NASA’nın Artemis II görevi çerçevesinde kullanılan Orion uzay aracından çekilen karelerde, Ay yüzeyindeki yaklaşık 965 kilometre genişliğindeki Orientale Havzası dikkat çekti. Bu bölge, Ay’ın Dünya’dan görülen yüzü ile uzun yıllardır “karanlık yüz” olarak adlandırılan uzak yüzü arasındaki geçiş hattında yer alıyor.
Daha önce yalnızca insansız uzay araçlarının görüntüleyebildiği alan, ilk kez insanlı bir görev sırasında bu kadar net biçimde kayda geçti. Paylaşılan görüntüler, Ay’ın yüzey yapısına ilişkin yeni ayrıntıları da ortaya koydu.

Ay’ın uzak yüzü farklı yapısıyla öne çıktı
Görevde yer alan astronotlardan Christina Koch, Ay’ın görünmeyen yüzünü “alıştığımızdan tamamen farklı, etkileyici bir manzara” sözleriyle tanımladı. Astronotlar, yüzey detaylarının Dünya’dan görülen kısımla belirgin biçimde ayrıştığını aktardı.
Orion kapsülünden paylaşılan görüntülerde, yolculuğun ilk bölümünde merkezde görülen Dünya’nın, Ay’a yaklaşıldıkça yerini giderek büyüyen gri-beyaz yüzeye bıraktığı görüldü. Mürettebat, her saat geçtikçe Ay’ın boyutunun gözle fark edilir biçimde arttığını belirtti.
Yakın geçiş manevrası hazırlanıyor
Görevin en kritik aşamalarından biri olan Ay’a yakın geçiş manevrasının kısa süre içinde yapılması planlanıyor. Mürettebatın yolculuğun büyük bölümünü tamamladığı bildirildi.
Görev sırasında yalnızca Ay görüntüleri değil, Dünya’nın hilal şeklinde görüldüğü kareler ile astronotların uzaydaki günlük yaşamına dair görüntüler de paylaşıldı. Orion’un dışına yerleştirilen kameralar sayesinde uzay aracının hem Ay hem de Dünya ile aynı karede yer aldığı görüntüler elde edildi.
Kabin içinden kaydedilen görüntülerde ise yansımayı önlemek amacıyla ışıkların kapatıldığı, astronotların sessizce uzayı izlediği anlar öne çıktı. Bu görüntüler, insanlığın yarım yüzyılı aşkın sürenin ardından derin uzaydaki yeni yolculuğuna görsel tanıklık sundu.





