Brunel Üniversitesi araştırmacıları Dr. Diana Szameitat ve Dr. Andre J. Szameitat tarafından gerçekleştirilen çalışmaya 41 erkek ve 37 kadın olmak üzere toplam 78 kişi katıldı. Katılımcılardan, günlük yaşamdaki yoğunluğu taklit eden çeşitli fiziksel ve zihinsel görevleri zaman baskısı altında eş zamanlı olarak tamamlamaları istendi.
Deneyin ilk aşamasında yalnızca görevlerin tamamlanma hızı ve katılımcıların performansı değerlendirildi. Bu bölümde kadınlar ile erkekler arasında belirgin bir başarı farkı tespit edilmedi. Her iki grubun da birden fazla işi aynı anda benzer düzeyde yönetebildiği görüldü.
Araştırmanın ikinci aşamasında ise katılımcılardan görevlerini sürdürürken kendilerine yöneltilen sözlü soruları da cevaplamaları istendi. Bu aşamada erkek katılımcıların yüzde 25’inden fazlası soruları yanıtsız bırakırken, kadınlarda bu oran yaklaşık yüzde 10 olarak kaydedildi.
Araştırmacılar, bu bulgunun erkeklerin aynı anda birden fazla işi yapamadığı anlamına gelmediğini belirtti. Sonuçların, erkeklerin yoğun görevler sırasında sözlü iletişimi geri plana atmaya daha yatkın olabileceğini gösterdiği ifade edildi.
Çalışmayı yürüten sinirbilimci Dr. Andre J. Szameitat, erkeklerin bir işle uğraşırken sessiz kalmasının veya sorulara geç cevap vermesinin dışarıdan kontrolü kaybettikleri ya da görevleri başarılı biçimde yönetemedikleri şeklinde algılanabileceğini söyledi.
Deneyin devamında kadın ve erkek katılımcıların görevleri yerine getirirken kaydedilen görüntüleri, araştırmanın amacı hakkında bilgi sahibi olmayan 80 kişilik bağımsız bir grup izledi.
Gözlemciler, özellikle sözlü soruların yöneltildiği bölümlerde erkek katılımcıların süreç üzerinde daha az kontrol sahibi göründüğünü değerlendirdi. Erkeklerin daha düşük performans gösterdiği, görevlere daha az çaba harcadığı ve yaptıkları işten daha çabuk hoşnutsuz olduğu yönünde bir izlenim oluştu.
Araştırmacılar ise erkeklerin fiziksel ve zihinsel görevlerde kadınlardan daha başarısız olmadığını, söz konusu algının büyük ölçüde görev sırasında iletişimin azalmasından kaynaklandığını vurguladı.
Çalışmanın, ev ve iş yaşamında yoğunluk sırasında yaşanan iletişim sorunlarının neden erkeklerde daha belirgin görülebildiğinin anlaşılmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.



