Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'ne katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı’nı açıkladı. Erdoğan, “Eylem planımız, ‘Fark Et’, ‘İstifade Et’, ‘Üret’ ve ‘Yönet’ olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem üzerine inşa edildi. Planımızın birinci ekseni olan "Fark Et" hedeflerimiz doğrultusunda, yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını ve güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı'nı başlatacağız” dedi.
Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:
"Sevgili İstanbullular, kurumlarımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli yöneticileri, değerli bilim insanlarımız, sanayici ve girişimcilerimiz, sevgili genç kardeşlerim. Hepinizi en kalbi duygularımla, hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih'in temellerini attığı Tersane-i Âmire'de, Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor, hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Sizlerin vasıtasıyla, cihanın incisi İstanbul'umuzun 39 ilçesinde ve Türkiye'nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye Yapay Zekâ Zirvesi'nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı ve programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum.
"Türkiye'yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacağız"
Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı'mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye'yi yapay zekâ teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Kıymetli misafirler, dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihî günlerden geçiyoruz. Bu dönemdeki değişim, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarih seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe kadar değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihî bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor.
“Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı”
Yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin, hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği hâline geldiğine şahit oluyoruz. Şu bir gerçek ki günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askerî ve iktisadî gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.
“Basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz”
Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz Ordinaryüs Profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum'da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu. Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir? Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti. Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır. Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz. Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız ve teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor.
“Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz”
Dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE'den seri imalata kadar tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi. Millî Teknoloji Hamlemizi, Türkiye Yüzyılı'nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağıyla, azmiyle, maharetiyle ve projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyoruz. Bu vesileyle, teknolojide yazdığımız bu başarı hikâyesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor, genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum.
Kıymetli dostlar, Türkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zekâ başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart'ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G'yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024'te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve millî uydumuz Türksat 6A ile Türkiye'yi, dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofest'lerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dâhil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700'ü aşkın araştırma, geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknoparkta 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.
“Türkiye yapay zeka eylem planı 4 eylem üzerine inşa edildi”
Değerli misafirler, Yapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız, "Fark Et", "İstifade Et", "Üret" ve "Yönet" olmak üzere dört temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan dört eylem üzerine inşa edildi.
Planımızın birinci ekseni olan "Fark Et" hedeflerimiz doğrultusunda, yapay zekânın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekâyı doğru anlamasını ve güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı'nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zekâ okuryazarlığı atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız.
Planımızın ikinci ekseni olan "İstifade Et" kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği bir dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz, başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başlıkları olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ'lerimize, yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.
Kıymetli misafirler, planımızın üçüncü ekseni olan "Üret" hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek, kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ'lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız. Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızı, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin hayata geçmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceğiz. Büyük dil modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK'ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda kat ettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN'ımızın MAIN platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan, Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak, robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz.
"10 milyar dolar kaynak harekete geçirilecek"
Planımızın dördüncü ekseni olan "Yönet" hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zekâ altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden, en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritası ile öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul'u yapay zekâ alanında Türkiye'nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul'u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zekâ standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz.”





