Şile Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, savcılığa ek ifade verdi. Kabadayı, hakkında yöneltilen rüşvet ve usulsüzlük iddialarını reddederken, seçim süreci, belediye yönetimi, ruhsat işlemleri ve Ekrem İmamoğlu ile ilişkilerine dair ayrıntılı açıklamalarda bulundu.

14 Temmuz 2025’ten bu yana tutuklu bulunan Kabadayı, 7 Ocak 2026 tarihinde verdiği ek ifadede, daha önce rahat ifade veremediğini belirterek savunmasını ayrıntılandırdı. Rüşvet iddialarının “iftira” olduğunu söyleyen Kabadayı, belediyede yaşanan sorunların kaynağının usulsüz ruhsat işlemleri olduğunu, bu işlemleri tespit ettikten sonra sorumluları görevden aldığını ve ruhsatları iptal ettiğini ifade etti.

T24’ün haberine göre Kabadayı, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP’den aday gösterilme sürecini anlattı. Şile’de aday yapılmasının ardından Ekrem İmamoğlu, CHP yöneticileri Özgür Çelik ve Özgür Karabat ile katıldığı toplantıda adaylığının kesinleştiğini söyledi. Bu toplantıda, “Belediye işinden anlamadığını” açıkça dile getirdiğini belirten Kabadayı, İmamoğlu’nun kendisine “Sen kazan, biz hallederiz” dediğini aktardı.

Seçim sürecine ilişkin dikkat çekici iddialarda bulunan Kabadayı, son 10 gün kala ilçe başkanlığı üzerinden A101, BİM, Migros ve Şok’tan alınmış market kartlarının dağıtıldığını, bu kartların İBB kanalıyla gönderildiğini öne sürdü. Kendi ifadesine göre, seçim kampanyasının büyük bölümünü şahsi imkanlarıyla yürüttü.

Kent Uzlaşısı ve DEM tartışması

Kabadayı, “Kent Uzlaşısı” kapsamında DEM Parti ile yapılan anlaşmalara da değindi. Belediye meclis üyeliği listelerinde DEM Parti kontenjanı dayatıldığını öne süren Kabadayı, Şile’de bunun anlatılamayacağını söylediğini, İmamoğlu’nun ise kendisine “DEM ile anlaşma yaptık, mecbur olacak” dediğini iddia etti. Buna rağmen listeyi kendi inisiyatifiyle değiştirerek ilçe seçim kuruluna teslim ettiğini ve bu nedenle CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından arandığını aktardı.

Ruhsat krizi ve Haliç görüşmesi

Belediye başkanı olduktan sonra özellikle imar ve ruhsat işlemlerinde ciddi sorunlar yaşandığını belirten Kabadayı, Gönen Otel’e verilen ruhsatın usulsüz olduğunu tespit ettiğini, bu işlemi yapanları görevden aldığını ve ruhsatı iptal ettiğini söyledi. Bu gelişmelerin ardından Ekrem İmamoğlu’nun kendisini Haliç’teki ofisine çağırdığını belirten Kabadayı, burada Tonguç Çoban ile görüşmesinin istendiğini, Çoban’ın da kendisini AKOM’a yönlendirdiğini anlattı.

AKOM’daki görüşmede Tuncay Tolga Özakman’ın belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirilmesinin önerildiğini ifade eden Kabadayı, işi bilen bir ekip olduğu düşüncesiyle bu atamayı kabul ettiğini, ancak imar alanındaki söylentiler artınca bu ekibi görevden almayı planladığını söyledi.

“Rüşvet almadım, iddialar iftira”

Kabadayı, adı geçen kişiler aracılığıyla rüşvet alındığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Özellikle Oğuz Kaçmaz’ın kendisine iftira attığını savunan Kabadayı, Kaçmaz’ı 15 Nisan’da görevden aldığını, daha sonra ortaya atılan delillerin kendisiyle ilgisi olmadığını söyledi. İş insanları ve belediyeyle ilişkili firmalardan herhangi bir para almadığını vurgulayan Kabadayı, “Kimseden para almadım, kimseye de para vermedim” dedi.

Gözaltı süreci

Gözaltına alınmadan kısa süre önce CHP’li yöneticilerle yaptığı görüşmeleri de anlatan Kabadayı, kendisine gözaltı ihtimalinin bildirildiğini ancak buna ihtimal vermediğini, ertesi gün ise gözaltına alındığını belirtti. Emniyette yapılan işlemler sırasında bazı isimlerin para ve evrakla yakalandığını duyduğunu aktardı.

Kani Torun'dan SDG çıkışı: ‘ABD özel temsilci gönderdi, bizimkiler parmak sallıyor’
Kani Torun'dan SDG çıkışı: ‘ABD özel temsilci gönderdi, bizimkiler parmak sallıyor’
İçeriği Görüntüle

Kabadayı, ifadesini, “Ben rüşvet almadım, kimseyi de rüşvet için aracı yapmadım. Hakkımdaki iddiaları kabul etmiyorum” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Haber Merkezi