‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde atılması beklenilen adımların gecikmesiyle birlikte başlayan tartışmalar devam ediyor. Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, AK Parti kaynaklarına dayandırdığı köşesinde, sürecin önündeki en büyük engellerden birinin güven ve taban baskısı olduğunu iddia etti.

Babacan, “Ağırdan almanın en önemli nedeni olarak da PKK’lıların mağara ve silah teslimindeki duraksama gösteriliyor. İddiaya göre, MİT ve TSK ortak çalışmasında şimdiye kadar sadece 6 mağarayı ve içindeki mühimmatı teslim aldı. Ancak toplamda 20’ye yakın mağara olduğu, diğerlerinde teyit ve teslim işleminin yapılmadığı anlatılıyor” dedi.

Babacan’ın yazısının tamamı şöyle;

Cumhur İttifakı’nın iki liderinin son açıklamalarına bakıldığında, açılım sürecinin ‘üçüncü bir parti’ tarafından engellendiği hissine kapılabilirsiniz. Oysa, iktidarın yürüttüğü ‘Terörsüz Türkiye’ projesinin neden patinaj yaptığı konusunda kulislerde anlatılanlar, sorunun hükümet ve devlet kaynaklı olduğu yönünde.

Edinilen bilgiye göre, ‘bayramdan sonra ivme kazanacak’ denilen açılım süreciyle ilgili, herkesin topu bir başkasına atma anlayışı halen sürüyor. ‘Açılım yasaları bu dönem, Meclis’in kapanmadan önceki son işi olur’ diyen AKP’liler, haziran ayını işaret ediyor.

Trump, bir ileri iki geri: ‘İran ile yoğun müzakereler sürüyor’
Trump, bir ileri iki geri: ‘İran ile yoğun müzakereler sürüyor’
İçeriği Görüntüle

Sahada direniş var iddiası

Ağırdan almanın en önemli nedeni olarak da PKK’lıların mağara ve silah teslimindeki duraksama gösteriliyor. İddiaya göre, MİT ve TSK ortak çalışmasında şimdiye kadar sadece 6 mağarayı ve içindeki mühimmatı teslim aldı. Ancak toplamda 20’ye yakın mağara olduğu, diğerlerinde teyit ve teslim işleminin yapılmadığı anlatılıyor. MİT’in ‘tam bir sonuç almadan MGK’ye tespit ve teyit raporlaması yapmayacağı’ bilgisi nedeniyle yasaların bekletildiği öne sürülüyor.

Şartlı yasa önerisi

Bu bilgiler ışığında fikir geliştiren bazı siyasiler, yasal düzenlemeler yapılırken MİT’in teyit raporu olmadan yasadaki maddelerin hayata geçilmeyeceğine ilişkin ‘şart’ konulmasını savunuyorlar.

Onlara göre PKK yönetimi, suça karışmayanlar veya cezaevindeki örgüt üyelerine yönelik şartlı salıverme gibi hükümlerin hayata geçmesi için tıkadıkları mağara ve silah teslimatı yapmak zorunda kalacaklar. “Yasal düzenleme bu şarta bağlanırsa, en azından silahsızlanma mekanizması kurulmuş olur” diyorlar.

Ev hapsi talebi

Açılım ortaklarının yanıt bulması gereken başka bir konu ise PKK lideri Abdullah Öcalan’ın statüsü. Ağırdan almanın bir başka nedeninin de bu olduğu söyleniyor. DEM yönetiminin talebinin, İmralı sınırları içerisinde ‘ev hapsinin sağlanması’ olduğu anlatılıyor.

Bu teknik adımların, siyasi sonuçları var elbet. Konu hem AKP’liler hem de DEM’liler açısından sıkıntılı. Çünkü orta yol bulunarak atılacak her adım, iki partinin tabanında tepkiye neden oluyor. ‘Az bulan, çok bulan’ sorunu yaşanıyor.

Ayrıca, çözüm için masaya oturanların değil ama uygulayıcıların ciddi güven sorunu var. Kandil’de bir taraftan Öcalan’ın yüceltildiği, diğer taraftan onun talimatlarının etrafında dolaşmaya çalışıldığı iddia ediliyor.

Sürecin sorunsuz olarak tamamlanmasını savunan AKP’li isimler, “Zaman zaman ayak direyen durumlar ortaya çıkıyor. Bu hem güvensizlikten hem de sahada sonuç görememekten kaynaklanıyor. Kimsenin engellediği yok ama inisiyatif alınmıyor. ‘Durun bir bakalım’ havasında herkes…” yorumu yapıyorlar.

Güvensizlik ve seçmen baskısı

Şüpheleri olan siyasiler ise “Terörsüz Türkiye projesinde el çok yüksekten açıldı. Üst perdeden giriş yapılınca, çalışmaların aynı hızlı tamamlanacağı beklentisi oluştu. Oysa, bunun birçok alt başlığı var. Süreci başlatmak ayrı yönetmek ayrı şey…” dediler.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde zaman zaman yapılan iddialı faaliyetleri, Türklerde tepki yaratmak için sabotaj olarak değerlendirenler de var. Bu da AKP’liler için özellikle Orta Anadolu ve Karadeniz bölgeleri için taban ve seçim kaygısına dönüşebiliyor.

Daha önce de dediğim gibi, çözüm süreci tamamlanırsa, sonuçlarını görmekle seçim arasındaki takvim çok sıkışacak. Buna bir de ekonomiyi rayına oturtma ödevi eklenince, zaman iyice daralıyor.

Kaynak: Haber Merkezi