Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) sermaye piyasasındaki bazı işlemlere ilişkin aldığı kararların ardından Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Günaydın, SPK'nın 25 Eylül 2026 tarihli bülteninde yer alan etkin pişmanlık düzenlemesine dikkat çekerek, Kaya ve eşinin bu kapsamda neden ilgili listede bulunmadığını sordu. Günaydın ayrıca, Kaya ve eşinin elde ettiği belirtilen tutarın iki katının ödenmesi halinde rakamın 4,4 milyar liraya ulaşacağını savundu.
SPK, 2026 yılı eylül ayında yatırım fonları ve sermaye piyasası işlemlerine ilişkin çeşitli düzenleme ve kararlar aldı. Kurul, 17 Eylül'de bazı portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu fonların tasfiyesine karar verirken, 23 Eylül'de tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı.
“Bu listeye koymamıştın”
Günaydın, SPK'nın 25 Eylül 2026 tarihli bülteninde bazı kişiler bakımından etkin pişmanlık hükümlerine yer verildiğini belirtti.
Günaydın, söz konusu düzenlemeye ilişkin, “15 gün içerisinde haksız edindiğin paranın iki katını yatırırsan etkin pişmanlıktan yararlanırsın ve herhangi bir soruşturma, kovuşturmaya muhatap olmazsın” ifadelerini kullandı.
Günaydın, bu kapsamda hazırlanan listede Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın isimlerinin bulunmadığını söyledi.
Eski Bakan Kaya ve eşinin Özata Denizcilik işlemlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaları gündeme getiren Günaydın, “Neden Özata işlemlerinde Fatma Betül Sayan Kaya, eşiyle beraber 2.1 milyar lirayı götürdüğü halde, 2.2 milyar lirayı götürdüğü halde bu listeye koymamıştın?” diye konuştu.
Kaya ve eşinin Özata Denizcilik hisselerine yönelik işlemleriyle ilgili iddialar, son günlerde siyasi tartışmaların da konusu oldu. Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, çiftin Nisan 2026'da Özata Denizcilik hisselerine yaklaşık 163 milyon lira yatırım yaptığını ve daha sonra hisselerin satışından yüksek tutarda gelir elde edildiğini öne sürdü. Kaya ise görevlerinden ayrılma kararını, konunun tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması amacıyla aldığını açıkladı.
“4,4 milyar TL ödemesi gerekiyordu”
Günaydın, Kaya'nın 2,1 milyar lira ödeme yaptığını öne sürerek, etkin pişmanlık kapsamında ödenmesi gereken tutarın bunun iki katı olması gerektiğini savundu.
Günaydın, “Oysa ödemesi gereken neydi? Haksız ediniminin iki katıydı değil mi? Yani 4.4 milyar TL ödemesi gerekiyordu.” dedi.
Günaydın ayrıca, söz konusu tutarın Hazine'ye aktarılmasının soruşturma ve kovuşturma süreçleri bakımından ne sonuç doğuracağını sordu.
“Götürdüğü parayı aynen Hazine'ye irat kaydedince Fatma Betül ve eşi bütün soruşturma ya kovuşturmalardan muaf mı olacak?” diyen Günaydın, konunun kamuoyu tarafından takip edileceğini belirtti.
“Fon mağdurlarına ne faydası var?”
Günaydın açıklamasında, söz konusu paranın Hazine'ye aktarılması halinde bunun fon yatırımcılarının zararlarına nasıl yansıyacağını da gündeme getirdi.
Günaydın, “Peki bunun Hazine'ye para olarak girmesinin fon mağdurlarına ne faydası var?” diye sorarak, yatırımcılara yapılacak ödemeler konusunda değerlendirmelerde bulundu.
“Vatandaşın cebinden aldınız. O vatandaşın cebine bunu vermiyorsun da Hazine'ye aktarıyorsun. Bunun da bir mantığı var mı?” ifadelerini kullandı.
SPK'nın fonlara ilişkin süreci
SPK, eylül ayında yaşanan gelişmelerin ardından yatırım fonlarına yönelik çeşitli kararlar ve düzenlemeler açıkladı. Kurul, 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildiğini duyurdu. SPK'nın açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.
Kurul ayrıca 18 Eylül'de yatırım fonlarına ilişkin rehber düzenleme süreci hakkında açıklama yaparak, bazı fonların düşük fiili dolaşım oranına sahip paylarda ekonomik ve temel finansal büyüklüklerle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini bildirdi.
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında kamuoyuna yansıyan iddialar ise siyasi açıklamalar ve devam eden inceleme süreçleri kapsamında gündemde bulunuyor. Kaya, görevlerinden ayrılırken sürecin sağlıklı biçimde yürütülmesi ve hakkındaki iddiaların açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.




