Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, diplomasi muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda Türkiye-AB ilişkileri, Schengen vizesi süreçleri, vize serbestisi ve "Made in Europe" girişimine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de gerçekleştirdiği görüşmelerde en sık gündeme gelen konuların başında vize başvurularında yaşanan sorunların yer aldığını belirten Orav, uzun bekleme süreleri ve randevu sıkıntılarının çözümü için AB üyesi ülke konsolosluklarının personel sayılarını artırmaya çalıştığını kaydetti.

Vize serbestisi için 6 kriter vurgusu

Türkiye'nin vize serbestisi sürecine değinen Büyükelçi Orav, ilerleme sağlanabilmesi için yerine getirilmesi gereken 6 kriter bulunduğunu hatırlattı. Türk yetkililerle gerçekleştirdiği temaslardan olumlu izlenimler edindiğini dile getiren Orav, konuya ilişkin şu ifadeleri aktardı:

"Kamu yöneticileri ve siyasetçiler, söz konusu kriterlerdeki sorunların giderilmesi için en üst düzeyden talimat aldıklarını bana ilettiler."

Bakan Kurum: COP31’de artık taahhütler değil uygulama konuşulacak
Bakan Kurum: COP31’de artık taahhütler değil uygulama konuşulacak
İçeriği Görüntüle

Vize serbestisinin hem Türkiye hem de AB açısından büyük bir önem taşıdığını vurgulayan Orav, bu alandaki görüşmelerin kendisini son derece cesaretlendirdiğini ifade etti.

Aivo Orav.1.2.

"Türkiye'nin AB'ye, AB'nin de Türkiye'ye ihtiyacı var"

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin geçmişte zorlu dönemlerden geçtiğine işaret eden Orav, gelinen noktada iki tarafın da birbirine karşılıklı olarak ihtiyaç duyduğunu söyledi. İlişkilerin geleceğine odaklanılması gerektiğini belirten Orav, AB'nin Türkiye ile işbirliğini geliştirmeye hazır olduğu mesajını verdi.

Son 6 ayda karşılıklı üst düzey temasların yoğunlaştığına dikkat çeken Orav, haziran ve temmuz aylarında iki haftalık süre zarfında AB'nin iki farklı başkanının Türkiye'yi ziyaret ettiğini hatırlattı. Aynı dönemde AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'nin iki, Avrupa Komisyonu üyelerinin ise dört ziyaret gerçekleştirdiğini belirten Orav, bu diplomatik hareketliliğin son derece dikkat çekici olduğunu ve tarafların ilişkileri ilerletmek için güçlü mekanizmalara sahip bulunduğunu kaydetti.

"Made in Europe" girişiminde müzakereler sürüyor

Toplantıda Avrupa Birliği'nin "Made in Europe" girişimine de değinen Orav, konuya ilişkin müzakerelerin henüz sonuçlanmadığını belirtti. Henüz nihai bir yasal düzenlemenin hazırlanmadığını, 27 AB üyesi ülkenin görüşmelerini sürdürdüğünü aktaran Orav, bu süreçte Türkiye'nin görüş ve değerlendirmelerinin de dikkate alındığını vurguladı. Orav, müzakereler devam ederken Türkiye'nin yaklaşımının dikkatle dinlenmesini önemli bulduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye'nin vize serbestisi için tamamlaması beklenen 6 kriter

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında 16 Aralık 2013 tarihinde başlatılan Vize Serbestisi Diyaloğu kapsamında Ankara'ya sunulan toplam 72 kriterden geriye kalan ve uzun süredir çözüm bekleyen 6 ana başlık şu unsurlardan oluşuyor:

  • Terörle Mücadele Kanunu'nun uyumlaştırılması: Terör suçlarının tanımının ve ilgili yasal mevzuatın; temel haklar, ifade ve basın özgürlüğü güvenceleri dikkate alınarak Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.

  • Kişisel verilerin korunması mevzuatı: Kişisel verilerin işlenmesi, saklanması ve paylaşılmasına dair hukuki altyapının, kolluk faaliyetlerini de kapsayacak biçimde AB standartlarına tam uyumlu kılınması.

  • Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması: Ağır suçlar ve uluslararası terörizmle mücadele kapsamında Türk makamları ile AB Polis Teşkilatı (Europol) arasında kişisel veri değişimini de içeren operasyonel bir anlaşmanın imzalanması.

  • Yolsuzlukla mücadelede GRECO tavsiyeleri: Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) Türkiye'ye yönelik tavsiye karar ve mekanizmalarının eksiksiz olarak hayata geçirilmesi.

  • Geri Kabul Anlaşması'nın tam uygulanması: Türkiye ile AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması'nın, üçüncü ülke vatandaşlarını da kapsayan hükümlerinin eksiksiz ve etkin bir şekilde uygulanması.

  • Tüm AB üyeleriyle adli iş birliği: Suç soruşturmaları, suçluların iadesi ve cezai konularda adli yardımlaşma alanlarında tüm AB üye devletleriyle tam bir işbirliği tesis edilmesi (bu kriter, diplomatik tanıma boyutları nedeniyle Kıbrıs Cumhuriyeti'ni de kapsadığı için ayrıca siyasi bir hassasiyet barındırıyor).

Kaynak: Haber Merkezi