‘Eylem Tok davasını alır mısınız’ sorusuna Ersan Şen'den yanıt ‘Eylem Tok davasını alır mısınız’ sorusuna Ersan Şen'den yanıt

9. Yargı Paketi taslağının ayrıntıları belli oluyor. Taslak 38 maddeden oluşuyor. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 339’uncu maddesinden sonra gelmek üzere eklenmesi önerilen taslakta yer alan 22. madde kamuoyunda ‘etki ajanlığı’ olarak tartışılıyor. Söz konusu taslakta 13’üncü maddede 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187’nci maddesinde yer alan ‘kadının soyadı’, ‘hak düşürücü süreler’ başlıklarında düzenleme öngörülüyor.

Toplumdaki cezasızlık algısını yıkmayı amaçlıyor

Adalet sistemine ivme kazandırmayı hedefleyen 9. Yargı Paketi, toplumda var olan cezasızlık algısını yıkmayı amaçlıyor. Yıllardır üzerinde çalışılan ve birçok kesimi yakından ilgilendiren yasal düzenlemeler, yargı sistemini daha işlevsel ve erişilebilir kılacak yenilikleri beraberinde getiriyor. Cezaların caydırıcılığına ve cezasızlık algısının yok edilmesine, sporda şiddete yönelik yeni önlemlere dair detayların yer aldığı 9. Yargı Paketi’ne ilişkin Avukat Hatice Yıldız, Elips Haber’e açıklamalarda bulundu.

Hatice Yıldız

Avukat Hatice Yıldız

“Açılan yeni mahkemeler ve yeni cezaevleri ile toplumda adaleti tesis edemezsiniz”

30 Nisan’da adalet hizmetlerine erişimin hızlanması, yargının etkinliğinin ve verimliliğinin artırılması amacıyla 44 yeni mahkeme kurulduğunu dile getiren Av. Yıldız, “Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün internet sayfasında halihazırda 403 cezaevi bulunduğunu ve cezaevlerinin kapasitesinin 295.702 kişilik olduğu kayıtlı. Yine aynı sayfada 2006 yılından 2023 yılı sonuna kadar toplam 285 yeni cezaevi açıldığı kayıtlı. Bu iki bilgiyi yan yana okuduğunuzda dahi ‘adalet’ adına bir şeylerin ters gittiğini görebilirsiniz. Açılan yeni mahkemeler ve yeni cezaevleri ile toplumda adaleti tesis edemezsiniz. Nitekim edilemiyor da. Vatandaşın yargıya olan güveni her yıl azalma trendinde. Şu anda yüzde 20’ler mertebesinde dahi değil” dedi.

AYM ve AİHM kararları uygulansa cezaevleri yarı yarıya boşalacak”

“Bu sorunların kısmen farkında olan iktidar, sürekli paketler çıkararak her yeri hastalanmış bir sistemi ayakta tutmaya çalışıyor” diyen Av. Yıldız, Oysa sistemi hastalandıran asıl virüs mevcut yasaların, AYM ve AİHM kararlarının uygulanmamasıdır. Mevcut yasalar, AYM ve AİHM kararları uygulansa cezaevlerinin yarı yarıya boşalacağı, binlerce dava dosyasının da hızla sonuçlanacağı tüm hukuk camiasının malumu. Ancak bunu yapmak yerine yeni mahkemeler, yeni cezaevleri, yeni paketlerden medet umulmaya çalışılıyor. Şu ana kadar çıkan 8 paket bu dertlere derman olmadığına göre 9. Paketin de tüm sorunları çözmesini beklemiyoruz”  diye konuştu.

“Davaların çoğunluğun devlet-vatandaş arasındaki davalar olduğunu görüyoruz”

Paketin içeriğinin kısmen kamuoyu ile paylaşıldığını ve tüm detaylara vakıf olunmadığını dile getiren Av. Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Ancak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarında cezaevlerinde yığılma olduğu bunu giderecek düzenlemeler üzerinde de çalışıldığı ifadesinden hareketle, infaz kanunu anlamında bir kısım iyileştirmeler yapılacağını anlıyoruz. 295.702 kişilik kapasitesi olduğu açıklanan cezaevlerinde şu anda 320.000 den fazla insan olduğu dile getiriliyor. Vatandaşın ‘adalet’ arayışı bireylerin hukuka aykırı iş ve eylemlerine karşı devletin korumasını beklemekten, bizzat kendisini devletin hukuka aykırı iş ve eylemlerinden korumaya evrildi. Davalara baktığınız zaman sayıca çoğunluğun devlet-vatandaş arasındaki davalar olduğunu görüyoruz. Temel sorunda burada. Devletin bu kadar çok davada taraf olduğu gelişmiş bir demokrasi göremezsiniz. En temelde bu bir anlayış sorunu. Öncelikle devlet bunu gidermeli”

“Nitelikli hakim-savcı sorunumuz bir başka önemli problem”

Yargıda kronik çok fazla problem olduğunu kaydeden Av. Yıldız, “Tarafsız ve bağımsız yargının tesisi bunların en önceliklisi. Nitelikli hakim-savcı sorunumuz bir başka önemli problem. Bu iki öncül problem çözülmeden yargıda hiçbir problemi uzun vadeli olarak çözemeyiz. Ancak günü kurtaran aspirin tedaviler uygulamış oluruz. Tüm bu negatif tabloya rağmen, vatandaşın 9. Paketten önemli beklentileri var. Yapılan bazı anket çalışmalarında 31 Mart seçimlerinde seçmenin oy tercihini belirleyen faktörler arasında yüzde 10 oranında ‘adaletsizlik’ itirazı olduğu görülüyor. Umut ediyorum iktidar kanadı seçmenin bu konudaki mesajını da doğru okuyordur” ifadelerini kullandı.

“Dilerim 9. Paket daha kapsayıcı kronik sorunları çözmek adına gerçekçi düzenlemeler içerir”

“Bu paketler hazırlanırken STK’dan, Baro’lardan, üniversitelerden görüş alınmalı” ifadelerini kullanan Av. Yıldız sözlerini şöyle tamamladı;

“Bunun yapılmamasının neticesinde hem beklentileri karşılamayan hem de sahadaki pratiğe uyarsız düzenlemeler olarak karşımıza çıktığını görüyoruz. 8. paket beklentilerin çok altında kaldı hatta bazı düzenlemeleri AYM ve AİHM kararlarına dahi aykırı idi. Cezaevlerinde binlerce insan suçsuz olarak tutuluyor. Bunun dışında cezaevi gözlem kurulları, hasta tutuklular bakımından sadece Adli tıp Kurumu’ndan (ATK) alınan skandal raporlarla karar verilmesi gibi eklemlenen başkaca problemler var. Dilerim 9. Paket daha kapsayıcı kronik sorunları çözmek adına gerçekçi düzenlemeler içerir. Vatandaşın adalet beklentisi daha da örselenmez”

Muhabir: Sümeyye Aksu