Partisinin TBMM’de düzenlediği grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bütün partilere ‘liderler zirvesi’ çağrısında bulunan Bakırhan şunları söyledi:

“Türkiye’nin temel sorunlarını çözmek için sayın cumhurbaşkanının ev sahipliğinde bir liderler zirvesi toplanmalıdır. Artık Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ertelenemez. Önüne başka gündemler konmaz, gündelik siyasetçinin malzemesi yapılamaz. Hiçbir siyasi liderin bu sorumluluktan kaçma lüksü yok. Bu sebeple geleceği birlikte yazacak bir zemini var etmek için tüm liderlerin dahil olduğu liderler zirvesini artık gerçekleştirelim. Liderler zirvesi ile çözümün siyasal iradesini gelin hep birlikte pekiştirelim.”

Partilerin ortak rapor taslağında uzlaştığı öneriler belli oldu; işte o maddeler...
Partilerin ortak rapor taslağında uzlaştığı öneriler belli oldu; işte o maddeler...
İçeriği Görüntüle

Beyfendiler ekonomik krizi itiraf etmiyor

Birileri şatafatlı bir hayat yaşıyor. Bu şatafatı yolsuzluk yapanlar yaşıyor. Bakın, ocak ayında faiz ödemeleri, 2025’in aynı ayına göre yüzde 180 artarak 456,4 milyar TL ile aylık bazda rekor kırdı. Enflasyonu yüzde 30’larda gösterirlerken faize ödenen para yüzde 180.

Emekçilerin, emeklilerin hali hiç iyi değil. Dünyada da yaşanıyor, biz de biliyoruz. Ama hiçbir zaman böyle bir ekonomik kriz görmedik. 2018'den beri iktidarın bir türlü çözemediği ekonomik kriz yaşıyoruz. Ama beyefendiler itiraf etmiyorlar. Geliri adil dağıtırsan, vergide adaletli bir alım yaparsak, halkı önceleyen kararlar alırsak, faiz lobilerine verdiğimiz parayı emekliye, emekçiye dağıtırsak emin olun aşarız.

Hakan Fidan'a tepki: 'Sürecin geleceğine yapılmış en büyük yanlış olur’

Bakırhan konuşmasının devamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, 'Suriye ayağı bittikten sonra Irak ayağı var' sözlerine atıfla şunları söyledi:

"Geçen hafta Dışişleri Bakanı’nın bir TV programında Irak’a dair 'Suriye’den sonra sıra Irak’ta' sözleri büyük bir krize neden oldu. Bu beyanat nedeniyle Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi hem Irak Dışişleri Bakanlığına hem de Haşdi Şabi Başkanlık Ofisine çağrıldı; 'diplomatik normlara uyulması' ikazı yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Irak Başbakanı Sudani’yi aramak zorunda kaldı.

“Irak, Libya Ve Suriye'ye benzemez”

İran’da yeni savaş senaryolarının açıkça konuşulduğu, Irak üzerinden hesaplaşıldığı bir dönemde Sayın Bakanın bu sözlerinin arka planına bakmak gerekiyor. Ortadoğu’nun yeni düğümü Irak’ta atılmak isteniyor. 'Yeni düzen' tartışmalarında egemenlik vurgusu öne çıkarılıyor. Bu egemenlik, Şii–Sünni bloklaşmaları üzerinden kuruluyor.

Ancak uyarıyoruz: Irak ne Libya’ya ne Suriye’ye benzer. Irak’taki hareketlenme, Suriye’den İran’a, Yemen’den Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyayı etkiler. Peki, böyle bir ortamda Türkiye nasıl bir pozisyon almalı? Türkiye, etnik ve inançsal fay hatlarını tetikleyen senaryolardan uzak durmalı. Özellikle Kürtleri bahane ederek Şengal’e, Mahmur’a, Erbil’e yeni tehditler savurmak doğru bir tutum değildir.

“Ortadoğu birliğini öneriyoruz”

Sayın Fidan’a açıkça soruyoruz; Şengal’de, Mahmur’da ve Federe Kürdistan Bölgesi’nde yeni hesaplar mı devreye sokmak istiyorsunuz? Eğer böyleyse bu yaklaşım hem barış sürecine hem de 86 milyonun geleceğine karşı yapılan en büyük yanlış olur. Aksine yapılması gereken, Kürtlerle stratejik ve tarihi ittifaklar kurmaktır. Birlikte büyümektir. Bu konuda somut bir teklifimiz var: Emperyalist kışkırtmalara ve savaş planlarına karşı Demokratik Ortadoğu Birliği’ni öneriyoruz.

Eğer böyle bir yaklaşım varsa barış sürecinin geleceğine yapılmış en büyük yanlış olur. Bölgesel bir barış vizyonuyla katkıda bulunabiliriz. 15 Şubat bugün bile devlet aklı ve Türkiye siyaseti bunu tabu olarak çözümlenmemiştir. Hepimiz kaybettik. Sayın Öcalan ikinci komployu da boşa çıkarmıştır. 27 Şubat çağrısıyla sayın Öcalan tek çağrıyla bitirdi mi?"

Muhabir: Kadir Gürhan