TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlığında toplandı. Genel Kurulu'nda en düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerinde görüşmelerine devam ediliyor.
Ağbaba: Oyu aldınız şimdi hakir görüyorsunuz
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise emekli aylığı üzerinden AK Parti'ye yönelik eleştirilerini sıraladı. Ağbaba, şöyle konuştu:
"AK Parti’ye sözlerin başında birkaç söz söylemek istiyorum. Gerçi burada beni dinleyen, emekliyi anlayacak hiçbir konumuz yok. Kimisi Türkiye’nin en büyük holdinglerinden emekli milletvekili, kimisi İstanbul'un en büyük müteahhidi. Dolayısıyla ne desem boş. Ancak oyunu aldınız. Sırtına bindiniz. Şimdi hâkir görüyorsunuz. 'Sen fakirsin, benim muhatabım değilsin' diyorsunuz. Ama onların sesini duymuyorsunuz, kulaklarınızı kapatmışsınız. Ancak şunu bilin ki onların hakkını, hukukunu, şerefini, namusunu savunmak bizim boynumuzun borcudur. Şimdi sözlerimin başında Özlem Hanım’a bir laf atayım. Özlem Hanım, anneniz babanız sanırım emekli öğretmen. Git bu teklifi annene söyle, annen seni terlikle kovalar. Burada Nilgün Hanım var. Plan ve Bütçe Komisyonunun çok kıymetli üyesi. Onun biraz tuzu kuru; iş kadını, fabrikası var. Ya Allah aşkına, bunu Denizli'de, Buldan'da birine söyleseniz; bu emekli maaşı nedir Allah aşkına? Seni de terlikle kovalar. Annenize babanıza söyleyin bakalım. Ben başkanlık sisteminin bu ülkeyi ne hâle getirdiğini kısaca anlatmak istiyorum.
Dünya Sefalet Endeksi’ne göre yoksullukta dünyada 5’inci sıradayız. Sudan, Arjantin, Suriye, Yemen var. Dünya sefalet endeksinde bu tablo çok önemlidir. Burada açlık var, burada yoksulluk var. Burada çöplerden ekmek toplayan emekliler var. Gıda enflasyonunda yüzde 28.31 ile Avrupa’da birinciyiz, dünyada beşinciyiz. Bizden daha kötü olan ülkeler Güney Sudan, İran, Malavi, Haiti. Bizden daha iyi durumda olanlar ise Kolombiya, Burundi, Lübnan, Angola. Tarımda çalışan işçi sayısı 11 milyon 705 bin. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı 6 milyon 500 bin. Evlatlarınızı bir düşünün. Maalesef bu düzen dayıların düzenidir. Ankara'da dayısı olmayanlar ezilirken, dayısı babası AKP milletvekili ya da siyasetçi olanlar işe giriyor. Hakkını yemeyelim; AKP fakir fukara çocukları arasında ayrım yapmıyor. CHP’li olsa da işe giremiyor, DEM’li olsa da, MHP’li olsa da işe giremiyor. Ama zengin, siyasetçi tanıdığı olanlar işe giriyor. Yoksulların, AKP'ye oy veren gençlerin, MHP'ye oy veren yoksul gençlerin dayısı yok. Onların dayısı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Artık sadece en düşük emekli alanlar değil; doktoru da, öğretmeni de, işçisi de yoksullaşmış durumda. 23 yılın sonunda Türkiye’yi getirdiğiniz nokta budur. Bu emekliler dünyanın en büyük ekonomistleridir. Verdiğiniz zam bin TL. Gidin Kızılay’a, siz Çukurambar'ı seversiniz; bir döner 450 TL, bir kilo et bin TL. Günlük 33 TL düşüyor. Çay 25 TL, simit 20 TL. Ya çay içeceksiniz ya simit alacaksınız. Gelinen durum bu"
Karasu: Meclis'te oturup sessiz kalan, bu kanun için el kaldıran da bu kara düzene ortaktır
CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu ise "Bugün bu kürsüde yuvarlak cümleler kurmayacağım. Çünkü ortada yuvarlanacak bir mesele yok. Bugün bu ülkede emekli bilinçli olarak yoksullaştırılmıştır. Bu bir hata değildir, bu bir kriz değildir, bu bir tesadüf hiç değildir. Bu, AKP iktidarının kara düzeninin bir sonucudur" diye konuştu. Karasu, sözlerinin devamında şunları kaydetti:
"Emekliler bu ülkeye ömrünü verdi. Alın terini verdi, sağlığını verdi, gençliğini verdi. Devletine güvendi. Ama karşılığında ne aldı? Açlık sınırının altında maaş, borç batağı, çalışmak zorunda kaldığı ikinci iş, utanç verici bir yaşam mücadelesi. Bugün emekli ne yazık ki torununa harçlık veremiyor, pazardan istediğini alamıyor, kışın faturasını ödeyemiyor. Bu tabloya ekonomi diyemezsiniz. Bu tabloyu anlatan tek bir kelime vardır: Emekliye yapılan zulüm. Ve bu zulmün sorumlusu da AKP’nin yarattığı kara düzendir.Türkiye’de bugün 17 milyona yakın emekli var. En düşük emekli aylığı 20 bin liradır. Bunun yaklaşık 5 milyonu en düşük aylığa mahkûm edilmiştir. Ortalama emekli aylığı 23 bin 500 liradır. En düşük memur emeklisi aylığı ise Cumhuriyet tarihinde ilk kez açlık sınırının altında kalmıştır. Kürsülerden buna 'sefalet ücreti' deyip sonra Meclis'te oturup sessiz kalan da, bu kanun için el kaldıran da bu kara düzene ortaktır.
Yıllardır 'eski Türkiye' diyerek masal anlatıyorsunuz. Gelin gerçeklerle yüzleşelim. 2002 yılında emekli aylığı asgari ücretin 1,5 katıydı. Eğer bu oran korunmuş olsaydı bugün en düşük emekli aylığı 42 bin lira olacaktı. Ama siz ne yaptınız? Emekliyi büyümeden kopardınız, gelirden payını kestiniz, sefalette eşitlediniz. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. Bunun adı AKP’nin kara düzenidir. 'Kaynak yok' diyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. SGK bütçesi ortadadır. 2025 yılında 282 milyar lira kullanılmadan durmaktadır. Faize gelince para var, yandaşa gelince para var, ama emekliye gelince yok. Bu bir kaynak meselesi değil, bu bir vicdan meselesidir. Bu vicdansızlığın adı da AKP’nin kara düzenidir. AKP sıralarına sesleniyorum: Hepiniz emekli dostu olduğunuzu söylüyorsunuz ama emeklinin sofrasını bilmiyorsunuz, kışını bilmiyorsunuz, geçimini bilmiyorsunuz. Biz biliyoruz. Bildiğimiz için 14 gündür buradayız. Çünkü biz emekliyiz, biz emekçiyiz, biz halkız."




