İzmir'in Karabağlar ilçesinde evlenen Feride ve Şeref Derin çifti, düğün organizasyonu için anlaştıkları salon işletmesinin video kaydı almaması üzerine yargıya başvurdu. Arabuluculuk sürecinden sonuç çıkmaması üzerine İzmir 4’üncü Tüketici Mahkemesi’nde açılan davada emsal niteliğinde bir karar çıktı ve mahkeme, gelinin ve damadın manevi zarara uğradığını kabul ederek işletmeye para cezası verdi.
Feride ve Şeref Derin çifti, 27 Aralık 2023 tarihinde Karabağlar ilçesinde bulunan bir düğün salonunda dünyaevine girdi. Çift, düğün öncesinde salon yönetimiyle organizasyonun başından sonuna kadar video kaydına alınması yönünde sözleşme imzaladı. Ancak düğün sonrasında en mutlu günlerine ait görüntüleri teslim almak isteyen çift, işletmecinin "video kaydı bulunmuyor" yanıtıyla karşılaştı.
Yaşanan mağduriyetin ardından taraflar arasında yürütülen arabuluculuk görüşmelerinden herhangi bir sonuç alınamadı. Bunun üzerine Derin çifti, 16 Mayıs 2024 tarihinde avukatları aracılığıyla İzmir 4’üncü Tüketici Mahkemesi’nde manevi tazminat davası açtı.
Kişi başı 100'er bin lira ödenecek
Davayı inceleyen İzmir 4’üncü Tüketici Mahkemesi, 28 Nisan tarihinde gerçekleştirilen karar duruşmasında çifti haklı buldu. Mahkeme heyeti, geri getirilmesi mümkün olmayan düğün gününe ait video kaydının yetersizlik veya ihmal sonucu alınmamasının, çift üzerinde ağır bir manevi yıpranmaya yol açtığına hükmetti.
Yargılama sonucunda, düğün salonu işletmesinin, Feride ve Şeref Derin'e kişi başı 100’er bin lira olmak üzere toplamda 200 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi.
Dışarıdan çekim yapılmasına da izin verilmemiş
Kararın ardından açıklamalarda bulunan Derin çiftinin avukatı Ebru Bilgen, müvekkillerinin mağduriyetinin boyutuna dikkat çekti. Avukat Bilgen, salon yönetiminin sadece kendi yükümlülüğünü yerine getirmemekle kalmadığını, aynı zamanda düğün esnasında dışarıdan profesyonel bir kamera veya çekim ekibinin salona getirilerek hizmet vermesine de kurallar gereği izin vermediğini aktardı.
Bu kısıtlama nedeniyle düğüne dair hiçbir profesyonel video kaydının oluşamadığını belirten Bilgen, mahkemenin verdiği bu kararın tüketici hakları ve benzer mağduriyetler açısından önemli bir emsal teşkil ettiğini vurguladı.




