Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde en az bin kişinin hayatını kaybettiği yapılara ilişkin 14 deprem dosyası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne ulaştı.

İsias Otel, Palmiye Sitesi ve Bilge Sitesi gibi davalarda gözler Yargıtay'ın vereceği kararlara çevrildi.

Depremde yakınlarını kaybedenler, "Biz 3,5 yıldır uyku uyumuyor, nefes alamıyoruz. Bize nefes aldırabilecek tek şey, gerçek ve vicdana uygun bir adalettir" dedi.

En az 53 bin vatandaşın hayatını kaybettiği, 100 binden fazla vatandaşın yaralandığı Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 3 yıl 6 ay geçti.

Deprem davalarının bir kısmı, ilk derece ve istinaf incelemelerinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesiyle Yargıtay 12. Ceza Dairesi'ne ulaştı.

En az bin kişinin yaşamını yitirdiği yapılara ilişkin Yargıtay'ın ilgili ceza dairesine ulaşan 14 deprem dosyası derlendi. 12 dosyada inceleme işlemleri sürerken, 2 dosya incelenmek üzere tetkik hakimine gönderildi.

Dev marketin satışına şartlı onay: Onlarca market kapatılacak
Dev marketin satışına şartlı onay: Onlarca market kapatılacak
İçeriği Görüntüle

İSİAS OTEL:

Adıyaman'daki Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu, aralarında KKTC'li öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişinin yaşamını yitirdiği davada, yerel mahkeme otel sahipleri, mimar ve mühendisler dahil 6 sanığı, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan, "iyi hal indirimi" uygulayarak 8 yıl 4 ay ile 18 yıl 5 ay 17 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırdı. Mahkeme, 5 sanığın beraatine karar verdi. İstinafın kararı hukuka uygun bulmasının ardından temyiz üzerine dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Başsavcılık tebliğnamesinde, "sanıkların sonucu kabullendiklerine ya da arzuladıklarına ilişkin delil bulunmadığı, 'olası kast' koşullarının oluşmadığı" görüşüne yer verilerek, 4 sanık yönünden hükmün onanması, 2 sanık yönünden kararın bozulması istendi.

PALMİYE SİTESİ:

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Palmiye Sitesi'nin üç bloku yıkılarak 152 kişiye mezar oldu. Yerel mahkeme, "Zerre-i miskal kadar pişmanlığım yoktur" diyen müteahhit Ali Babaoğlu'na 21 yıl 9 ay, diğer müteahhit Hacı Mehmet Ersoy'a da 18 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Ersoy da 1 yılı aşkın süredir yakalanamadı. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin sanıklara verdiği hapis cezalarını hukuka uygun bulurken, "depremde yaşamını yitirenlerin istinaf başvurucusu gibi yazılması" tepkiyle karşılandı. Bu kararın da temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, tebliğnamesinde iki sanığa verilen hapis cezalarının onanmasını talep etti.

BİLGE SİTESİ:

Osmaniye'deki Bilge Sitesi'nin yıkılması sonucu 105 kişi yaşamını yitirdi. Yerel mahkeme, MHP'li eski Osmaniye Belediye Başkanı Kadir Kara, bir belediye çalışanı ve 2 fenni mesulü, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 21'er yıl hapis cezasına mahkum etti. İki gün tutuklu kalan kamu görevlileri tahliye edildi. İstinafın cezaları hukuka uygun bulmasının ardından dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na geldi. Başsavcılık, Kadir Kara ile bir belediye çalışanına verilen 21'er yıl hapis cezasının bozularak beraat kararı verilmesini, diğer iki sanık hakkındaki hükümlerin de bozulmasını istedi.

PAMUKKALE SİTESİ:

Gaziantep'in Şehitkamil ilçesindeki Pamukkale Sitesi'nin yıkılması sonucu 25 kişi hayatını kaybetti. Yerel mahkeme, müteahhitler Sadık Doğan ve Yusuf Alageyik ile teknik uygulama sorumlusu Atilla Gökçek'i 16 yıl 3'er ay hapis cezasına çarptırdı. İstinaf mahkemesinin kararı hukuka uygun bulmasının ardından dosya temyiz edildi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 sanığa verilen cezaların onanmasını talep etti.

TARTICI APARTMANI:

Hatay'ın Antakya ilçesindeki Tartıcı Apartmanı'nın yıkılması sonucu en az 71 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişinin cenazesine ulaşılamadı. Yerel mahkeme, müteahhit Mehmet Tartıcı ile statik proje müellifi Cihat Mazmanoğlu'nu "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 17 yıl 6'şar ay hapis cezasına hükmetti. İstinafın hukuka uygun bulduğu kararın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da cezaların onanmasını istedi.

EBRAR SİTESİ B BLOK VE HACI ÖMER APARTMANI:

Kahramanmaraş'ta 114 kişiye mezar olan Ebrar Sitesi B Blok davasında, Ebrar Sitesi'nin kurucusu Tevfik Tepebaşı ile Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Öz'e, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 18 yıl 8'er ay hapis cezası verildi. 70 kişinin yaşamını yitirdiği Hacı Ömer Apartmanı davasında da sanıklar Tevfik Tepebaşı ile Atilla Öz aynı suçtan 14 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezasına çarptırıldı. Her iki davada da istinaf, yerel mahkeme kararlarını hukuka uygun bulurken, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı sanıklara verilen cezaların onanmasını talep etti.

2 dosya tetkik hakime gönderildi

Gaziantep'in Nurdağı ilçesinde 38 kişinin hayatını kaybettiği Emek Apartmanı dosyası, Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nce inceleme aşamasında, Nurdağı'nda 67 kişinin yaşamını yitirdiği Yunus Kaya Apartmanı ile Kahramanmaraş'ta 49 kişinin hayatını kaybettiği Melike Apartmanı dosyası da incelenmek üzere tetkik hakimine gönderildi.

4 dosyada noksanlıkların giderilmesi bekleniyor

Diyarbakır'da 89 kişiye mezar olan Galeria Sitesi, Kahramanmaraş'ta 96 kişinin hayatını kaybettiği Ebrar Sitesi Güvenç Apartmanı, Adıyaman'da 36 kişinin yaşamını yitirdiği Kanarya Apartmanı ile Gaziantep'te 21 kişinin hayatını kaybettiği Gölgeler Apartmanı dosyaları da noksanlıkların giderilmesi (noksan ikmali) için ilgili yerlere gönderildiğinden, ilgili daire tarafından henüz karara bağlanamadı.

"Bize nefes aldırabilecek tek şey, gerçek ve vicdana uygun bir adalettir"

Palmiye Sitesi'nde anne, baba ve tek kardeşini kaybeden İrem Türkmener Karslı, "Umuyoruz gerçek bir inceleme olur. Baştan savma kararlar görmekten çok yorulduk. Ali Babaoğlu ve Hacı Mehmet Ersoy gibi emsali az bulunan sanıkların emsal bir ceza almasını umuyoruz. Her aşaması kusurlarla dolu bir sitede yaşamını yitiren 152 kişi için Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi ve istinaf mahkemesinin öngördüğü ceza akla ve mantığa aykırıdır. Her bir can için yatacakları gün sayısı oldukça az ve üzücüdür. Biz 3,5 yıldır uyku uyumuyor, nefes alamıyoruz. Bize nefes aldırabilecek tek şey, gerçek ve vicdana uygun bir adalettir. Umuyorum Yargıtay 12. Ceza Dairesi artık adaleti sağlar. Firari olan Hacı Mehmet Ersoy'un da bir an önce yakalanarak adaletin verdiği karara uyması sağlanır" diye konuştu.

"Gerçek adalet istiyoruz"

İsias Otel'de kızını kaybeden ve Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya da şu ifadeleri kullandı:

"Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nden beklentimiz yalnızca hukukun gereğini yerine getirmesidir. Biz çocuklarımızı, dosyada ortaya çıkan delillere ve raporlara göre yıkılması gerekirken yıkılmayan, bunun yerine encümen kararıyla yalnızca para cezası uygulanan ve usulsüzlüklerle iskan belgesi verilerek faaliyetine devam ettirilen katil bir otelde kaybettik. Bu dosyadaki delillerin hiçbirinin göz ardı edilmeyeceğine inanmak istiyoruz. Beklentimiz, tüm sorumluların eylemlerinin dosyadaki deliller ışığında eksiksiz değerlendirilmesi ve 'olası kast' hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğine inandığımız bu olayda adaletin tam anlamıyla tecelli etmesidir. Verilecek karar, sadece Şampiyon Meleklerimiz ve kaybettiğimiz tüm canlarımız için değil, bundan sonra benzer acıların bir daha yaşanmaması açısından da emsal olacaktır. Biz intikam istemiyoruz; gerçek adalet istiyoruz. Çünkü adalet, sadece evlatlarımıza olan borcumuz değil, gelecekte yaşayacak tüm çocuklara karşı da sorumluluğumuzdur."

"Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz"

Bilge Sitesi'nde yakınlarını kaybedenler de şöyle konuştu:

"Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi, olaya ve bilirkişi raporuyla tespit edilen hususlara ilişkin hiçbir değerlendirme içermediği gibi, belediyenin denetim ve ruhsat sorumluluğunu yok sayıp binadaki yıkımı ve 105 canımızın ölümünü klima takan, cam balkon yaptıran mağdur ailelere yükleyen skandal bir mantığa dayanmaktadır. Görevi, mevzuata ve deprem yönetmeliğine uygunluğu denetlemek olan imar müdürlüğü yetkililerini 'şekli sorumlu' sayıp aklamaya çalışan bu anlayışı kabul etmiyoruz. Yargıtay'ın, tamamen mevzuata aykırı şekilde hazırlanan ve olası her senaryoda göçme durumundaki bu binayı projelendiren, imal eden ve projeye onay veren tüm sorumlular hakkında hak ettikleri cezayı vermesini bekliyoruz. Adalet tecelli edene ve gerçek sorumlular cezasını çekene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz."

Kaynak: Haber Merkezi