Saudi Press Agency’nin Enerji Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, ülkenin petrol, gaz ve rafineri tesisleri peş peşe saldırıların hedefi oldu. Saldırılarda bir güvenlik görevlisi hayatını kaybederken, yedi kişi de yaralandı.

En büyük kayıp, günlük üretimde yaşandı. Manifa Petrol Sahası’nda 300 bin varil, Hureys Petrol Tesisi’nde ise yine 300 bin varillik düşüş kaydedildi. Böylece toplam üretim kapasitesinde günlük 600 bin varillik kayıp oluştu.

Ayrıca Ras Tanura Rafinerisi, Yanbu Rafinerisi ve Riyad Rafinerisi gibi kritik tesislerin de saldırılardan etkilendiği bildirildi.

Ateşkese rağmen: Netanyahu’dan Lübnan’a saldırılara devam mesajı
Ateşkese rağmen: Netanyahu’dan Lübnan’a saldırılara devam mesajı
İçeriği Görüntüle

Son çıkış yolu da hedef alındı

Krizin en kritik boyutu ise zamanlaması oldu. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı sürdürmesi nedeniyle, Suudi petrolünün küresel pazarlara ulaştırılmasında tek alternatif olan Doğu-Batı Boru Hattı öne çıkıyordu.

Ancak bu hattaki bir pompa istasyonunun da vurulduğu ve günlük yaklaşık 700 bin varillik akışın kesintiye uğradığı açıklandı. Uzmanlara göre bu gelişme, zaten sıkışık olan küresel arz dengesini daha da kırılgan hale getirdi.

Piyasalar alarmda

Yaşanan gelişmeler enerji piyasalarına da hızlı yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 artarak 95,92 dolara yükseldi. Uzmanlar, saldırıların sürmesi halinde fiyatlardaki yükselişin hızlanabileceği uyarısında bulunuyor.

Enerji Bakanlığı kaynakları ayrıca, üretim kayıplarının telafi edilmesi için kullanılan acil durum stoklarının önemli ölçüde azaldığını belirtti. Bu durum, önümüzdeki süreçte olası arz krizlerine karşı manevra alanını daraltıyor.

Bölgedeki kırılgan ateşkese rağmen devam eden saldırılar, küresel enerji güvenliğine yönelik risklerin sürdüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: Haber Merkezi