Yükselen fiyatlar yalnızca temel ihtiyaçları değil, çocukların sosyal ve kültürel aktivitelerini de etkiliyor. Bir dönem orta gelirli aileler için rutin kabul edilen sinema, yemek ve oyun alanı gibi hafta sonu etkinlikleri, günümüzde birçok aile için özel günlerde gerçekleştirilebilen harcamalar arasına girdi.

ABB’ye Genç Dostu Kent İyi Yönetişim Ödülü
ABB’ye Genç Dostu Kent İyi Yönetişim Ödülü
İçeriği Görüntüle

Uzmanlar, çocukların sosyal hayata katılım maliyetinin son yıllarda hızla arttığına dikkat çekerken, aileler ise bütçe kısıtlamaları nedeniyle dışarıda geçirilen zamanı azaltmak zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Bir çocuğun birkaç saatlik etkinliği bin lirayı geçiyor

2026 yılı itibarıyla bir çocuğun alışveriş merkezinde geçireceği yaklaşık dört saatlik bir etkinliğin maliyeti bin lirayı aşmış durumda. Öğrenci sinema bileti 200 ila 300 TL arasında değişirken, küçük boy mısır ve içecek için yaklaşık 200 TL ödeniyor.

Fast food menülerinin fiyatı 250 TL'den başlarken, oyun alanları veya jetonlu eğlence aktiviteleri için de ortalama 250 ila 350 TL arasında harcama yapmak gerekiyor.

Bu kalemler bir araya geldiğinde, bir çocuğun sinema, yemek ve oyun alanından oluşan temel hafta sonu etkinliğinin maliyeti 1.000 ila 1.500 TL arasında değişiyor.

Kalabalık ailelerde maliyet katlanıyor

Türkiye Gazetesinin haberine görke, çocukların etkinliklerine aile bireylerinin de katılması halinde harcamalar daha da yükseliyor. Anne, baba ve iki çocuğun birlikte sinemaya gitmesi, yemek yemesi ve oyun alanlarında vakit geçirmesi durumunda toplam maliyet 3 bin ila 5 bin TL seviyesine ulaşıyor.

Ulaşım ve otopark giderlerinin de eklenmesiyle sıradan bir hafta sonu etkinliği, birçok aile için önemli bir bütçe kalemine dönüşüyor.

Uzmanlara göre dikkat çeken bir diğer konu ise çocukların gelişimine yönelik faaliyetlerin maliyetindeki artış. Spor kursları, yüzme eğitimleri, müzik dersleri ve robotik kodlama gibi etkinliklerin ücretleri de her geçen yıl yükseliyor.

Özellikle büyükşehirlerde çocukların düzenli olarak katıldığı spor veya sanat kurslarının aylık maliyeti 5 bin TL seviyelerine ulaşabiliyor. Yaz kampları ve özel eğitim programlarının ücretleri ise birçok aile için erişilmesi güç rakamlara çıkmış durumda. Bu tür faaliyetlere katılım için ailelerin çoğu zaman 10 bin TL'nin üzerinde bütçe ayırması gerekiyor.

Ekonomik baskı çocukları sosyal hayattan uzaklaştırıyor

Sosyolog Dr. Ayşe Demir, ekonomik zorlukların yalnızca aile bütçelerini değil, çocukların günlük yaşam alışkanlıklarını da etkilediğini belirtti.

Ailelerin harcamalarını yeniden önceliklendirdiğini ifade eden Demir, ilk etapta zorunlu olmayan giderlerin kısıldığını, sinema, tiyatro, oyun alanları ve benzeri sosyal aktivitelerin de bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi.

Çocuklar daha fazla ekran başında vakit geçiriyor

Çocukların akranlarıyla bir araya gelerek sosyalleştiği alanların giderek azaldığını vurgulayan Demir, geçmişte daha sık gerçekleştirilen hafta sonu etkinliklerinin artık özel günlere ertelendiğine dikkat çekti.

Bu durumun çocukların kamusal ve sosyal alanlardan uzaklaşmasına neden olduğunu belirten Demir, çocukların evde dijital ekranlarla daha fazla vakit geçirmeye başladığını ifade etti.

Demir, dijital araçların kısa vadede alternatif gibi görünse de yüz yüze iletişimin, ortak deneyimlerin ve fiziksel aktivitelerin yerini tam anlamıyla dolduramadığını sözlerine ekledi.

Kaynak: Haber Merkezi