle sorunu olan kesimler vardır ama ‘hepsi rejimi yıkmak istiyor’ sonucu doğru değildir.”

Yardım, “İran’ın kendine göre bir demokratik seçim sistemi var. Seçimlerde katılım oranı giderek azalıyor. En son seçimlerde katılım oranı yüzde 40’larda kaldı. Sandığa gitmeyenler memnuniyetsiz kesimler. Ama dediğim gibi, gitmeyen yüzde 60’ın hepsi rejimi değiştirmek istiyor sonucuna varamayız” diye devam etti.

“Seçimlerde katılım oranı artar”

İran’daki seçimlere ilişkin de konuşan Yardım, seçimlere katılım oranının helikopter kazası sonrasında artacağını düşündüğünü söyledi. Yardım, “İran hükümeti seçimlere katılımı adeta kendisinin meşruiyetinin barometresi olarak görüyor. Ne kadar katılım olursa o kadar memnun oluyorlar. Önümüzdeki haziran ayındaki seçimlerde katılım oranının birkaç puan olsa bile yükseleceğini düşünüyorum. En azından son seçimlerden aşağı inmeyecektir. Çünkü suikast iddiaları gibi değişik nedenlerle İran dışarıya bir mesaj vermek isteyecektir. Mutlaka bir kıpırdanma olacaktır” ifadelerini kullandı.

“Helikopter kazası suikast olsa bile İran bunu asla açıklamaz”

Kazanın ardından ortaya atılan suikast iddialarının yanı sıra tedbirsizlik sonucu bir kaza yaşandığına yönelik fikirler de mevcut. Bu görüşü kendisinin de taşıdığını ifade eden Yardım, “Bu işin iç yüzünü dışarıdan bilmek çok zor. Dış etkili bir kaza olduysa bile onun bile açıklamasının kolay yapılmayacağı yönünde kanaatim. Şu andaki veriler bakımından, kazanın hava şartları ve teknik nedenlerle bağlantılı olduğu görüşündeyim” şeklinde konuştu.

Kaza suikast sonucu yaşansa da bunun asla açıklanmayacağını ifade eden Yardım, “Bunun dışında başka bir senaryo olduysa bile İran hükümetinin bunu açıklayacağını düşünüyorum. Çünkü böyle bir şey olduysa İran buna tepki vermek zorunda. Ama İran bugünkü Orta Doğu karmaşası içinde şiddet düzeyi yüksek tepkiler veremez. Şartlar uygun değil” dedi.

“Yeni dışişleri bakanının kim olacağı çok önemli”

Reisi ve beraberindekilerin ölümü sonrası yeni dışişleri bakanının kim olacağının önemine işaret eden Yardım, “Tabii ki ülkenin cumhurbaşkanının vefatı çok önemli bir olay. Fakat bu seçimlerden sonra İran süratli şekilde normal sistemine dönecektir. Abdullahiyan’ın vefatı ise en az Reisi’nin ölümü kadar önemli” diye konuştu.

“Abdullahiyan dış politikanın şekillendirilmesinde etkili faktörlerden birisiydi”

Abdullahiyan’ın, İran’ın dış politikasında önemli bir rol oynadığını dile getiren Yardım, “Reisi dini kariyerden gelmiş birisi. Kendisine sunulan dış politika seçeneklerini dini liderler kisvesinden geçmiş şekilde, din adamı perspektifinden görüyor. Ama Abdullahiyan çok ciddi bir diplomattı. O dış politikanın şekillendirilmesinde ve üst düzeye arz edilmesinde en etkili faktörlerden birisi. Kendisini çoğu zaman radikal bir kanadın temsilcisi olarak görmüşümdür” ifadelerini kullandı.

Bu sebeple, yeni dışişleri bakanının Abdullahiyan’ın çizgisini sürdürüp sürdürmeyeceğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Yardım, “Abdullahiyan İran’ın dış politikada etkili bir isimdi. Nötr değildi. Olayları akışına göre seyretmeyen, şekillenmede katkı sağlayan bir isimdi. Dışişleri bakanının kim olacağının Reisi’nin halefinin kim olacağı kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü Abdullahiyan sadece bir bürokrat değildi” diyerek sözlerini noktaladı.

Muhabir: Betül Vural