Gayrimenkul Uzmanı Mert Başaran, TGRT Haber'de yayınlanan “Emlak Dünyası” programında altın ve konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Altının son dönemde hızlı yükseldiğine dikkat çeken Başaran, değerli metalin önümüzdeki 6 ayda yatay bir seyir izleyebileceğini öngördü.
Başaran, “Yıllık ortalaması altının dolar bazında yüzde 10'dur. Son 2 yılda yüzde 200 yaptı dolar bazında. Dünyada çok ciddi bir artış yaptı altın. Dolayısıyla önümüzdeki altı ay biraz böyle yatay gidebilir, biraz dinlenebilir. Bu anormal bir durum değildir. TL bazında biraz ufak ufak artabilir ama çok büyük bir artış olmayabilir. Dolayısıyla altın biraz yapması gerekeni çok hızlı yaptı, biraz yoruldu” ifadelerini kullandı.
“Altını olan gayrimenkule yatırmalı”
Başaran, “Altını olanlar bozdurup ev alsın mı? Yoksa hala beklemede olanlar var” sorusuna da yanıt verdi.
Konutun yalnızca yatırım aracı olarak değil, aynı zamanda barınma ihtiyacını karşılayan bir varlık olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Başaran, kişinin veya çocuklarının konut ihtiyacı varsa imkanlar ölçüsünde ev alınmasının mantıklı olabileceğini söyledi.
Başaran, “Altın görece olarak evet iyi ama altın barınma ihtiyacını karşılayamıyor. Orada şeye bakmak lazım. Ev ihtiyacın varsa veya çocuğunun ev ihtiyacı varsa... Veya mesela çocuğu şehir dışına çıkanlar oluyor, ülke dışına çıkanlar oluyor. Mümkün olduğu kadar ihtiyacın kadarıyla ufak da olsa bir yer alabiliyorsan iyi” dedi.
Kira maliyetlerine dikkat çekti
Kira giderlerinin uzun vadede ciddi bir maliyete dönüşebileceğini belirten Başaran, özellikle üniversite eğitimi için başka bir şehre giden çocuklar üzerinden örnek verdi.
Başaran, “Şöyle düşünün, çünkü bak, 4 yıl çocuğun okula geldi buraya. 4 yıl kaldı. Ayda 30 bin lira, 40 bin lira kira versen, yılda eder 500 bin lira. 4 yılda eder 2 milyon lira neredeyse. Onun yerine git 2-3 milyona da olsa bir tane ev almaya çalış, alabiliyorsan en azından o çocuk yarın bir gün İstanbul'da tekrar kalırsa bir evi olur. Başka şehirde kalırsa tekrar evi olur” ifadelerini kullandı.
“Altından çıkıp konuta girmek mantıklı olabilir”
Altın ve konut piyasasındaki mevcut tabloyu birlikte değerlendiren Başaran, altından konuta geçişin bu dönemde mantıklı bir seçenek olabileceğini dile getirdi.
Başaran, “Bir tarafta çok altın arttı, bir tarafta konut piyasası faizlerin düşüşünü bekliyor ve orada bir artış bekliyorken, altından çıkıp konuta girenler bence bu dönemde biraz mantıklı bir hareket yapmış olabilirler” diye konuştu.
“Mal ne zaman alınır? Faizler yüksekken alınır”
Konut alımında zamanlamanın önemine de değinen Başaran, faizlerin yüksek olduğu dönemin alım için daha avantajlı olabileceğini savundu.
Başaran, “Mal ne zaman alınır? Faizler yüksekken alınır. Ama mesela 3 ay sonra, mesela faiz düşüşü konuşuluyor. Faiz 2 kez düşerse, 2 tane faiz düşüşü olursa aynı rakamlara bulamayacağız” dedi.
Seçim öncesinde faizlerin düşebileceğini öngören Başaran, böyle bir senaryoda konut fiyatlarında ciddi artış yaşanabileceğini belirtti.
“Ben seçimden önce 27-26 ile belki seçime girebiliriz diyorum. Eğer öyle bir şey olursa, seçim öncesinde bu olursa tabii konutta da ciddi artış olabilir öyle bir dönemde” ifadelerini kullanan Başaran, faizlerin ekonomi üzerindeki etkisine dikkat çekti.
“Faiz bütün sektörleri durdurur”
Faizlerin düşmesi gerektiğini savunan Başaran, yüksek faizlerin üretim ve sektörler üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu söyledi.
Başaran, “Faiz öyle bir beladır ki bütün üretimi mahveder, faiz öyle bir beladır ki bütün sektörleri durdurur, faizin inmesi lazım, indiği zaman rahatlayacağız ama ben seçim öncesi bir faiz inişi görmeyi bekliyorum, normalde çoktan olacaktı ama bu savaş çok etkiledi” dedi.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin de faiz indirimlerini zorlaştırdığını ifade eden Başaran, “Sen şimdi petrol 65'ten bu kadar arttıktan sonra 90'lara, 95'e geldikten sonra faiz indirmek de o kadar kolay değil ki, enflasyonda ciddi bir artış yapıyor bu. Dolayısıyla zor bir dönemdeyiz” diye konuştu.
“Felaketler bitmiyor”
Başaran, değerlendirmesinin sonunda dünyada yaşanan savaşlar, pandemi ve diğer krizlerin ekonomiler üzerindeki etkisine değindi.
Yaşanan gelişmelerin ekonomik koşulları zorlaştırdığını belirten Başaran, “Allah herkese sabır versin. Yani arka arkaya bir sürü felaket. Pandemiden beri felaketler bitmiyor” ifadelerini kullandı.




