Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla Osmaniye'de düzenlenen anma törenine katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin iktidara yönelttiği eleştirilere yanıt verdi. Erdoğan, “Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650 bin personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimizle sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk, Türkiye’mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:
“Rabbim deprem şehitlerimizin kabirlerini nur, mekânlarını cennet eylesin. Aynı gün yaşadığımız iki büyük deprem sebebiyle rahmeti Rahman’a kavuşan bu kardeşlerimizi unutmayacağız. Onların hatıralarını kalbimizde ve zihnimizde daima yaşatacağız.
“Birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız”
Sevgili Osmaniye, sevgili kardeşlerim; burada şu gerçeği tüm kalbimle bugün sizlerle paylaşmak isterim. Bakın, bizler beşer olarak elbette geçmişe dönemeyiz, zamanı durduramaz, kaybettiğimiz canları ne yazık ki geri getiremeyiz. Evet, zaman pek çok şeyin ilacıdır, şifasıdır, yaralarımızın merhemidir; ama şurası da bir gerçek ki bazı acıları dindirmeye zaman bile yetmez.
6 Şubat depremlerinde milyonlarca insanımız; kimi anne babasını, kimi kardeşini, kimi canından çok sevdiği evladını, kimi de yoldaşını, hayat arkadaşını kaybetti. Nice kalpler dağlandı, nice hayatlar yarım kaldı, nice canlar bir gecede ahiret yurduna göç eyledi.
Tüm bunlar şüphesiz bir milletin tarihi boyunca yaşayacağı en zorlu sınavlardan, hafızasında taşıyacağı en çetin imtihanlardan biridir. Fakat biz metanet, sabır, tevekkül ve dirayet sahibi bir milletiz. Şu anda karşımda bu dirayet sahibi milleti görüyorum, dirayet sahibi Osmaniye’yi görüyorum.
Ümitsiz olmayı yasaklayan bir inancın mensuplarıyız. Tutacağız ama geleceğe bakmayı, ne olursa olsun yola devam etmeyi de asla ihmal etmeyeceğiz. Birbirimize destek olduk ve olacağız, birbirimizin yaralarını sardık ve saracağız. Bizi büyük millet yapan ne kadar kıymet varsa hepsine sıkı sıkıya sarılacak, bunlara sahip çıkacağız.
İşte bugün sizlere baktığımda, hamdolsun tüm bunları başarabilmiş, en karanlık gecelerde hem devletine hem milletine güvenebilmiş, sırt sırta, yürek yüreğe vererek bu zorlukların üstesinden gelebilmiş bir vakar tablosu, bir umut zaferi görüyorum. Bundan da büyük bir gurur ve bahtiyarlık duyuyorum. Eğilmediğiniz için, yıkılmadığınız için, umutsuzluk girdabına düşmediğiniz için her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyorum.
“Üç buçuk milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık”
Aziz milletim, değerli kardeşlerim; 6 Şubat 2023’te Cumhuriyet tarihimizin en yıkıcı felaketiyle sarsıldık. 11 ilimizde, 120.000 km²’lik alanında yaşayan 14 milyon insanımız bu afetten doğrudan etkilendi. 53 bin 697 vatandaşımızı kara toprağın bağrına verdik. 107 bin 213 kardeşimiz ise depremden yaralı olarak kurtuldu. Üç buçuk milyon vatandaşımızı bölgeden tahliye etmek durumunda kaldık.
Deprem bölgesindeki 2 milyon 300 binadan yaklaşık 39.055’i afet sırasında yıkıldı. 199 binin üzerinde bina ağır hasar alırken, 36.000 bina ise orta hasarlı hâle geldi.
“Depremlerin ekonomimize dolaylı maliyeti 150 milyar doları buldu”
Tarihimizin en büyük felaketlerinden biri olan bu depremlerin ekonomimize doğrudan maliyeti 104 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 150 milyar doları buldu. 2023 yılındaki millî gelirimizin yüzde dokuzuna tekabül eden bu tutar, ülkemiz tarihinde doğal afetlerden kaynaklanan en ağır ekonomik kayıptı.
Devlet olarak depremin ilk anından itibaren dakikalar içerisinde harekete geçtik ve 650.000 personelimizi hızlıca sahaya intikal ettirdik. Bu süreçte bakanlıklarımız, belediyelerimiz, güvenlik kuvvetlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, hayırseverlerimizle sonunda devlet-millet dayanışmasının en güzel örneğini sergileyerek depremin açtığı yaraları beraberce sardık. 86 milyon olarak küllerimizden yeniden doğduk, Türkiye’mizin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.
Sevgili Osmaniyeliler; tabii şurası da son derece üzüntü ve endişe vericidir. Biz vatandaşlarımızın hayatını kurtarmaya, onlara hep birlikte bir gelecek sunmaya çalışırken maalesef ana muhalefetin başını çektiği bazı çevreler bu depremden siyasi rant devşirmenin hesabını yaptı. Millet ve memleket hayrına ne kadar proje, eser, hizmet ve yatırım varsa hepsine çamur atmayı vazife edindiler.
“Deprem turistlerinin atmadıkları iftira kalmadı”
Bu hazımsızlar, depremzedelerimizin acılarını menfaate çevirmeye, duygularını istismar etmeye çalıştılar. Deprem turistlerinin atmadıkları iftira, söylemedikleri yalan, yapmadıkları dezenformasyon kalmadı. Çıktılar hep bir ağızdan devlet vatandaşını yalnız bıraktı dediler, arama kurtarma faaliyetleri, yardım çalışmaları oy rengine göre yapılıyor dediler, bunlar bu evleri bitiremez dediler. İşte evler burada.
Kardeşlerim, bunların “bitmez” dediği evler burada. Ne bir işin ucundan tuttular ne de ellerini taşın altına koydular. Maalesef böyle bir mesele bile ne yazık ki bunların gündemine gelmedi. Burada da partizanca davrandılar.
Peki sonuçta ne oldu? Hepsinin hevesi kursaklarında kaldı. İktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalmasını bekleyenler büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Bunların bizleri yıldırmayı, bizim irademizi kırmayı amaçlayan toksik siyasetine teslim olmadık.
Allah’ın izniyle “biz bu işin altından kalkarız” dedik ve hemen işe koyulduk. Sadece 3 yıl gibi kısa sürede şehirlerimizi yeniden imar ve ihya ettik. İttifak ve iktidar olarak sizlere verdiğimiz sözleri yerine getirdik.
İşte rakamlar ortada: Bugüne kadar 433.667’si konut, 21.690’ı iş yeri olmak üzere tam 455.357 bağımsız bölümü tamamladık. Geçtiğimiz 27 Aralık’ta Hatay’ımızda 455 bininci afet konutumuzun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla teslim ettik.
İlk günden itibaren bize inanan, güvenen ve samimiyetle destek olan tüm vatandaşlarıma, sizlerin şahsında canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu aziz millete layıkıyla hizmet etmeyi, bu aziz milletin hizmetkârı olmayı şahsıma nasip eden Rabbime sonsuz hamdü senalar olsun diyorum.
Sevgili Osmaniyeliler, şunu bir kez daha altını çizerek ifade etmek durumundayım: Bu yıl dönümleri siyasi polemik yapma, birilerine laf yetiştirme günleri değildir. Bu günler hem acımızı paylaşma, hem kayıplarımızı özlemle anma, hem de milletçe kenetlenmemizi güçlendirme dönemleridir.
Erdoğan’dan Özgür Özel’e tepki
Ne yazık ki ana muhalefetin başındaki zat 4 gündür, hatta vicdanına ve ahlaka sığmayan çirkin bir üslupla bizi hedef alıyor. Laf ola beri gele misali boş atıp dolu tutturmanın derdinde. Oysa bir siyasetçi eserleriyle konuşur. Varsa bir eserin, icraatın, projen çıkar, millete anlatırsın. Ama eserin yoksa CHP Genel Başkanı gibi sadece polemik yaparsın, ona buna sataşarak günü kurtarmaya çalışırsın.
Hatasını kabul etse, belki biraz mahcup olsa, biraz kendini düzeltse biz de acemiliğine verir, bir yere kadar anlayışla karşılarız. Fakat bunda o erdem de yok. Öyle ya, madem biri şunu şundan tutmuyorsun, bari hizmet edene engel olma. Madem Türkiye’ye hiçbir faydan yok, bari faydası olana engel çıkarma.
Üç yıl boyunca sürekli eleştirdiniz, sürekli çamur attınız. Bari bugün 455.000 konutu teslim eden devletine bir teşekkür et. Ortadaki başarıyı gör, verilen emekleri, dökülen terleri gör. Dili var, hakkı konuşmuyor. İhtirasları boylarını aşan bu kifayetsizlere sadece şunu hatırlatmak isterim kardeşlerim: Ters çevirmekle kuyudan minare olmaz, hakikat güneşi balçıkla sıvanmaz. Sizin de yalanlarınız, çarpıtmalarınız hakikatin yerini alamaz. Siz inkâr etseniz de millet bizim ne yaptığımızı çok iyi biliyor. İşte ortada, biz eserlerimizle konuşuyoruz.
6 Şubat 2023’ten beri 11 ilimizi ayağa kaldırmak için nasıl çırpındığımızın en yakın şahidi işte bu meydandaki kardeşlerimdir. Burada çok kısa bir şekilde deprem bölgemiz için neler yaptığımızı genel hatlarıyla ifade etmekte fayda görüyorum.
“653 milyar lira ödenek ayırdık”
Şimdi bakınız değerli kardeşlerim; depremin yol açtığı kayıp ve zararların telafisi için bugüne kadar toplam 3,6 trilyon lira, yani 90 milyar dolar civarında kaynak kullandık. Hasarların onarılması ve şehirlerimizin depreme karşı daha dirençli hâle getirilmesi için 2026 yılı bütçemizde 653 milyar lira ödenek ayırdık.
Afet bölgesindeki evlatlarımızın eğitimi üzerinde durduğumuz konuların başında yer alıyor. Bölgedeki 119 bin 200 dersliğin 9.800’ü kullanılamaz duruma gelmişti. 14.310 derslik inşa ettik, 2.965 dersliğin güçlendirme çalışmalarını bitirdik. Toplam derslik sayımızı 126.675’e çıkardık.
Deprem illerimizdeki gençlerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 14 bin 400 yatak kapasiteli 15 adet yeni yurt projesi yürütüyoruz. Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum: Sağlık altyapısında meydana gelen hasarın telafisi için 123 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Toplamda 5.864 yatak kapasiteli 36 devlet hastanesini bitirdik.
Sizlere şunun da müjdesini vermek istiyorum: “Ev sahibi Türkiye” sloganı ile başlattığımız 500.000 sosyal konut projesinde Osmaniye’ye ise 2.990 konut tahsis ettik. Deprem konutlarımız gibi sosyal konutlarımızı da söz verdiğimiz vakitte inşallah sizlere teslim edeceğiz.
Şundan emin olunuz; size ve milletimize asla hayal kırıklığı yaşatmayacak, şahsımıza ve ittifakımıza olan teveccühünüzü asla boşa çıkarmayacağız.”




