İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları;
Kıymetli bakanlar, belediye başkanları, akademi ve iş dünyasının kıymetli mensupları ve misafirler sizleri hürmetle selamlıyorum. Aziz İstanbul'da Sıfır Atık Forumu kapanışında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum.
Pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere, bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
"İklim, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi ciddi bir sorun"
İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Bu problemlerin etkisi çok geniş bir alanda daha da fazla hissedilmektedir. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim her çağda değişime uğramıştır. Burada ki asıl mesele krize yol açmadan çözülmesidir.
İklim krizinde en çok katkısı bulunan ülkeler en az zarara uğrayan ülkelerdir. Bir yanda içecek su bulunmazken diğer tarafta lüks ve hoyratlık devam ediyor.
"43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmakta"
BM raporuna göre şu anda dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmakta. Üretilen gıdanın üçte biri israf edilmektedir. Atık sorunu da küresel çapta tehdit unsuru olarak karşımızda durmakta. Eşim Emine Erdoğan'ın forumun başında anlattığı 1,6 milyon metrekare büyüklüğündeki çöpten kıta sorunu ürkütücü bir örnektir.
"Sıfır atık hareketi küresel bir seferberliğe dönüştü"
İklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. Eşim Emine Erdoğan'ın öncülüğündeki Sıfır Atık Hareketi küresel bir çevre seferberliğine dönüştü.
"Sıfır atık hareketi ile ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık"
Sıfır Atık Hareketi'yle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız 2025'te yüzde 37,53'e çıktı. Bu oranı 2035'te yüzde 60'a, 2053'te ise yüzde 70'e çıkaracağız.




