ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü’nün (DNI) 2026 Yıllık Tehdit Değerlendirme Raporu yayımlandı. Raporda Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore, Washington’un tehdit algısında öne çıkan ülkeler olarak sıralandı. Dört ülkenin zaman zaman ortak çıkarlar doğrultusunda işbirliği yapabileceği de vurgulandı.
33 sayfalık raporda Çin, ABD için küresel ölçekte en ciddi rakip olarak tanımlanırken, Rusya “en yakın tehdit” olarak öne çıktı. Bu ülkelerin ABD’yi stratejik rakip ve potansiyel düşman olarak gördüğü, İran’ın ise uzun süredir doğrudan düşman olarak konumlandırdığı ifade edildi.
Çin’in küresel etkisi ve Tayvan başlığı
Rapora göre Çin, bölgesel konumunu güçlendirmek ve küresel etkisini artırmak amacıyla siyasi, ekonomik, askeri ve teknolojik kapasitesini geliştirmeyi sürdürüyor.
Donald Trump ile Xi Jinping arasındaki diplomatik temasların, ortak çıkar alanlarında ilerleme sağladığı belirtildi.
Çin’in gerektiğinde Tayvan’ı zor kullanarak kontrol altına alma kapasitesi geliştirmeyi hedeflediği, ancak çatışma yerine “barışçıl yeniden birleşme” seçeneğinin de güçlü bir ihtimal olarak değerlendirildiği aktarıldı.
Rusya için tırmanma riski uyarısı
Rusya bölümünde Moskova’nın, ABD çıkarlarını askeri ve askeri olmayan araçlarla zorlama kapasitesini koruduğu vurgulandı.
Raporda en büyük riskin, Ukrayna gibi süregelen çatışmaların ya da yeni krizlerin doğrudan çatışmaya, hatta nükleer boyuta tırmanma ihtimali olduğu belirtildi.
Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta üstünlüğünü sürdürdüğü ve müzakereler devam etse bile Kiev yönetimine karşı “yıpratma savaşı” yürütmeyi sürdürebileceği değerlendirmesi yer aldı.
İran’ın nükleer kapasitesi ve bölgesel etkisi
İran’a ilişkin bölümde, Haziran 2025’te düzenlenen askeri operasyonların ardından ülkenin nükleer zenginleştirme kapasitesinin ciddi zarar gördüğü ve bu tarihten sonra yeniden inşa yönünde adım atılmadığı ifade edildi. Bu tespit, ABD Başkanı Donald Trump’ın önceki açıklamalarıyla çelişmesi açısından dikkat çekti.
Raporda İran’ın bölgesel güç kapasitesinin zayıfladığı, ancak Orta Doğu’da ABD ve müttefiklerine yönelik saldırı kapasitesini koruduğu vurgulandı.
Ayrıca İran’ın olası bir çatışmada Çin, Rusya ve Kuzey Kore’den destek beklediği, ancak bu desteğin sınırlı kaldığı öne sürüldü.
Kuzey Kore’nin füze kapasitesi sürüyor
Raporda Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik füze kapasitesinin ABD açısından önemli bir tehdit olmaya devam ettiği belirtildi.
Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore’nin ABD ana karasını hedef alabilecek gelişmiş füze sistemleri üzerinde çalıştığı, ABD ordusunun da buna karşı önlemler geliştirdiği ifade edildi.
Teknoloji rekabeti ve yapay zeka yarışı
Raporda Çin’in yapay zeka alanında ABD’nin en güçlü rakibi olduğu ve 2030 yılına kadar küresel liderliği devralmayı hedeflediği kaydedildi.
Kuantum bilgisayarların ise yakın gelecekte kritik bir teknolojik üstünlük alanı olacağına dikkat çekildi. Çin’in bu alandaki ilerleyişinin, küresel rekabette belirleyici unsurlardan biri olabileceği vurgulandı.




