CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Genel Merkezde düzenlenen haftalık basın toplantısında konuştu. Bahçeli’nin, Özgür Özel’e yönelttiği sorularla ilgili konuşan Yücel, “Devlet Bahçeli’nin sorularını ciddiye dahi almıyoruz, cevap vermeyi kendimize zul addediyoruz” dedi.

Yüceli'in basın toplantısından öne çıkan başlıklar şöyle;

DEM Parti’den TÜİK’e suç duyurusu DEM Parti’den TÜİK’e suç duyurusu

Emeklilerin maaşı ile ilgili açıklama

Dün Türkiye’nin dört bir yanından gelen emeklilerle birlikteydik. Ankara Tandoğan Meydanı’ndan emeklilerin haklı taleplerini bir kez daha dile getirdik. Açlık sınırının 17 bin 725 lira olduğu ülkemizde, ermekliler, 10 bin lira maaşları ile artık hayatta kalma mücadelesi veriyor.  Neyi, nereden daha ucuza alırım diye market market geziyorlar, ırf daha ucuz diye pazar alışverişlerini akşam üstü yapıyorlar. Hatta, üzülerek ifade ediyorum ki, birikimi ya da yan geliri olmayan, çocuklarından, ailesinden destek alamayan birçoğu, pazar sonrasında tezgahlarda kalan meyve sebzeleri topluyorlar. Türkiye’nin içinde olduğu ekonomik buhranı emekliler iliklerine, kemiklerine, hücrelerine kadar hissediyor. Biz, en düşük emekli aylığı ve emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çekilinceye kadar, emekli aylıkları arasındaki farklılıkları giderecek intibak yasası çıkarılıncaya kadar, bu ülkenin ekonomisine, üretimine katkı sunan emeklilerimiz el üstünde tutuluncaya kadar, emeklilerimizle birlikte mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

Hangi eylem etki ajanlığıdır? Hangi eylem değildir?

Önümüzdeki günlerde 9’uncu yargı paketinin TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Geçen hafta, bu pakette yer alacağı söylenen, çok tehlikeli bulduğumuz ve Türkiye'de temek hak ve özgürlüklerde ciddi bir gerilemeye neden olacak “etki ajanlığı” düzenlemesi ile ilgili uyarmıştık.  Bu düzenleme kamuoyunda gündeme geldiği hali ile yasalaşırsa, yasadaki suç tipi “Somut, belirli ve öngörülebilir” olmayacaktır.  Ceza Hukukunun temeli “SUÇ GENEL TEORİSİNE GÖRE” suç oluşması için 4 tane ana unsur vardır.

Maddi unsur = Hareket

Manevi unsur = Kasıt

Kanunilik unsuru = Bir diğer adıyla tipiklik, yani bir eylemin yasada suç olarak tanımlanması” 

Hukuka aykırılık = Hukuka uygunluk sebebi bulunmaması

AKP’nin meclise getirmeye ve yasalaştırmaya çalıştığı “Etki Ajanlığı” suçunda sakat olan unsur “Kanunilik Unsuru” dur.  Bir eylemin suç teşkil etmesi için her şeyden önce, yasadaki suç tipine uygun bir eylem olması gerekir. Peki hangi eylem etki ajanlığıdır? Hangi eylem değildir?

Buna karar verecek olan kimdir? Devletin iç ya da dış siyasal yararları nelerdir? Bunlar, yani devletin iç yada dış siyasal yararları ve bunlara aykırı eylemler, AKP’nin günü birlik uyguladığı değişken politikalara göre mi belirlenecektir?

“Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın amacı nedir?”

AKP, Meclise sunduğu kanun teklifi ile Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı diye bir vakıf kuruyor.

Bu vakıf neyin nesidir diye baktığımızda görüyoruz ki paralel bir Dış İşleri Bakanlığı kuruluyor.

Vakfın amacı nedir?  Güya bakanlığın hizmet kalitesini arttırmakmış.

İyi de arkadaş, Dışişleri bakanlığına girmek için KPSS şartını siz kaldırmadınız mı? Dışişleri Meslek Memurlarının alımı için oluşturulan kurulun, büyükelçiler arasından belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı?

Sınav kurullarının elçi ve büyükelçilerden belirlenmesi şartını siz kaldırmadınız mı? Hem liyakatsiz alımların önünü açacaksın, hem de bakanlığın hizmet kalitesini artırmak için vakıf kuracaksın.  Bu vakfın, AKP kadrolarının bankamatik personel deposu haline getirileceğini şimdiden ifade etmekte fayda var. Vakfın mütevelli heyeti başkanlığını dışişleri bakanı üstlenecek, mütevelli heyeti de kendisinin belirlediği 10 kişi olacak.

Soralım Hakan Fidan’a! Listen hazır mı Sayın Fidan? Hangi AKP eski milletvekili, belediye başkanı, adayları, il, ilçe başkanları olacak?  Asıl önemli kısım bu vakıf, Dışişleri Bakanlığı’nın bütçesine ortak olacak. Bakanlığın vize gelirlerinden pay alacak.  Bakanlığın kasasından “vakfa aktarılan milletin parası” birçok muafiyetten yararlanarak harcanacak, ancak denetlenemeyecek.  Tasarruf tedbirleri diye uydurdukları işlevsiz programdan kendilerini işte böyle sıyırıyorlar.  Bağış adı altında, “Kimlerin vergi borcu silinecek? “

Bahçeli’nin ‘mertçe’ cevap bekliyorum sorularına yanıt

Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e bir takım abuk sorular yöneltmiş, bir de üstüne MERTÇE cevap bekliyorum demişti. Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş sokak ortasında torbacılara öldürtülürken,

Parti yönetiminin en üst kademesindeki bazı isimler cinayetle ilişkilendirilirken gıkı çıkmayan bir parti, bize mertlikten bahsetmesin. Devlet Bahçeli’nin sorularını ciddiye dahi almıyoruz, cevap vermeyi kendimize zul addediyoruz.

Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel grup toplantısında Bahçeli’nin konuşmasına ithafen, Sayın Bahçeli’nin konuşma metinlerini yazan 2 kişiden bahsetmişti. Genel başkanımız konuşmasında iki kişi demişti ve isim vermemişti…

O iki kişi, genel başkanımız isim vermemiş olmasına rağmen üzerlerine alındılar ve sosyal medya hesaplarından ağızlarından köpük saça saça Genel Başkanımıza saldırarak kendilerini ifşa ettiler.  İşin memnuniyet veren tarafı, bu ikiliye Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocaklarından kimse sahip çıkmadı.  Geçtiğimiz günlerde Sinan Ateş’in yol arkadaşlığını yapmış Ömer Zengin isimli şahıs, bir TV kanalında yaptığı açıklamada Sinan Ateş cinayetinde ismi geçen “Olcay Kılavuz’un Semih Yalçın tarafından öldürülmekten korktuğunu” ifade etti. Türkiye’de ses getiren, sansasyonel bir cinayete ismi karışan eski bir milletvekili, bir genel Başkan Yardımcısı tarafından öldürtülmekten neden korksun?

Sayın Devlet Bahçeli’ye de tavsiyemiz, Sinan Ateş davasının örtbas edilmesine alet olmamasıdır. Ayrıca o iki kişi için söylüyorum;  Biz onlara,  onların üslubuyla cevap vermeyiz.  Biz sorulması gereken soruları sorarız. Değerlendirmesini halkımız yapar.  O iki şahsın Özgür Özel’in adını ağızlarına almaları için önce ağızlarını yıkamaları lazım.

Eğitim müfredatına tepki

Bilimsel analiz ve gerçekliklerden uzak bir anlayışla hazırlanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Bilmem nesi” isimli müfredat, Talim Terbiye Kurulu onayından geçti.  Milli Eğitim politikalarındaki niteliksizlik, bu politikaları dayatan ve MEB’in başında olan kişi ile özdeştir. Müfredat incelemesi için bir haftalık bir süre verdiklerini, daha sonra sanki bir marifetmiş gibi bu süreyi 10 güne çıkardıklarını pişkin pişkin söyleyen Yusuf Tekin, çocuklarımız ve gençlerimiz için organize bir kötülüğün başıdır. Müfredat incelemesi için yapılan açıklamalar, gerçekte süre vermek gibi bir amaç olmadığını açıkça göstermektedir.

Demokratik ve katılımcı bir müfredat yapma derdi olmayan dayatmacı bu anlayış, küçücük çocuklara “değerler eğitimi” adı altında kefen örtmeyi, tabut başında ağıt yaktırmayı makul göstermeye çalışmaktadır. Pedagojik felaketlere sebep olacak Türkiye Maarif Modeli, Anayasamızın 42. Maddesinde belirtilen Atatürk İlke ve İnkılaplarından, Çağdaşlıktan ve bilimsellikten çok uzaktır. Derhal geri çekilmelidir.

Kaynak: Haber Merkezi