Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Mary Lawlor, beş BM raportörünün ortak bildirisiyle Türkiye’ye insan hakları savunucuları ve avukatlara yönelik yargı süreçlerine ilişkin uyarıda bulunduğunu açıkladı. Bildiride, hükümetten bugüne kadar yanıt alınamadığı da ifade edildi.
BM raportörleri, Türkiye’de aralarında avukatlar ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin de bulunduğu yedi kişinin yargı süreçlerine ilişkin iddiaları gündeme taşıdı. Ortak bildiride, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) insan hakları savunucuları ve avukatlar üzerinde “cezalandırma aracı” olarak kullanıldığı yönünde endişelere yer verildi.
“Uluslararası standartlarla uyum sorusu”
Raportörler, Türkiye’ye gönderilen bildiride terörle mücadele mevzuatının uluslararası standartlara uyumuna ilişkin reform planı olup olmadığını ve avukatların fiziksel şiddet ile yargısal tacizden korunması için hangi adımların atıldığını sordu.
Bildiride, yüzde 79 engelli raporu bulunan Hatice Onaran’ın cezaevi idaresi gözetiminde mahpuslara yaptığı küçük miktarlı para yardımlarının “terörizmin finansmanı” kapsamında değerlendirilmesinin uluslararası hukukla bağdaşmadığı ifade edildi.
"Cezaevi idaresi denetiminde ve yönetmeliklere uygun olarak yapılan insani yardımların terörün finansmanı olarak değerlendirilmesi, uluslararası hukuk ve Terörizmin Finansmanına İlişkin Sözleşme (1999) ile bağdaşmamaktadır. İnsani yardımlar, terör suçu kapsamında kriminalize edilemez"
“Savunma makamı hedef alınıyor” iddiası
Bildiride ayrıca bazı avukatlara yönelik yargısal süreçlerin “savunma makamını zayıflattığı” savunuldu. Avukat Sabri Güngen’in adliyede polisler tarafından darbedildiği iddiasına da yer verilerek, olayın “basit güç kullanımı” şeklinde değerlendirildiği aktarıldı.
"Avukatların mesleki görevlerini yerine getirirken baskı, taciz ve müdahale olmaksızın çalışabilmeleri, hukuk devletinin temel taşıdır"
İHD üyeleri Mehmet Acettin, Tuğba Kahraman ve İsmail Boyraz’a yönelik gözaltı ve ev hapsi kararlarının örgütlenme özgürlüğünü sınırladığı ileri sürüldü. TMK’daki muğlak ifadelerin temel hak ve özgürlükleri kısıtladığı yönünde endişeler dile getirildi.
Bildiride, bu uygulamaların Türkiye’nin Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi (ICCPR) kapsamındaki yükümlülükleriyle çelişebileceği öne sürüldü.
BM’den Türkiye’ye sorular
Raportörler Türkiye’ye şu soruları yöneltti:
Hatice Onaran’ın sağlık hakkına erişimi için hangi önlemler alındı?
Terörle mücadele mevzuatının uluslararası standartlara uyumu için reform planı var mı?
Avukatların fiziksel şiddet ve yargısal tacizden korunması için hangi adımlar atılıyor?
BM, Türkiye’den gelecek yanıtın 60 gün içinde kamuoyuyla paylaşılacağını ve İnsan Hakları Konseyi raporuna dahil edileceğini bildirdi.




