Mike Huckabee, ABD’li gazeteci Tucker Carlson’a verdiği röportajda, İsrail’in Nil Nehri’nden Fırat Nehri’ne uzanan coğrafyada Tevrat’a dayalı hakkı bulunduğunu iddia etti. Huckabee, “İsrail onların hepsini alsaydı iyi olurdu çünkü Tanrı onu onlara verdi” ifadelerini kullandı.
Röportajda Gazze’deki sivil kayıplar, İsrail’in nükleer programı ve İran’la gerilim başlıkları da gündeme geldi. Carlson’ın Gazze’de hayatını kaybeden çocuklara ilişkin sorularına Huckabee, silah taşıyan kişilerin hedef olabileceğini savundu ve İsrail’in istemesi halinde Gazze’de daha büyük yıkım gerçekleştirebileceğini ancak bunu yapmadığını öne sürdü.
Nükleer program ve İran vurgusu
Carlson’ın İsrail’in nükleer silah programına ilişkin iddiaları sorması üzerine Huckabee, İsrail’in kendini savunma hakkı bulunduğunu belirterek iki ülkenin bu konuda iş birliği içinde olduğunu söyledi. İran’ın bölgesel tehdit oluşturduğunu savunan Huckabee, “Bu savaş kışkırtması değil, caydırıcılık” değerlendirmesinde bulundu.
Carlson ise ABD askerlerinin Orta Doğu’daki savaşlarda kullanılması ve İsrail’in bölgesel politikalarının Washington’a etkisi konusunda eleştiriler yöneltti. Huckabee, İsrail’in ABD’nin en yakın müttefiki olduğunu ve iki ülkenin güvenlik çıkarlarının örtüştüğünü dile getirdi.
Pollard sorusu
Röportajın başında Carlson, ABD’de İsrail adına casusluk yaptığı gerekçesiyle tutuklanan ve daha sonra İsrail’e iade edilen Jonathan Pollard ile yaptığı görüşmeye ilişkin soruyu da gündeme taşıdı. Huckabee, Pollard ile Büyükelçilikte görüştüğünü doğrularken, görüşmenin gizli olmadığını savundu.
Huckabee’nin “vadedilmiş topraklar” ve bölgesel egemenlik iddiaları, sosyal medyada ve siyasi çevrelerde geniş yankı uyandırdı.




