DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazetecilerle gerçekleştirdiği buluşmada, Saadet Partisi ev sahipliğindeki D-8 toplantısı sonrası Ankara kulislerini hareketlendiren siyasi senaryolar ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Babacan, Gül’ü önemli bir devlet adamı olarak nitelendirerek yakın siyasi tarihteki üstlendiği kritik rollere işaret etti.
Saadet Partisi’nin düzenlediği D-8 programında Abdullah Gül, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Mahmut Arıkan ve Fatih Erbakan’ın aynı karede yer alması, kamuoyunda yeni bir ittifak ya da siyasi hat arayışı olarak yorumlanmıştı. Bu konudaki soruları yanıtlayan Babacan, Abdullah Gül’ün başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve cumhurbaşkanlığı dönemlerinde imza atılan uluslararası başarılara ve yapısal reform süreçlerine dikkat çekti.
"Türkiye'nin en başarılı döneminde görev yaptı"
Gül’ün Türkiye’nin küresel ölçekte en çok takdir topladığı dönemlerde yönetimde olduğunu ifade eden Ali Babacan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sayın Gül, Türkiye’nin en başarılı döneminde, yani dünyanın Türkiye’yi yere göğe sığdıramadı dönemde, Avrupa Birliği sürecinin olduğu, Türkiye’nin büyük reformlar yaptığı dönemde kısa bir süre başbakanlık yaptı. Sonra uzun bir süre Dışişleri Bakanlığı yaptı. Yedi yıl da cumhurbaşkanlığı yaptı. Ülkenin en parlak dönemlerinde o başarıya büyük katkısı olan bir isim. Önemli bir siyasetçi, önemli bir devlet adamı."
"Tarafsız bir cumhurbaşkanı olma gayretindeydi"
Gül’ün cumhurbaşkanlığı makamına geçmesiyle birlikte partili siyaseti geride bıraktığına değinen Babacan, görev süresi boyunca tarafsız bir yönetim anlayışı sergilemeye çalıştığını belirtti. DEVA Partisi lideri, "Gerçekten partisiz, tarafsız bir cumhurbaşkanı olma gayretinde oldu o yedi yıl boyunca" diyerek bu tutumun Türkiye’nin siyasi hafızası için değerli bir tecrübe olduğunu vurguladı.
D-8 fotoğrafının arka planı
Aktif siyasette Gül için doğrudan bir formül ya da senaryo telaffuz etmeyen Babacan, buna karşın "Türkiye mutlaka Abdullah Gül’ün birikiminden, tecrübesinden istifade etmeli. Yani bir şekilde istifade etmeli" diyerek açık kapı bıraktı.
Gül'ün son iki yıldır D-8 toplantılarına katılım gösterdiğini de hatırlatan Babacan, organizasyonun tarihsel geçmişine atıfta bulunarak şunları ekledi:
"D-8 için çok çalışmış, çok katkısı var. Onun için D-8'den bahsedip D-8 gibi program yapıldığında da o dönemi yaşayan, o dönemde emeği olan herhalde Necmettin Erbakan'dan sonraki ikincisi o. Dolayısıyla o vesileyle davet edilmesi de çok anlamlı yani."





