Erdoğan: 'Emlak Katılımı halka arz etmeyi hedefliyoruz'
Erdoğan: 'Emlak Katılımı halka arz etmeyi hedefliyoruz'
İçeriği Görüntüle

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mayıs ayı enflasyon verilerinin ardından hazırladığı Haziran 2026 Enflasyon Bülteni’ni yayımladı. Raporda, enflasyonun ücretliler ve emekliler üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı.

Araştırmaya göre mayıs ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,61, yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 34,86 olarak hesaplandı. TÜİK verilerine göre aylık enflasyon yüzde 1,71 olurken, 12 aylık ortalamalara göre enflasyon yüzde 32,24 seviyesinde gerçekleşti.

DİSK-AR, yılın ilk beş ayında tüketici fiyatlarındaki artışın yüzde 16,61’e ulaştığını belirterek, ekonomi programında öngörülen yüzde 16’lık yıl sonu enflasyon hedefinin mayıs ayı itibarıyla aşılmış olduğuna dikkat çekti.

Asgari ücret ve emekli aylığında kayıp

Bültende, yüksek enflasyonun alım gücü üzerindeki etkilerine yönelik hesaplamalara da yer verildi. Buna göre asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı mayıs ayında 4 bin 663 TL’ye ulaştı. En düşük emekli aylığında ise kaybın 3 bin 322 TL olduğu hesaplandı.

Raporda, enflasyon hızındaki yavaşlamanın fiyatların düştüğü anlamına gelmediği vurgulanırken, fiyat artışlarının devam etmesinin özellikle dar gelirli kesimlerin yaşam maliyetlerini artırdığı ifade edildi.

Gıda fiyatları daha hızlı arttı

Araştırmada, uzun dönemli fiyat hareketlerine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Buna göre 2005 yılından bu yana genel fiyat düzeyi 35,1 kat artarken, gıda fiyatlarındaki artış 52,7 kata ulaştı.

DİSK-AR, gıda fiyatlarındaki yükselişin genel enflasyonun üzerinde seyretmesinin düşük gelir gruplarını daha fazla etkilediğini belirtti.

Mayıs 2026 itibarıyla yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yüzde 50,06 ile eğitim grubunda görüldüğü, aylık bazda ise en yüksek artışın yüzde 11,29 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşandığı kaydedildi.

Türkiye OECD ülkeleri arasında ilk sırada

Raporda, OECD ülkeleriyle yapılan karşılaştırmaya da yer verildi. Enerji ve gıda dışı fiyat artışları dikkate alındığında Türkiye’nin 2025 yıl sonu itibarıyla OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke olduğu belirtildi.

Çalışmada Türkiye için hesaplanan oran yüzde 32 olarak aktarılırken, Estonya’da bu oranın yüzde 5,8, Kolombiya’da ise yüzde 5,6 olduğu ifade edildi. OECD ortalamasının yüzde 3,7, Avrupa Birliği ortalamasının ise yüzde 2,5 seviyesinde bulunduğu kaydedildi.

Gelir grupları arasındaki fark büyüyor

Bültende, enflasyonun farklı gelir gruplarını farklı düzeylerde etkilediği vurgulandı. TÜİK verilerine dayandırılan hesaplamalara göre en düşük gelir grubundaki yüzde 20’lik kesim toplam gelirin yüzde 6,4’ünü alırken, harcamalarının yüzde 29,2’sini gıdaya ayırıyor.

En yüksek gelir grubundaki yüzde 20’lik kesimin ise toplam gelirin yüzde 48’ini elde ettiği ve gıda harcamalarının bütçe içindeki payının yüzde 12,4 olduğu belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi