TBB'den yapılan açıklamada, Adalet Bakanı Gürlek'in yargı süreçlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin açıklamalarına değinilerek, adalete gerçek anlamda erişim için önceliğin savunmanın güçlendirilmesi olması gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı bir söyleşide yargı süreçlerinde yapay zekâ kullanımına ilişkin değerlendirmeleri, teknolojik unsurların avukatlık mesleğinin yerine ikame edilip edilemeyeceği yönünde tartışmaları gündeme getirmiştir.
Bu tartışmanın, öncelikle hak arama hürriyetinin etkin kullanımı ve adalete erişim hakkı çerçevesinde ele alınması zorunludur. Zira mahkemeye erişim hakkı yalnızca yargı mercilerine başvuru imkânından ibaret değildir; bu hak, nitelikli hukuki yardıma ulaşmayı, sürecin etkin şekilde yürütülmesini ve verilen kararların hayata geçirilmesini de kapsamaktadır. Bu bütüncül yapının teminat altına alınması ise devletin asli yükümlülüğüdür.
Bu noktada açık bir öncelik sıralaması yapılması gerekmektedir. Devletin öncelikli görevi, yurttaşların avukata erişimini yaygınlaştırmak, savunma hizmetini güçlendirmek ve adalete erişimi fiilen mümkün kılan yapısal mekanizmaları kurmaktır. Nitekim Yargı Reformu Strateji Belgesi’nde yer alan, önleyici hukuk anlayışı çerçevesinde bazı iş ve işlemlerin avukatla yapılması ve belirli davalarda avukatla temsilin zorunlu kılınmasına yönelik taahhütler de bu yaklaşımın bir yansımasıdır.
Bugün hukuk sistemimizde adalete erişimi sınırlayan sorunlar hâlâ yapısal niteliktedir: Yüksek yargı harçları, yargılamaların uzunluğu ve kararların öngörülebilirlikten uzaklaşması bu alanın başlıca engelleridir. Bu nedenle devlet, özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı yurttaşlar bakımından avukata erişimi sağlayan adli yardım sistemini güçlendirmeli; tüm yurttaşlar için kamu destekli hukuk sigortası gibi kalıcı çözümleri hayata geçirmelidir. Yargı harçları adalete erişimin önünde bir bariyer olmaktan çıkarılmalı, adli müzaheret sistemi etkinleştirilmeli ve nitelikli hukuk eğitimi, sistemin sürdürülebilirliği açısından yeniden yapılandırılmalıdır.
"Avukatlar, yapay zekâ dahil olmak üzere teknolojik gelişmelerden elbette yararlanacaktır"
Unutulmamalıdır ki, yargının kurucu unsurlarından biri olan savunma makamı, yalnızca bir meslek alanı değil, adil yargılanma hakkının güvencesidir. Avukatlar, yapay zekâ dâhil olmak üzere teknolojik gelişmelerden elbette yararlanacaktır; ancak bu araçlar, insan hakları güvencelerinin yerine geçecek değil, onları destekleyecek şekilde kullanılmalıdır. Bu süreçte kişisel verilerin korunması, sır saklama yükümlülüğü ve mesleki bağımsızlık ilkeleri titizlikle korunmalıdır.
Sonuç olarak adalete erişimin gerçek anlamda sağlanmadığı, savunmanın güçlendirilmediği bir sistemde teknolojik çözümler, yapısal sorunların üzerini örten geçici araçlara dönüşme riski taşımaktadır. Kalıcı çözüm; güçlü bir hukuk devleti iradesiyle, savunmayı güçlendiren, yurttaşın avukata erişimini güvence altına alan ve yargı bağımsızlığını tartışmasız biçimde tesis eden politikaların hayata geçirilmesidir. Hukukun üstünlüğü, ancak bu zeminde gerçek anlamını bulacaktır."




