Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda yapılan duruşmaya, aralarında Ayhan Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik'in de bulunduğu 76 tutuklu ve tutuksuz sanık ile taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, duruşmanın tutuklu sanık Serdar Sertçelik'in beyanlarıyla sürdürüleceğini bildirdi.

"Baskıyla gizli tanık yapıldım, polisler kaçmama müsaade etti"

Söz verilen sanık Serdar Sertçelik, "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçlamasını reddederek, yargılamayı asıl etkileyenlerin önceki yargılama heyeti ve emniyet mensupları olduğunu öne sürdü. Gizli tanık sıfatıyla verdiği ifadenin polislerin tehdit ve şantajları sonucu kendisine imzalatıldığını iddia eden Sertçelik, şu iddialarda bulundu:

"Ben ilk aşamada, sulh ceza mahkemesine çıkmadan önce Şevket Demircan'a 'Hakkımda tutukluluk kararı çıkarsa nasıl gizli tanık olduğumu anlatırım' dedim. Sonra bana adli kontrol ev hapsi verilince, 'Ben nasıl yurt dışına çıkacağım?' diye baskı yaptım. Onlar da kapıdan polisleri çekip kaçmama müsaade ettiler. Amacım yargıyı etkilemek değildi, tek amacım yapılan hukuksuzluğu kanıtlamaktı. Nefsi müdafaa hakkımı kullandım."

Yağma suçlamasına ilişkin mahkemeye dekont ve faturalar sunan Sertçelik, Türkiye'ye kendi isteğiyle döndüğünü, Macaristan sınırında yakalandıktan sonra tutulduğu cezaevinde telefon kullanmasının imkansız olduğunu ve kaldığı hücrenin kameralarla izlendiğini belirtti.

"Buluntu telefon sahte, kumpasa düşürüldüm"

Dava dosyasına giren buluntu telefona ve mesaj kayıtlarına da değinen Sertçelik, söz konusu cihazın ve mail hesabının kendisine ait olmadığını savundu. Telefonda yer alan yazışma tarihlerinin bir kısmında cezaevinde olduğunu ifade eden Sertçelik, "Benim hiçbir zaman android telefonum olmadı. Kullandığım iddia edilen hat bana ait değil ve dosyada adı geçen kimsede bu numara kayıtlı değil. Sanık ve müşteki olan polisler bu kumpası birlikte kurdular" diyerek tahliye ve beraatini talep etti.

Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi

Sertçelik’in savunmasının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, atılı suçların mahiyeti ve kaçma şüphesinin bulunması gerekçesiyle tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.

Söz verilen tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, "Savunmalarımızı yaptık, telefonun sahte olduğu da ortaya çıktı, tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Serdar Sertçelik'in avukatı Alperen Ekici ise detaylı savunmalarını bir sonraki oturumda yapacaklarını belirterek müvekkilinin tahliyesini istedi.

İslam Memiş ve Şamil Tayyar canlı yayında birbirine girdi
İslam Memiş ve Şamil Tayyar canlı yayında birbirine girdi
İçeriği Görüntüle

Ara kararını açıklayan Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanıkların mevcut tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı avukat beyanlarının alınması amacıyla yarına erteledi.

Kaynak: Haber Merkezi