Stand-up gösterilerindeki ifadeleri nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve ardından tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın, emniyet müdürlüğünde ters kelepçeli olarak tutulması yargıya taşındı. Avukat Ömer Meşe, söz konusu uygulamanın kanuni dayanağının bulunmadığını ileri sürerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu dilekçesi sundu.
Hakkındaki soruşturma nedeniyle dün yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye dönen komedyen Deniz Göktaş, havalimanındaki pasaport kontrolü esnasında emniyet güçlerince gözaltına alındı. Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilen Göktaş, çıkarıldığı sulh ceza hâkimliği tarafından tutuklanırken, gözaltı sürecinde ters kelepçelendiği anlara ait fotoğrafların kamuoyuna yansıması tepkilere neden oldu.
Cumhuriyet gazetesinden Rengin Temoçin'in haberine göre; yaşanan bu gelişmeler üzerine Avukat Ömer Meşe, Göktaş’a uygulanan muamele ve bu anlara ait görsellerin paylaşılması gerekçesiyle bireysel olarak harekete geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilen dilekçede, kelepçe uygulamasını yapan ve görüntüleri kamuoyuna servis eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü personeli hakkında "işkence", "eziyet" ve "zor kullanma yetkisinin aşılması" suçlarından adli işlem yapılması istendi.
"Fiziksel direnç göstermedi, müdahale keyfi"
Savcılığa sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Deniz Göktaş'ın gözaltı işlemi sırasında kolluk kuvvetlerine yönelik herhangi bir fiziksel direnç göstermediği ve zor kullanılmasını gerektirecek bir eylemde bulunmadığı vurgulandı. Dilekçede uygulamaya dair şu hukuki ve tıbbi değerlendirme yer aldı:
“Direnç göstermeyen kişiye uygulanan ters kelepçe, fizyolojik acıya neden olan ve anatomik sınırları zorlayan bir müdahaledir.”
"İtibarı zedeleme ve küçük düşürme amacı taşıyor"
Suç duyurusunun ardından açıklamalarda bulunan Avukat Ömer Meşe, mevzuatta belirtilen istisnai şartlar dışında yapılan bu tür uygulamaların keyfi olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Belirli şartlar dışında uygulanan bu uygulamaların tamamen keyfi olarak gerçekleştirdiği, tamamen küçük düşürme amacı, toplum nezdinde itibarını zedeleme amacı taşındığı belirgin. Maalesef ki son zamanlarda muhalif kimliğiyle bilinen bütün kişilerde benzer uygulama yapılmış oldu, artık sıradanlaştı kamuoyunda. Fakat aynı muamele hiçbir şekilde hükümete yakın çevrelerin yolu adliyeye düştüğünde uygulanmadığını görüyoruz."



